Başvurucu, yargılandığı dava kapsamında 6 yılı aşan bir süre tutuklu bulunması, tutukluluğun devamına ilişkin kararların gerekçelerinin standart ve klişe nitelikte olması, makul sürede yargılama yapılmaması ve verilen ceza miktarı gerekçe gösterilerek tutukluluk halinin devamına karar verilmesi nedeniyle Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, 36. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ve 38. maddesinde düzenlenen masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri
Başvurucu, yargılandığı dava kapsamında 6 yılı aşan bir süre tutuklu bulunması, tutukluluğun devamına ilişkin kararların gerekçelerinin standart ve klişe nitelikte olması, makul sürede yargılama yapılmaması ve verilen ceza miktarı gerekçe gösterilerek tutukluluk halinin devamına karar verilmesi nedeniyle Anayasa’nın maddesinde düzenlenen kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ve maddesinde düzenlenen masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş, tahliyesinin sağlanması ve manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 17/2/2014 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde belirlenen eksiklikler tamamlatılmış ve Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 30/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 19/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Adalet Bakanlığı tarafından dosyaya ilişkin görüş sunulmayacağı belirtilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında 6/11/2007 tarihinde gözaltına alınmış, 10/11/2007 tarihinde ise Kadıköy Sulh Ceza Mahkemesince 2007/482 Sorgu sayılı kararıyla “yağma” suçundan tutuklanmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 11/8/2008 tarih E.2008/677 sayılı iddianame ile başvurucu ve diğer şüpheliler hakkında "suç işlemek için örgüt kurma, kurulan örgüte üye olma, yağma, sahtecilik, hırsızlık ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet etmek" suçlarından kamu davası açılmıştır. Başvurucu, yargılamayı yapan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 18/12/2012 tarihli tutukluluğun devamı kararına 20/12/2012 tarihli dilekçe ile itiraz etmiştir. Bu arada başvurucunun tutukluluğun devamına ilişkin yaptığı itiraz sonuçlanmadan davanın görüldüğü İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 8/1/2013 tarih ve E.2008/230, K.2013/4 sayılı kararla başvurucunun suç işlemek için kurulan örgüte üye olma, hırsızlık, yağma, sahtecilik ve ruhsatsız silah bulundurma suçlarından toplam 142 yıl 9 ay 15 gün hapis ve 375,00 TL Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına hükmetmiştir. Bu karar, başvurucunun yüzüne karşı tefhim edilmiştir. Bilahare İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 28/1/2013 tarih, E.2008/230 sayılı karar ile başvurucunun tutukluluğun devamı kararına yapmış olduğu itirazın reddine, dosyanın itirazı incelemeye yetkili merci olan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar vermiştir. İtirazı inceleyen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 11/2/2013 tarih, 2013/68 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir; “Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, 6136 sayılı yasaya muhalefet, resmi belgede sahtecilik, yağma suçundan sanıklar Cafer KARATAŞ ve … hakkındaki İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/230 esas sayılı dava dosyası üzerinden verilen tutukluluk halinin devamı kararının usûl ve yasaya uygun bulunduğu, kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, dosya kapsamında sanıklara atılı suçu işledikleri konusunda mağdur beyanları, tespit tutanakları, raporlar dikkate alındığında kuvvetli suç şüphesini gösteren olguların bulunması ve sanıklara verilen ceza miktarı dikkate alınarak sanıklar Cafer KARATAŞ ve ….'in dilekçelerinde belirtmiş oldukları itiraz taleplerinin ve tahliye taleplerinin REDDİNE”. Bu karar 20/2/2013 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 17/2/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Dava temyiz aşamasında derdesttir.B. İlgili Hukuk 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddenin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” 5237 sayılı Kanun’un maddenin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“(2) Suçun; …b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak suretiyle ya da özel beceriyle,….d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak veya kilitlenmesini engellemek suretiyle, ….İşlenmesi hâlinde, beş yıldan on yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. …” 5237 sayılı Kanun’un maddenin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Yağma suçunun; a) Silâhla, b) Kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, c) Birden fazla kişi tarafından birlikte,….g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla, ….İşlenmesi hâlinde, fail hakkında on yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.” 5237 sayılı Kanun’un maddenin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” 5237 sayılı Kanun’un maddenin (2) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:“(2) Suç işlemek amacıyla kurulmuş olan örgüte üye olanlar, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Örgütün silâhlı olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.” 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkındaki Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşli silahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlar veya bulunduranlar hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve otuz günden yüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur.” 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; … (Ek bent: 06/12/2006 - 5560 S.K.md) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149), … Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, Madde 220)…”