10. Hukuk Dairesi 2024/10678 E. , 2025/6201 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/207 E., 2024/387 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dile
**10. Hukuk Dairesi 2024/10678 E. , 2025/6201 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/207 E., 2024/387 K. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Strateji Geliştirme Başkanlığı SSK Muhasebe ve Mali İşler Daire Başkanlığınca, davacı şirkete bağlı ... ... İşletme Müdürlüğünden 31.616,91 TL talep edildiğini, icra takibine maruz kalmamak için 12.06.2007 tarihinde, açacakları dava neticesine göre geri alma hakları saklı kalmak üzere 36.013,69 TL Kuruma ödendiğini, süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının zamanaşımına uğradığını, davalı Kurumun talep yazılarında sosyal yardım zamları için ‘2004 yılı sonu ve önceki yıllar” ifadesinin kullanıldığını, ancak bu yılların hangi yıllar olduğu, borcun esasının nereden kaynaklandığı, tahakkuk nedenleri ve hangi emekli işçiden kaynaklandığının belirtilmediğini, sosyal yardım zamlarının davalı Kurumca yapılan bildirimler dikkate alınarak vaktinde yatırıldığını, Kurum kayıtlarında eksik ödeme görülüyor ise bu durumun davalı Kurumdan kaynaklandığını, davacı şirketin KİK iken 06.02.2001 tarihinden itibaren özelleştirme kapsamına alındığını, 4733 sayılı yasayla İDT haline getirildiğini, 0101.2003 tarihi itibariyle de bu statüden çıkarılarak dört ayrı anonim şirkete bölündüğünü, özel hukuk hükümlerine tabi bir şirket olmaları nedeniyle 506 sayılı Kanun'un ek-24/I hükümlerine göre borç yükümlüsü olamayacağını belirterek davalı Kuruma borçlu olmadıklarının tespiti ile ihtirazi kayıtla ödenen 36.013,69 TL.nin ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu borcun ... ... İşletme Müdürlüğünün 1998-2004 dönemine ait sosyal yardım zammı borçlarının eksik ödenmesinden kaynaklandığını, 506 sayılı Kanun'un ek 24/I.maddesinde, 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikle sosyal yardım zammı ödemekle yükümlü olan kurum ve kuruluşların kapsamı genişletilerek hukuki yapıları farklı kuruluşlar örnek verilmek ve “gibi” sözcüğü kullanılarak tüm kamu kurumlarının, “Kanun'la ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan diğer kuruluşlar” ibaresiyle de tüzel kişiliğe sahip özel kuruluşların sosyal yardım zammı uygulaması kapsamında bulunduğunun hükme bağlandığını, bu nedenle borç konusunun belirtilmediği, yasal olmadığı iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.12.2009 tarihli kararıyla ;toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davalı Şirketin sosyal yardım zammı yükümlüsü olduğu 506 sayılı Kanun'un ek 24. maddesinin L bendinde sayılan kuruluşlardan ayrılarak malullük yaşlılık ve ölüm aylığı bağlananlara ilk sosyal yardım zammı ödemesinin Sosyal Sigortalar Kurumunca yapılarak durumun ilgili kuruluşa yazı ile bildirileceği ve bildirim tarihinden itibaren 1 ay içinde bu miktarın defaten Kuruma ödeneceği müteakkip aylarda ilgililere yapılacak ödeme için ayrıca kuruluşa bildirim yapılmayacağı geç ödeme halinde ise 506 sayılı Kanun'un 80. maddesi gereğince gecikme zammı tahakkuk ettirileceğinin belirtildiği, davacı Kurumca davalının yapmış olduğu bildirimler dikkate alınarak sosyal yardım zamlarının vaktinde yatırıldığı da belirtilerek bildirilen borç miktarı olan 36013,69 TL'nin davacı tarafından davalı SGK'ya ödendiği davalıdan çıkarılan borç miktarlarının hangi tarihte davacıya bildirildiğinin, ilk sosyal yardım ödemesi veya müteakip aylar sosyal yardım zammı ödemelerinden hangi sigortalılar için hangi aylara ilişkin ödeme yapıldığının sorulmasına rağmen bu hususta belge ibraz edilmediği sadece davacı tarafından ihtirazi kayıtla ödenen 36013,69 TL'ye ilişkin dekont örneği ve yazışma örneklerinin ibraz edildiği, dolayısıyla davalı Kurumun borcun kaynağını ispat edemediği anlaşılmakla davanın kabulüne davacı tarafından davalıya ihtirazi kayıt ile ödenen 36.013,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. İlk Bozma Kararı 1. Mahkemenin 16.12.2009 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 14.06.2011 tarihli kararı ile "Somut olayda; davacının sosyal yardım zammı sorumlusu olduğu dönemler ile Kurumun sosyal yardım zammı tahakkuklarının hangi tarihlere ve sigortalılara ait olduğu ayrı ayrı belirtilmemiştir. Bu nedenle sigortalılar için yukarıda belirtilen madde hükmü gereğince Kurumun çıkardığı borcun miktar olarak da yasaya uygun olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Yapılacak iş; Kurumca tahakkuk ettirilen borcun hangi döneme ait olduğu ve hangi sigortalılardan kaynaklandığı, bu sigortalılar için Kurum tarafından hangi tarihte bildirim yapıldığı, ilk sosyal yardım zammı ödemesi veya müteakip aylar sosyal yardım zammı ödemelerinden hangilerinin yapılmadığını belirlemek, davacı ... Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş.'nin özelleştirme kapsamına alınıp alınmadığı, alınmış ise, özelleştirme işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmışsa hangi tarih itibariyle gerçekleştiğini araştırmak, davacı şirketin sorumlu olduğu dönemleri belirleyip sonucuna göre 506 sayılı Kanun'un ek 24 maddesinin (m) bendi de dikkate alınarak sorumlu olunacak tutar saptamaktır. " gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 24.01.2018 tarihli kararı ile toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı ... kamu Kurumu (233 sayılı KHK kapsamında olduğundan) dava konusu devrede sosyal yardım zammından sorumlu olduğundan davanın yerinde olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. C. 2 nci Bozma Kararı Mahkemenin 24.01.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 24.02.2021 tarihli ilamı ile "...1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Eldeki davada, Mahkemece verilen 16.12.2009 tarihli karar, Dairemizin 14.06.2011 günlü ve 2010/4718 Esas, 2011/5592 Karar sayılı ilamı ile ''Somut olayda; davacının sosyal yardım zammı sorumlusu olduğu dönemler ile Kurumun sosyal yardım zammı tahakkuklarının hangi tarihlere ve sigortalılara ait olduğu ayrı ayrı belirtilmemiştir. Bu nedenle sigortalılar için yukarıda belirtilen madde hükmü gereğince Kurumun çıkardığı borcun miktar olarak da yasaya uygun olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Yapılacak iş; Kurumca tahakkuk ettirilen borcun hangi döneme ait olduğu ve hangi sigortalılardan kaynaklandığı, bu sigortalılar için Kurum tarafından hangi tarihte bildirim yapıldığı, ilk sosyal yardım zammı ödemesi veya müteakip aylar sosyal yardım zammı ödemelerinden hangilerinin yapılmadığını belirlemek, davacı ... Tütün, Tütün Mamulleri, Tuz ve Alkol İşletmeleri A.Ş.'nin özelleştirme kapsamına alınıp alınmadığı, alınmış ise özelleştirme işleminin tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmışsa hangi tarih itibariyle gerçekleştiğini araştırmak, davacı şirketin sorumlu olduğu dönemleri belirleyip sonucuna göre 506 sayılı Kanun'un ek 24 maddesinin (m) bendi de dikkate alınarak sorumlu olunacak tutar saptamaktır. ” gereğine işaret edilerek, bozulmuştur. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK) Eldeki davada ise bozmaya uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğinden bahsedilmesi mümkün değildir. Mahkemece, Kurumca tahakkuk ettirilen borca konu sigortalılar için Kurum tarafından hangi tarihte bildirim yapıldığı, ilk sosyal yardım zammı ödemesi veya müteakip aylar sosyal yardım zammı ödemelerinden hangilerinin yapılmadığı belirlenerek denetime elverişli bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonucuna göre karar verilmelidir... " gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, Yargıtay bozma ilamı uyarınca yapılan araştırmalar ve davalı Kurum cevabi yazıları ile mevcut delil durumu dikkate alındığında, davalı SGK Başkanlığının dava konusu istirdatı istenen borca ilişkin denetime elverişli bilgi ve belgeleri ibraz edemediği, borcun nedeni, kaynağı, gerekçeleri ile hangi sigortalıları kapsadığının ortaya konulamadığı kanaatine varılmakla davanın kabulüne davacı tarafından davalıya ihtirazi kayıt ile ödenen 36.013,69 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurum işleminde hata olmadığını, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kuruma karşı borçlu olmadığının tespiti ile ihtirazi kayıtla ödenen 36.013.69 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Kurumdan tahsili istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.