10. Hukuk Dairesi 2023/11873 E. , 2024/1735 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/39 E., 2023/206 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2012/1115 E., 2020/43 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esa
**10. Hukuk Dairesi 2023/11873 E. , 2024/1735 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/39 E., 2023/206 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2012/1115 E., 2020/43 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde kesintisiz çalışmasına rağmen hizmetinin hiç veya tam olarak gösterilmediğini belirterek müvekkilinin hizmetinin tespit ve tesciline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra 28.01.2013 tarihli dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirkette 1986 ve 2009 yılları dahil olmak üzere çalıştığını, bu süre içerisindeki çalışmalarının eksik veya hiç bildirilmediğini beyan etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesinde, hizmet tespiti talebinin hangi çalışma sürelerine ait olduğunu belirtmediğini, bu eksikliğin davacıya 1 haftalık kesin süre verilerek tamamlattırılması gerektiğini, davacının iddialarının gerçek dışı ve kötü niyetli olduğunu, kaldı ki davacının iddiasının hak düşürücü süreye tabi olduğunu ve talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının sigortasız olarak çalıştığı dönemi dilekçesinde belirtmediğini, belirsiz bir taleple açılan davada yargılamanın ve tespitin sağlıklı yapılamayacağını, bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden işverenin kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmayacağını, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, davacının iddia ettiği resmi kayıtlarda görülmeyen çalışmasına ilişkin gerekli araştırmaların yapılması ve kuvvetli deliller ile desteklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı en son 2003 yılının Kasım veya Aralık ayında çalıştığını beyan ettiğinden, 5 yıllık hak düşürücü sürenin 2003 yılının sonundan itibaren işlemeye başladığı, somut davanın ise 28.12.2012 tarihinde açıldığını, dolayısıyla, davanın re'sen nazara alınması gereken 5 yıllık hak düşürücü süre içerisine açılmadığı açık olduğundan davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olması nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi kararının yerinde olmadığını ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin, Şanlıurfa 1. İş Mahkemesinin 14.01.2020 tarih ve 2012/1115 Esas, 2020/43 Karar sayılı kararına yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Bölge Adliyesi Mahkemesi kararının kendi içinde çelişkili olduğu gibi gerekçe ile hüküm arasında bağlantı kurulamadığını, davacının isticvap beyanında davalı işyerinde 2008 yılına kadar çalıştığını beyan etmesine rağmen sehven 1987 - 2003 tarihi olarak yazıldığını, okuma yazma bilmediğini, 2003 yılının yazım hatası olduğunu, davacının 1987 - 2003 yılları arasında davalı işyerinden bildirimlerinin yapıldığını, sadece 1994 yılına ilişkin bildirge bulunmadığını, bu duurmda hak düşürücü sürenin de işlemeyeceğini belirterek eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının 1986 - 2009 yılları arasında davalı işyerinde kesintisiz olarak geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun’un 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 2) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 3)Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme 1. İnceleme konusu eldeki davada, davacının davalı işveren nezdinde 1986 - 2009 yılları arasında geçen hizmetlerinin tespitini talep ettiği, dosyaya ibraz olunan Kurum kayıtları incelendiğinde talep konusu dönem içerisinde 1987 yılı I. dönemde 15 gün, II. dönemde 60 gün, 1988 yılı I. dönemde ise 60 gün 8076 sicil numaralı dava dışı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. işyerinden, 07.10.1989 tarihinden itibaren 84 gün süreyle 61185 sicil numaralı dava dışı ... ... İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. işyerinden, 1990 yılı I. dönemde 71690 sicil numaralı ... ... İnş. Ve Tic. Ltd. Şti. işyerinden, 15.03.1990 - 1995 yılı III. dönem arasında kesintili olarak bu defa 10328 sicil numaralı dava dışı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. işyerinden, 01.06.1996 tarihinden 31.08.2003 tarihine kadar ise davalı şirket adına tescilli 16207 sicil numaralı işyerinden kesintili olarak Kuruma bildirildiği, davacının hizmet bildirimleri ile uyumlu dava dışı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. işyerinden verilen 05.04.1987, 01.03.1988, 01.05.1989, 15.03.1990, 02.04.1991, 01.05.1992, 15.05.1993, 10.04.1995 tarihli, davalı şirkete ait işyerinden 01.06.1996, 01.05.1999, 01.03.2000, 15.03.2002, 24.06.2003 tarihli işe giriş bildirgelerinin ve yine dava dışı ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. işyerinden verilen 07.