8. Hukuk Dairesi 2018/5070 E. , 2020/6419 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : El atmanın Önlenmesi Ve Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, vekil edeninin muris ...'ın mirasçısı olduğunu, muris İsmail'in ise 214 parsel sayılı taşınmazın malikl…
**8. Hukuk Dairesi 2018/5070 E. , 2020/6419 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : El atmanın Önlenmesi Ve Yıkım Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R Davacı vekili, vekil edeninin muris ...'ın mirasçısı olduğunu, muris İsmail'in ise 214 parsel sayılı taşınmazın maliklerinden olduğunu, davalının vekil edeninin malik olduğu taşınmaza alabalık çiftliği kurarak haksız olarak el attığını belirterek, davalının dava konusu taşınmaza el atmasının yıkım suretiyle önlenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, balık çiftliği kurulan arazinin davacıya ait 214 sayılı parselin içinde olmadığını, vekil edeninin 2001 yılında tüm resmi kurumlardan izin ve onay almak suretiyle davacının da bilgisi dahilinde söz konusu çiftliği kurduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuş, yapılacak keşifte ve alınacak bilirkişi raporlarında alabalık çiftliğinin kurulduğu arazinin tamamı veya bir kısmının davacının hissedarı bulunduğu arazi içinde kaldığının tespit edilmesi halinde, TMK’nin 724 ve 725 maddeleri kapsamında, yapının değeri arazinin değerinden açıkça fazla olduğundan ve yapının yıkılması aşırı zarara yol açacağından taşınmazın balık çiftliğinin kurulduğu kısmının mülkiyetinin uygun bir bedel karşılığında vekil edenine devredilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının 2001 yılında yapılan inşaata bir itirazının olmadığı, yine, davacı ile yeri davalıya kiralayan diğer mirasçı arasında fiili bir taksimin yapıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydına dayanarak açılmış elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 214 parsel sayılı taşınmazın 3.260,00 m2 yüzölçümünde fındık bahçesi niteliğinde davacı murisi ... ile dava dışı malikler adına tapuda kayıtlı olduğu, muris ...'ın 16.07.1987 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak davacı ... ile dava dışı ... kaldığı, Mahkemece yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporuna göre, davalıya ait olan balık havuzunun 145,97 m2 lik, ahşap lokantanın 30,74 m2 lik, 2 katlı yapının ise 26,64 m2 lik kısmının dava konusu taşınmaz üzerinde kaldığının, yapıların yarısından fazlasının dava konusu parselde kalması nedeni ile tamamının yıkılması gerekeceğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.