T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1819 KARAR NO: 2026/557 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 12/06/2025 NUMARASI: 2024/761 Esas - 2025/486 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan m…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2025/1819 KARAR NO: 2026/557 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 12/06/2025 NUMARASI: 2024/761 Esas - 2025/486 Karar DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/02/2012 tarihinde davacının resmi olarak boşandığı ancak imam nikahıyla birlikte yaşadığı eşi ... idaresindeki ...plakalı araç ile ...plakalı aracın çarpışması sonucu ...'ün vefat ettiğini, ... plakalı aracın kaza tarihindeki ZMMS sigortasının davalı tarafından yapıldığını, kaza tarihinde ZMSS poliçe limitinin 225.000,00TL olduğunu, davalıya karşı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1071 Esas ve 2014/555 Karar sayılı dosyasında verilen kararın Yargıtay tarafından bozulması üzerine aynı mahkemenin 2018/1230 Esas sırasına kaydedildiğini, bu dosyada davacının 234.813,54 TL destekten yoksun kaldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini ancak 2014 yılında 109.563,65 TL talep artırım talebinde bulunduklarını, poliçe teminatı olan 225.000,00 TL ile artırılan bedel arasındaki fark olan 115.049,84 TL'nin kendilerine ödenmesi gerektiğini belirterek 115.049,84 TL ek destekten yoksun kalma tazminatının İzmir Kapatılan 12.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/18 sayılı davasının açıldığı 11.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan müşterek ve müteselsilen prensibine göre zararın tamamının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davada ispat külfetinin davacıda olduğunu, dava dilekçesinde davacının müteveffa ile boşandığının ifade edildiğini, davacının müteveffa ile aynı evde yaşadığının ve müteveffanın davacıya destek olduğunun ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin belirlenecek gerçek zarardan sigortalısının trafik kazasındaki kusuru oranına isabet eden oranda ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumlu olacağını, müterafik kusur oranının tespit edilmesi ve bu oranda davacının talep ettiği tazminattan indirim yapılması, gelir durumunun kesin delillerle ispatlanması, davacının ...'dan herhangi bir rücuya tabi tazminat/yardım alıp almadığının tespiti gerektiğini, müvekkili tarafından teminat altına alınmış olmayan manevi tazminattan sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, temerrütü söz konusu olmayan müvekkili aleyhine ancak dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, kazaya karışan araçlar özel otomobil olduğundan müvekkilinin avans faizi ödemekle yükümlü olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile toplam 115.049.84 TL maddi tazminatın (bakiye-DYK) 11/01/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalı ... şirketinin, ...plakalı aracın kaza tarihi olan 29/02/2012 günü itibarıyla ZMMS trafik sigorta poliçesi limiti olan 225.00,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması kaydıyla davalıdan alınarak, davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı yan müteveffa ile boşanmış olup tazminat talep edemeyeceğini, bu kapsamda davacının müteveffa ile aynı evde yaşadığını ve müteveffanın davacıya "destek" olduğu hususunun ispatlanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin ZMMS'den sorumluluğu sigortalının kusuru oranında olduğunu, bilirkişi raporunda yapılan kusur dağılımını kabul etmemiz mümkün olmadığını, müvekkil şirket sigortalısına atfedilen kusur oranı kabul edilemeyeceğini, müvekkil şirket tarafından ödenen tutar hatalı mahsup edildiğini, bilirkişi raporunda kullanılan hesap türü hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece ilk verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 19/09/2024 tarih, 2022/41 Esas ve 2024/1480 Karar sayılı kararı ile " ...Dosya kapsamı ve davalı vekilinin beyanına göre İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1230 Esas sayılı dosyasında hükmedilen 109.563,65 TL tazminatın ödendiği anlaşılmaktadır. Davalının davadan önce, davacıya yaptığı tazminat ödemesinin, ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı 17/05/2021 bilirkişi rapor tarihi arasında işleyen yasal faiz hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, kaza tarihinde ki poliçe limiti olan 225.000,00 TL'den düşülerek kalan miktar varsa bu miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemiz ilk kararında da açıklandığı üzere; davacı ile müteveffa ...'ün boşandıkları nüfus kayıtlarından anlaşılmaktadır. Eldeki dava ek dava olarak açılmış olup aynı taraflar arasında görülen asıl davada "Kazada vefat eden ... ile davacı ...'ün 4 müşterek çocukları bulunduğu ancak 2001 yılında boşandıkları, boşanmış olmalarına rağmen karı koca gibi imam nikahıyla birlikte yaşamaya devam ettikleri, boşanmanın kağıt üzerinde kaldığı dinlenen tanıkların beyanları ile anlaşılmış olmakla davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep edebileceği " yönündeki kabulün bozma dışında bırakıldığı ve müteveffanın boşandığı eşine destek olduğu kabul edilerek lehine destekten yoksun kalma tazminatına hükmedildiğinden eldeki ek dava bakımından da kuvvetli delil niteliğindeki asıl dava nedeniyle davalı vekilinin müteveffanın davacının desteği olmadığına; yine kesinleşen asıl davada kusur raporu alınmış olup kusur oranları kesinleştiğinden kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. İlk Derece Mahkemesince alınan 19/03/2025 tarihli ek raporda yapılan hesaplamaya göre davacı için 365.017,07 TL tazminat hesaplandığı, davalı ... şirketinin davadan önce 06/07/2020 tarihinde 109.563,65 TL ödemede bulunduğu, bu miktara ek rapor tarihine kadar 8.509,94 TL yasal faiz işlediği, kaza tarihindeki poliçe limitinin 225.000,00 TL olduğu, limiti aşan tazminat hesaplandığından yapılan ödemenin toplam zarardan düşülmesi ile dahi limiti aşan tazminat bulunduğu (365.017,07-109.563,65 TL-8.509,94 TL = 246.943.48 TL) anlaşılmıştır. Davalı ... şirketi tarafından davacıya, davadan önce 06/07/2020 tarihinde ödeme yapıldığı tarafların kabulünde olup eldeki dava bakiye tazminat talebi ile açılmıştır. Davalı ... şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş karşılığıyla hesaplanan tazminattan düşülmesi halinde dahi kalan tazminat miktarı poliçe limitinin üzerinde olup davalı tarafından yapılan ödemenin güncellenmemiş haliyle poliçe limitinden düşülerek kalan bedele hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2025/7044 E. - 2025/13036 K. sayılı kararı). Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harcın tamamı alındığından harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/03/2026