1. Hukuk Dairesi 2009/11106 E. , 2009/12302 K. "" MAHKEMESİ : MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılarla paydaş olduğu dava konusu 382 parselde payına isabet eden miktardan az yer kullandığını, parselin fiili kullanımı konusunda paydaşlarla anlaşmaya varamadıklarını belirterek MK’nun 693. maddesi uyarınca taşınmazdaki paylı mülkiyetin paydaşlar arasında paylarına uygun yararlanmalarını sağlayacak düzenlemenin tesp…
**1. Hukuk Dairesi 2009/11106 E. , 2009/12302 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 08/05/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, davalılarla paydaş olduğu dava konusu 382 parselde payına isabet eden miktardan az yer kullandığını, parselin fiili kullanımı konusunda paydaşlarla anlaşmaya varamadıklarını belirterek MK’nun 693. maddesi uyarınca taşınmazdaki paylı mülkiyetin paydaşlar arasında paylarına uygun yararlanmalarını sağlayacak düzenlemenin tespitine karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı S. D.. ve H. S..tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava,paydaşlar arasında paylarına uygun kullanım alanının saptanması ve düzenlenmesi isteğine ilişkindir. İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimine göre; taraflar arasında, mülkiyet uyuşmazlığı yoktur. Çekişme konusunu oluşturan 382 sayılı parselin kullanılma ve yararlanma biçiminin ne olması gerektiği noktasındadır. Bilindiği üzere, 1 Ocak 2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununda paylı mülkiyet, yasanın 688 ile 700. maddelerinde düzenlenmiş, düzenlemede, genellikle 1926 tarihli önceki yasa hükümleri dikkate alınmış, “Yönetim ve Tasarruf’a” ilişkin bazı konularda açıklık sağlanmış, bu arada 693. madde ile de önceki yasadan farklı bir yasa hükmü getirilmiştir. Sözü edilen maddede aynen “Paydaşlardan her biri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Uyuşmazlık halinde yararlanma ve kullanma şeklini hakim belirler. Bu belirleme, paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyla paydaşlar arasında bölünmesi biçiminde de olabilir. Paydaşlardan her biri, bölünemeyen ortak menfaatlerin korunmasını diğer paydaşları temsilen sağlayabilir” ifadelerine yer verilmiştir. Önceki yasada bu maddeyi tam olarak karşılayan bir hüküm mevcut değildir. Özellikle, hükümet gerekçesinde değinildiği gibi, maddenin ikinci fıkrası ile paydaşlar arasında, paylı malı kullanma ve bu maldan yararlanma şekliyle ilgili olarak ortaya çıkacak uyuşmazlıkların çözümünde hakimin yetkili olduğu; bu bölünmenin paylı malın kullanılmasının zaman veya yer itibarıyle bölünme biçiminde mümkün olacağı dile getirilmiştir. Maddede hakime tanınan yetki, paylı malın yer itibariyle olduğu kadar, zaman bakımından da bölünebileceği esasına dayandırılmıştır.