12. Ceza Dairesi 2020/10228 E. , 2024/7117 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/184 E., 2015/301 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkeme…
**12. Ceza Dairesi 2020/10228 E. , 2024/7117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/184 E., 2015/301 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 51, 51/3, 53, 63, 53/6. Maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 8 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın zarar gidermeye yönelik çabasının olmadığına, iyi niyet pişmanlık duygularından söz edilemeyeceğine, en alt sınırdan ceza verilmesine, tarafına vekalet ücreti verilmemesine, eksik inceleme yapıldığına ilişkindir. Sanığın temyiz sebepleri; yolun karanlık ölenin koyu renk giyimli olduğuna, önüne aniden çıktığına, kastı olmadığına, pişman olduğuna, bizzat hastaneye götürüp ilgilendiğine, 71 yaşında emekli öğretmen olduğuna bu hususların lehine değerlendirilmesini istediğine, hagb uygulanmasını istediğine, re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21/02/2013 günü gece saat 17.30 sıralarında hava açık aydınlatmasız meskun mahal dışında, sanık sürücünün sevk ve idaresindeki otomobil ile Van Erciş bölünmüş tehlikeli virajlı karayolunun sağ şeridinde seyir halindeyken Ovapınar Köyü girişinde yaya olarak yürüyen koyu renk giyimli ...'a aracının sağ ön far ve tampon kısımlarıyla çarptığı, mağdurun ağır yaralı olarak sanık ve çevreden gelenler ile birlikte hastaneye götürüldüğü esnada trafik kazası nedeniyle kafa travmasına bağlı olarak gelişen kalp ve solunum durması sonucu öldüğü, sanığın kullandığı aracın ve mağdurun kaza yerinden ayrılması nedeni ile kaza tespit tutanağında kusur tayininin yapılamadığı, ilk çarpışma noktasının yerinin belirlenemediği, hazırlık trafik bilirkişi raporunda sanığın tali kusurlu, mahkemece alınan trafik bilirkişi raporunda ölenin asli, sanığın tali kusurlu olduğunun belirlendiği, İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin raporunda ise kazanın sanığın ifadesindeki şekilde yolun sağ tarafından karşıya geçmek üzere 2-3 kişinin aniden yola atlaması nedeniyle gerçekleşmesi halinde sanığın kusursuz olduğu, ancak tanık Faruk'un beyanında belirttiği şekilde kendisi ile aynı istikamete yürüyen yayaya çarptığının kabul edilmesi halinde sanığın asli kusurlu olduğu, mahkemece raporlardaki çelişkilerin giderilmesi için alınan İTÜ Trafik Kürsüsünde görevli öğretim üyelerinin düzenlediği ve hükme esas alınan raporda ise; ölenin sağ şerit içinde otomobilin gittiği yöne yürüdüğü sırada otomobilin çarpmasına maruz kaldığı şeklinde gerçekleştiği, ölenin taşıt yolu içinde koyu renk kıyafetler ile yürüdüğü olayda asli kusurlu , sanığın ise tali kusurlu olduğu tespit edilmiş olup mahkemece bu şekilde kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1, 62, 51. Maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulanma olanağı bulunmadığı gözetilmeden, taksirle öldürme suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi, 2-Kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle :Muradiye Asliye Ceza Mahkemesininkararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının TCK'nın 53. maddesinin uygulandığı "10" nolu fıkrasının hükümden çıkarılması, hükme "Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar lehine 1500 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.