18. Ceza Dairesi 2015/8428 E. , 2015/10970 K. "" Tebliğname No : 4 - 2013/339906 MAHKEMESİ : Hatay(Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 10/09/2013 NUMARASI : 2013/309 (E) ve 2013/595 (K) SUÇ : Hakaret Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve ger…
**18. Ceza Dairesi 2015/8428 E. , 2015/10970 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 4 - 2013/339906 MAHKEMESİ : Hatay(Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesi TARİHİ : 10/09/2013 NUMARASI : 2013/309 (E) ve 2013/595 (K) SUÇ : Hakaret Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; Ceza Genel Kurulu’nun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin şeref, haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. İnceleme konusu somut olayda; sanığın, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu'na hitaben yazdığı 13.03.2013 tarihli dilekçesinde "bilirkişilerin aynı baronun avukatı olduğu, görevlerini suistimal ettikleri, mahkeme hakiminin bu hususu bildiği halde dikkate almayarak bilirkişilerin taraflı davranışlarına ortak ve destek olduğu, hakimin bu kararla davacı yararına ve hızlı şekilde dosyanın sonuçlanması için işlem yaptığı, görev hudutlarını zorladığı ve aştığı, davacı avukatı koruduğu, tarafsızlığını izah ederken taraflı olduğunu ifade ettiği, dosyada yaptığı işlemlerle TCK anlamında suç işlediği, taraflı olduğu, görevini ihmal ettiği" ifadelerine yer verilmiş olması nedeniyle, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanık, yazdığı dilekçenin HSYK'ya hitaben yazıldığını, bir suretini Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunduğunu, dilekçenin Anayasal hakkı kapsamında düzenlendiğini, dilekçesindeki “koruyor” ibaresindeki kastının tarafsızlıktan duyduğu şüpheye ilişkin olduğunu hâkime hakaret kastının olmadığını savunmuştur.