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesinin dosyada mevcut olduğu anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince davacı adına düzenlenen İşe Giriş Bildirgeleri ve Kuruma bildirilen hizmet sürelerinin varlığı değerlendirilmeden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği anlaşılmakla, verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır. 2. Somut olayda, talep edilen dönem içerisinde davacının çalışmasının geçtiği dava dışı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti.'ne ait 8076 ve 10328 sicil numaralı işyerlerinin adresinin "Atatürk Cad. Urfa Pasajı Kat:5 Şanlıurfa" olarak, davalı şirkete ait 16207 sicil numaralı işyerinin adresinin de "Atatürk Cad. Urfa Pasajı Kat:5 Şanlıurfa" olarak bildirildiği, dava dışı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti.'nin eski ortağının... olduğu, diğer taraftan dava dışı ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait 61185 sicil numaralı işyerinden verilen 07.10.1989 tarihli işe giriş bildirgesinde işyeri adresinin "... Mah. G.M.K. Bulvarı No:336 .... Apartmanı ..." olduğu, ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. 'nin 71690 sicil numaralı işyerinin ise Tarsus-Pozantı ayrımı - Gaziantep Otoyolu işi olduğunun anlaşıldığı, davalı şirkete ait 16207 sicil numaralı işyerinin ise Karayolları 9. Bölge Müdürlüğünün Yapım İhalesi kapsamında "Yol İnşaatı" mahiyetli işyeri olduğu, buna göre İlk Derece Mahkemesince davacının uyuşmazlık konusu dönem içerisinde bildirim yapılan davalı şirket ile dava dışı şirketlerin hangi işyerlerinde, hangi işi yaptığı, bildirim yapılan şirketler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı hususlarında yeterli araştırma yapılmadığı, sonuca eksik inceleme ile gidildiği anlaşılmıştır. 3. Dosya kapsamında, somutlaştırma yükümlülüğü gereğince davacının yeniden isticvabı ile çalışma şekli ve süresi, işyerinde çalışmaya ara verip vermediği, özellikle davacının hizmet döküm cetvelinde yer ala ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. işyerlerinde de çalışıp çalışmadığı, bu işyerlerinde kimlerle çalıştığı, ücretini kimden aldığı, ne şekilde ödendiği, kimden talimat aldığı hususları sorulmalı buna göre bu işyerleri arasında organik bağ, devir olgusu olup olmadığı araştırılmalı, 01.06.1996 tarihinden önce davacının dava dışı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerlerinden işe giriş bildirgelerinin varlığı karşısında ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. ile davalı şirket adreslerinin aynı olduğu, Mehmet Güneş'in bir dönem dava dışı bu şirkette ortak olduğu hususları irdelenerek davalı şirket ile gerek dava dışı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. gerekse ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. arasındaki organik bağ üzerinde durulmalıdır. 4. Davalı şirket ile dava dışı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında yapılacak araştırma ile şirketler arasında organik bağın tespit edilememesi halinde; davacının davalı işyerinde 01.06.1996 tarihi ve takip eden dönemlerde 2003 yılına kadar İşe Giriş Bildirgesi verilmesi ve sigortalı bildirimlerinin yapılması karşısında hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği belirgin olup, İlk Derece Mahkemesinin hak düşürücü süre yönünden davanın reddine ilişkin yaptığı değerlendirme, eksik incelemeye dayanmakta olup hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. 5. Yukarıda izah olunan şekilde yapılacak araştırma ile davalı şirket ile dava dışı ... İnş. Tic. San. Ltd. Şti. ve ... ... İnş. ve Tic. Ltd. Şti. arasında organik bağın varlığı halinde bu işyerlerinde geçen çalışmaların da aynı işyerinde kesintisiz çalışma olduğu kabul edilerek 1987 yılı I. dönemden sonrası için de esasa girilerek, yeni işverenler yönünden taraf teşkili hususu değerlendirilmeli, buna göre anılan dava dışı şirketler davaya dahil edilerek gösterecekleri delillerin toplanması sağlanmalı, buna göre uyuşmazlık konusu dönemde tüm işyerlerinden çalışması bulunan daha fazla bordro tanıkları detaylı olarak dinlenmeli, varsa komşu işyeri tanıklarının da tespiti yapılarak dinlenilmeli, öte yandan davacının çalışmasının geçtiği işyerlerinin Karayolları Genel Müdürlüğü kapsamında yapılan işe ilişkin olup olmadığı da netleştirilerek buna göre araştırma genişletilmeli ve varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 22.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.