Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından İşyerim .... Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... . Şti.'nin ilgili bulunduğu iş yeri ve iş yerinde bulunan emtiaların davalı tarafın sorumluluğunu gerektirir şekilde meydana gelen yangın sonucu hasara uğradığını, işbu olay sebebiyle, müvekkili şirketin; eksper marifetiyle hasar tespiti yaptırarak sigorta tazminatı ödediğini, gerek sigortalının tespit ve beyanı, gerekse mezkur olay nedeniyle hazırlanan ekspertiz raporu, b
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : DAVALI : ... - ... DAVA : İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : KARAR YAZMA TARİHİ : Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİANIN ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Öncelikle borçlu aleyhine açtıkları davanın borçlunun kendi aleyhlerine açmış olduğu Konya Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. numaralı dava dosyası ve Konya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. numaralı dava dosyasıyla birleştirilmesini talep ettiklerini, davalının borcuna karşılık müvekkiline 3 adet bono verdiğini, söz konusu bonolar 01.10.2017 vade tarihli ve 35.000,00 (Otuzbeşbin) TL, 01.06.2017 vade tarihli ve 9.000,00 (dokuzbin) TL ve 01.03.2018 vade tarihli ve 10.000,00 (Otuzbeşbin) TL bedelli olduğunu, müvekkilinin alacaklı sıfatıyla bu bonolara dayanarak davalı hakkında Konya . İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığını, davalının bu takibe haksız itirazı nedeniyle bu takibin 27/06/2022 tarihinde durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmesi neticesinde anlaşma sağlanamadığını, takip talebi ekinde de sunulan bonolardan anlaşılacağı üzere davalı borçlunun müvekkiline borcunun olduğunun sabit olduğunu, davalı borçlu tarafından bonolara ve bonolarda bulunan imzalara ilişkin itiraz gelmediğini, Türk Ticaret Kanunu'nun 661. maddesi uyarınca zamanaşımına uğramış bir bonoda yazılı alacağın genel hükümlere göre talep edilebileceğini, zamanaşımına uğraması nedeniyle kambiyo senedi vasfını yitiren bono, doktrindeki görüş birliği uyarınca adi senede dönüşmemekte, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 202. maddesi kapsamında delil başlangıcı olarak kabul edildiğini, aynı görüşün Hukuk Genel Kurulunun 04.04.2007 gün ve ... -... Esas, ... ve ... - ... sayılı Kararında ve benzer birçok emsal kararında da benimsenmiş ve "Zamanaşımına uğrayan ve imzası inkar edilmeyen bono, temel borç ilişkisi bakımından yazılı delil başlangıcı niteliğinde." olduğu hükme bağlanarak içtihat birliği oluşturulduğunu, Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar 19.02.2018 tarihli kararında ''... HMK'nın 202/1. Maddesinde ise ; yazılı delil niteliğinde bir belgenin bulunması halinde senetle ispatı gereken bir hukuki işlemin tanıkla ispat edilebileceği hüküm altına alınmıştır...''Yargıtay . Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar 19.02.2018 tarihli kararında ''... Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanlarından, davalı şirketin davacıdan borç aldığı ve karşılığında bono verdiği , bono bedelinin ise davalı şirket tarafından ödenmediği ve nihayetinde davalı şirketin borçlu olduğu anlaşılmaktadır...'' emsal olarak verilen kararlardan da anlaşıldığı üzere bono vadesi geçmiş sayılsa da yazılı delil başlangıcı sayılarak ispat aracı olarak kullanılabileceğini, borcun kaynağının Konya İli Ereğli İlçesinde bulunan müvekkiline ait olan çiftliğin devredilmesi olduğunu, müvekkilinin çiftliği ve ayrıca içindeki yonca vesaire malları ile ayrıca aralarında koyun kuzu ve benzeri mal alım satım ilişkisi olduğunu, bu işlemler karşılığında ise senet aldığını, ancak davalı senet bedellerini müvekkiline ödemediğini, vadesi geçmiş bir bononun delil başlangıcı sayılacağı noktasında tereddüt olmadığını, bono kambiyo senedi özelliğini kaybetse de delil olma özelliğini kaybetmemekte sadece kambiyo senedine tanınan üstün ispat gücünü kaybettiğini, bu nedenle delil olma özelliğini kaybetmeyen bonoda nasıl ki tanık dinletilerek borç kanıtlanabiliyorsa tanık dinletilerek de bonoda yazan vadenin ispatı yapılabileceğini, bu kapsamda bonoda yazan vade tarihininde tanık veya diğer yan delillerle ispatlandığı taktirde borçlunun temerrüdünün söz konusu olacağının aşikar olduğunu, bu nedenle davalı borçlunun işlemiş olan faize ilişkin iddiaları usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu takibin ferileriyle birlikte kabulüne karar verilmesi gerektiğini, açılan davanın kabulü ile davanın Konya . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ve ... esas sayılı dosyaları ile ayrı ayrı birleştirilmesine, davalı ...'ın haksız olan itirazının iptaline ve takibin devamına, %20 'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.