4. Hukuk Dairesi 2025/15099 E. , 2026/1195 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/191 E., 2018/246 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesind…
4. Hukuk Dairesi 2025/15099 E. , 2026/1195 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/191 E., 2018/246 K. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının, ... 172. Zırhlı Tugay Ds. Komutanlığı emrinde görevli iken tayininin çıktığını, devretmesi gerekli olan 315 kalem malı devretmediğini, Kara Kuvvetleri Komutanlığı 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi’nin 2013/505 esas sayılı dosyası ile yargılandığını ve Hazine zararının saklı tutulmasına karar verildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 17.302,32 TL'nin zararın doğuş tarihi olan 13.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kara Kuvvetleri Komutanlığı ..... Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince isnat edilen suçun unsurlarının oluşmadığına karar verildiğini, her ne kadar Hazine zararının saklı tutulmasına karar verilmiş ise de, bu zararın oluşumunda herhangi bir hukuki ve fiili bağlantı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi 11.11.2015 tarihli 2014/480 Esas, 2015/722 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile 17.302.32 TL'nin zararın doğduğu tarih olan 13.10.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin 11.11.2015 tarihli 2014/480 Esas, 2015/722 Karar sayılı kararı süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24.01.2018 tarihli ve 2016/2777 Esas, 2018/382 Karar sayılı ilamıyla dava konusu olayda; Kara Kuvvetleri Komutanlığı .... Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesince davalı hakkında, ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunun unsurları oluşmadığından beraatine ve meydana gelen Hazine zararın saklı tutulmasına karar verildiği, eldeki dava dosyası kapsamı ve askeri mahkeme dosyasındaki delillere göre, meydana gelen zarar ile davalının eylemi veya eylemsizliği arasında uygun illiyet bağlantısı bulunamadığı, bu nedenle, davanın tümden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının tayini çıkması sebebiyle kamu kurumuna ait olan 315 kalem malı devretmeyerek müvekkili İdareyi kamu zararına uğrattığını, Kara Kuvvetleri Komutanlığı .... Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi tarafından 2013/505 esas sayılı dava dosyası ile yapılan yargılama sonucunda davalı her ne kadar beraat etmiş olsa da Hazine zararının saklı tutulmasına karar verildiğini, kamu zararının oluştuğunun açık olduğunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesinin delil yetersizliğine dayanan beraat kararının, kusurun takdiri ve zararın miktarının tayini hususundaki kararın hukuk hakimini bağlamayacağını belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık kurum zararı nedeniyle alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.