4. Hukuk Dairesi 2009/13133 E. , 2010/10192 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı Maliye Hazinesi aleyhine 01/09/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi…
**4. Hukuk Dairesi 2009/13133 E. , 2010/10192 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... ve diğerleri vekili Avukat ... tarafından, davalı Maliye Hazinesi aleyhine 01/09/2008 gününde verilen dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, tapu sicilinin tutulmasından dolayı uğranılan zararın Devletin sorumluluğuna ilişkin Medeni Yasa'nın 1007. maddesi gereğince ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davalı Hazine; kıyıların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup özel mülkiyet konusu olamayacağını; sahil şeridinden yararlanma önceliğinin kamuya ait olduğunu; tam değere göre karar verilmesi durumunda, iptal edilen bölümün herkesin kullanması gereken bir yer olması nedeniyle, davacıya hak etmediği bir bedelin ödenmesi sonucunu doğuracağını ileri sürerek istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece yapılan keşif üzerine taşınmaz bedelinin 19.950,84 TL olduğu belirlenmiş, belirlenen bedel üzerinden davacıların elinde kalan taşınmaz bölümünün yeri ve niteliği ile davacıların uzun yıllar taşınmazdan yararlanmış olmaları nedeniyle % 10 oranında indirim yapılarak istemin bir bölümü kabul edilmiştir. Açıklanan nedenler ve dosyadaki bilgi ve belgelerin tümü birlikte değerlendirildiğinde yerel mahkemece yapılan indirim azdır. Daha üst düzeyde indirim yapılmak üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davalının 15.000,00 TL tazminat ile sorumlu tutulması suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle, hüküm fıkrasının maddi tazminat tutarına ilişkin ilk paragrafında yer alan “…17.995,00…” biçimindeki sayı dizisi silinerek yerine “…15.000,00…” sayı dizisinin yazılmasına; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA 14/10/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.