1. Ceza Dairesi 2023/805 E. , 2023/2910 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/7455 Esas, 2022/10034 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KD-2022/64777 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 ... maddesinin birinci fıkrasın…
**1. Ceza Dairesi 2023/805 E. , 2023/2910 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/7455 Esas, 2022/10034 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.01.2023 tarihli ve KD-2022/64777 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 ... maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 ... maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında yer alan tasarlama hükümlerinin uygulanmaması gerektiğinden bahisle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması ilâmının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin temyiz isteminin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.04.2022 tarihli ve 2022/154 Esas, 2022/456 Karar sayılı kararının bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanık ... ile katılan ...'nin aralarında duygusal ilişki bulunduğu ancak olay tarihinden 4 ay önce ayrıldıkları, sanığın bu durumu kabullenemeyerek katılana mesaj atmaya ve görüşme talebinde bulunmaya devam ettiği, tehditlerde bulunduğu, olay günü de katılan ile görüşme talebinde bulunduğu, katılanın kabul etmemesi nedeniyle, önceden temin ettiği silah ile katılanın iş çıkış saatinde alkollü bir şekilde olay yerine gittiği, aralarında herhangi bir diyalog geçmeden birden çok kez ateş ettiği, sanığın ayrılmış olmalarına rağmen bu durumu kabullenemeyerek önceden aldığı öldürme kararı neticesinde temin ettiği silah ile katılanın iş yerine giderek ateş ettiği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğu ile REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 ... maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2022/7455 Esas, 2022/10034 sayılı temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi. K A R Ş I O Y İlk Derece Mahkemesinin kabul ve uygulamasına göre; Sanık ... ile katılan ...'in bir dönem aralarında duygusal arkadaşlık bulunduğu ancak suç tarihinden yaklaşık iki ay önce ayrılmış olmalarına rağmen sanığın bu durumu kabullenemeyerek katılanı öldürmeye karar verdiği, sanığın vermiş olduğu kararı icra etmek için 21.03.2020 günü silah satın aldığı, akabinde katılanın çalıştığı Küçükköy Gaziosmanpaşa/İstanbul adresindeki ... isimli iş yerinin bulunduğu yere akşam vakti giderek katılanın işten çıkmasını beklediği, katılanın iş yerinden çıkarak yürümeye başladığı, sanığın silahı ile koşarak katılanın yanına geldiği ve hiçbir şey söylemeden doğrudan katılanı hedef alarak birden fazla ateş edip olay yerinden kaçtığı, katılanın batın, sırt ve göğüs arka kısmına isabet eden 4 mermi nedeniyle hayatî tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, sanığın eyleminin ani gelişen bir olay olmadığı, sanığın yaklaşık iki ay önce ayrılmış olmalarına rağmen durumu kabullenemeyerek katılanı öldürmeye karar verdiği, suç tarihinden önce silah satın aldığı, katılanın iş yerinin yakınına giderek onu beklemeye başladığı, iş yerinden çıkan katılanın yanına koşarak aralarında diyalog geçmeden doğrudan katılanın hayatî bölgelerini hedef alıp birden fazla kez ateş edip isabet kaydettiği, ancak katılanın ölmediği, sanığın olay yerinden kaçtığı, sanığın sabit olan eyleminde tasarlamanın unsurlarının mevcut olduğundan tasarlayarak öldürmeye teşebbüs suçundan TCK'nin 82/1-a, 35, 53. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından esastan reddine karar verilmiştir. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 15.12.022 tarihli 2022/7455 Esas, 2022/10034 Karar sayılı kararı ile bölge adliye mahkemesi kararının oy çokluğu ile onanmasına karar verildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.01.2023 tarihli tebliğnamesiyle ile Dairemizin onama kararına suç vasfı nedeniyle itiraz edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar yerel mahkemece sanığın yaklaşık 2 ay önce ayrılmış olmalarına rağmen durumu kabullenemeyerek katılanı öldürmeye karar verdiği, düşünüp planladığı suçu işlemeden önce makul bir süre geçmesine ve ulaştığı ruhi sukute rağmen bu kararından vazgeçmeyip sebat ve ısrarla fiilini icraya başladığı, planladığı fiili belirlenmiş bir kurgu icra ettiği kabul edilmiş ise de mahkemece sanığın öldürme kararını ne zaman verdiğine dair bir tespitte bulunulmadığı, sanığın suçta kullandığı silahı olay günü satın aldığının kabul edildiği, katılanın beyanlarında sanığın olay gününden önce kendisini öldüreceği yönünde herhangi bir söz veya tehdidinden bahsetmediği ancak sanığın tekrar bir araya gelmek için aradığı internetten mesaj gönderdiği ancak kendsinin bunu kabul etmeyip sanığın mesajlarını ve aramalarını engellediği olay gününde de buluşmak için kendisini Gazi Kent Ormanına çağırdığı mesajına cevap vermediğini buluşmaya gitmediğini beyan ettiği, sanığın savunmalarında olay günü katılanı arayıp onu sevdiğini buluşmak istediğini söylediğini ancak katılanın kabul etmediğini bunun üzerine daha önceden tanıdığı bir şahıstan silah aldığını daha sonra alkol alıp katılanın iş çıkış saatini bildiğinden iş yerinin karşısına gittiğini beyan ettiği, bu kapsamda olay gününden önce sanığın katılanı öldürmeye karar verdiğinin ve bu yönde bir hazırlık yaptığının kesin olarak tespit edilemediği, bu konudaki şüphenin sanık aleyhine yorumlanamayacağı, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, "Tasarlama" halinin kabulü için öldürme kararının şarta bağlı olmadan alınması, ruhsal dinginliğe ulaşıldığını kabule elverişli makul bir süre geçmesine karşın eylem kararlılığından dönülmemesi ve belli bir hazırlık yapılarak sebat ve ısrarla bir plan dahilinde öldürme fiilinin gerçekleştirilmesi gerekmekte olup, somut olayda sanığın olay tarihinden makul bir süre önce katılanı öldürmeye karar verip plan ve hazırlık yaptığı yönünde dosyada yeterli, somut ve kesin bir delil bulunmadığı, bu konudaki şüphenin sanık aleyhine yorumlanamayacağı sanığın suçu tasarlayarak işlediğinin kabulü mümkün görülmediğinden, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 5237 sayılı TCK'nin 81/1, 35/2. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini yasaya aykırı olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan Dairemiz sayın çoğunluğunun Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine yönelik kararına katılmıyorum.