Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 13/12/2019 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca başvurunun içtihadın oluştuğu alana ilişkin olduğu değerlendirilerek Bakanlık cevabı beklenmeden incelenmesine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu hakkında Batman Cumhuriyet Başsavcılığınca 19/6/2000 tarihinde iddianame düzenlenerek 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin ikinci fıkrası kapsamında cezalandırılması istenmiştir. Suç tarihinin 22/11/1999 olduğu anlaşılmaktadır. İddianame sonrasında yaklaşık altı yıl boyunca dosyada yargılamaya devam edilmediği ve herhangi bir işlem yapılmadığı başvurucu vekili tarafından belirtilmiştir. Batman Asliye Ceza Mahkemesi 25/12/2006 tarihinde Batman Emniyet Müdürlüğünden adres araştırması yapmasını istemiştir. Başvurucunun bir suç kapsamında Diyarbakır D Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda (Ceza İnfaz Kurumu) hükümlü olarak tutulduğunun anlaşılması üzerine 1/3/2007 tarihinde yapılan duruşmada başvurucunun savunmasının alınması için talimat yazılmasına karar verilmiştir. Bir sonraki duruşmada, başvurucunun yokluğunda Batman Asliye Ceza Mahkemesinin 24/5/2007 tarihli ve E.2000/1602, K.2007/277 sayılı kararıyla davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir. Başvurucu, Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla 12/2/2018 tarihli dilekçesi ile dosyanın akıbetini sormuştur. Aynı gün yerel mahkeme tarafından gönderilen cevap yazısı ile gerekçeli kararın başvurucuya tebliğ edilmesi istenmiştir. Gerekçeli karar, başvurucuya Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla 13/2/2018 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucunun 15/3/2019 tarihinde Ceza İnfaz Kurumundan tahliye olduğu anlaşılmıştır. Başvurucu; gerekçeli kararın yazılmasından 12 yıl sonra 14/11/2019 tebligat yapıldığını, karardan bu şekilde haberdar olduğunu belirterek 16/12/2019 tarihinde bireysel başvuru yapmıştır. Ayrıca kararın okuma yazma bilmeyen eşine tebliğ edilmesi nedeniyle başvuru süresi konusunda da mazerette bulunmuştur.