3. Hukuk Dairesi 2021/1139 E. , 2021/11528 K. "" MAHKEMESİ : RİZE 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen uyarlama davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 16/11/2021 tarihinde davacı vekilleri Av…
**3. Hukuk Dairesi 2021/1139 E. , 2021/11528 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : RİZE 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen uyarlama davasının reddine dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 16/11/2021 tarihinde davacı vekilleri Av. ... ile Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; imzaladığı kira sözleşmesi ile davalılara ait iş yerini AVM olarak kullanmak üzere kiraladığını, kira süresinin 5+5 yıl olmak üzere toplam on yıl olacak şekilde belirlendiğini, sözleşmeyle beş yılın bitiminde kira bedelinin yıllık 120.000 USD karşılığı Türk Lirası şeklinde kararlaştırıldığını, ancak dolar kurunda yaşanan öngörülemez nitelikteki aşırı artış nedeniyle sözleşme şartlarının katlanılamayacak hale geldiğini, bu durum nedeniyle sözleşmeye bağlı kalmasının beklenmesinin hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, TBK'nın 344 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkemece uygun kira bedelinin belirlenmesi zarureti doğduğunu, öte yandan Türk Parasının Kıymetinin Korunması Hakkındaki Kanun uyarınca çıkartılan Cumhurbaşkanlığı Kararı uyarınca dövizle yapılan sözleşme bedellerinin Türk Lirasına çevrilmesi zorunluluğunun bulunduğunu ileri sürerek; taraflar arasındaki kira sözleşmesinde belirlenen kira bedelinin uyarlanarak yeni kira bedelinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...; kira sözleşmesi uyarınca kira bedelinin belirli olması nedeniyle mahkemece tespiti gereken bir bedeli bulunmadığını, asıl olanın sözleşmeye bağlılık olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...; kira sözleşmesi uyarınca kira bedelinin halihazırda belirli olduğunu, bu durumda kira bedeli tespitinin istenemeyeceğini, ülkede ekonomik kriz, devalüasyon ya da pahalılık yaşanmasının sorumlusunun da kendileri olmadığını, kaldı ki kira bedelinin dava sonrasında yatırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.