3. Hukuk Dairesi 2013/7535 E. , 2013/11549 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin işlettiği tesiste 28.08.2010 günü saat 05:30 sıralarında meydana gelen yangın …
**3. Hukuk Dairesi 2013/7535 E. , 2013/11549 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; müvekkilinin işlettiği tesiste 28.08.2010 günü saat 05:30 sıralarında meydana gelen yangın sonucunda, tesisin tamamen yandığını, tesisin binası ile birlikte kullanılan tüm demirbaş eşya ve tüketim malzemesinin de kullanılamaz hale geldiğini, yangının çıkmasında davalı kurumun kusurlu olduğunu belirterek, yanan bina ve malzeme bedeli ile mahrum kalınan kazanç nedeniyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 10.000 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte, ayrıca 924 TL tespit masrafının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah ile tazminat talebini 161.000 TL ye yükseltmiştir. Davalı vekili dilekçesinde; meydana gelen yangının, davacının tesisindeki iç tesisattaki kablodan kaynaklı kısa devre nedeniyle olduğunu, davacının sorumluluk alanındaki yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, meydana gelen yangının, davacının işlettiği tesiste çıktığı ve oradan yayıldığının sabit olduğu, davacının, kurulu gücün taşıyamayacağı şekilde tesise elektrikli aletler koyduğu ancak tesisatı buna uygun hale getirmediği, bunun da, şebekeye aşırı yüklenme sonucunu doğurduğunu ve kısa devre meydana geldiğini, işletmeye ait panoda kaçak akım koruma rölesi bulunmayışı nedeniyle de işletmenin sigortalarının kısa devreyi önleyemediğini ve yangın çıktığını, bilirkişi raporlarında da benzer görüş ve kanaatler ortaya konulduğu ve benzer sonuçlara ulaşıldığı, yangının davacıya ait işletmeden çıktığı ve kusurun çoğunluğunun davacıya ait olduğu yönünde anlatımda bulunulduğu halde, kusur dağılımında, sebep-sonuç ilişkisine aykırı biçimde, davacının işletmesinin gerekli elektrik donanımına sahip olması durumunda yangının hiç çıkmayacağı göz ardı edilerek yarıdan fazla oranda kusurun (% 60) davalıya yüklendiğini, davalıya yüklenebilecek kusurun kaynağının, yangına sebebiyet veren arıza akımının davacıya ait tesisin koruma elemanları tarafından devreden elimine edilememesi durumunda davalıya ait sigortaların işlevini yerine .../... getirerek zarar meydana gelmeyecek süre içinde kesmesi lüzumu olduğunu, bu kusurun da tali/ikincil olduğu ve davalıya ancak % 25 oranında kusur atfedilmesini gerektirebilceğini, zarar hesabında bu kusur oranlarının esas alındığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.