T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2026/331 KARAR NO: 2026/311 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 NUMARASI:2023/1086 Esas - 2025/1105 Karar DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ D…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2026/331 KARAR NO: 2026/311 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:03/11/2025 NUMARASI:2023/1086 Esas - 2025/1105 Karar DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araç 09.02.2023 tarihinde ... Metro önünde yer alan ...Caddesi üzerinde park halindeyken davalıya ait ... dorse plakalı bir çekici aracın müvekkilinin aracına çarparak olay yerinden kaçtığını, işbu durumun Bağcılar Trafik Denetleme Büro Amirliği bağlı ekip tarafından aynı gün tutanak altına alındığını, kaza gerçekleştikten sonra sürücünün araçtan inerek araçlardaki zararı kontrol ettiğini, sonrasında araca binip hareket etmeye çalıştığını ancak her manevrasında müvekkiline ait araçta meydana gelen zararı arttırdığı gibi bunun üzerine bir kere daha aracından inerek tekrar araçların durumuna bakarak ikinci defa aracına binerek meydana gelen zararı daha da fazlasıyla arttırmak suretiyle olay yerini terk ettiğini, meydana gelen kaza sebebiyle müvekkiline ait aracın sol tarafının tamamında çizik ve göçükler meydana geldiğini, işbu hasarın 33.450,47 TL bedel karşılığında müvekkilinin ... sigorta poliçesi kapsamında giderildiğini, bahsi geçen işbu onarımın 20 Gün sürdüğünü müvekkilinin bu süreçte aracını kullanamadığını, müvekkilinin aracının günlük kazancı 1562,50 TL olduğunu, 20 günlük yoksun kalınan kazanç bedeli olan 31.250,00 TL'nin şimdilik kısmi olarak 100,00 TL'sinin davalıdan alınarak taraflarına verilmesini, bunun yanı sıra araçta değer kaybı meydana geldiğini belirterek manevi tazminat hakları ve fazlaya ilişkin tüm talep hakları saklı kalmak kaydıyla 31.250,00 TL yoksun kalınan kazancın bedelinden şimdilik 100,00 TL ve şimdilik 100,00 TL değer kaybı bedelinin dava tarihinden işleyecek reeskont avans faizi ile HMK Madde 107 hükümleri uyarınca belirsiz alacak olarak davalıdan tahsiline ve taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, Osmancık Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi'nin görevli ve yetkili olduğunu, davacı tarafın gerçekleştiğini iddia ettiği kazaya müvekkiline ait aracın sebebiyet vermediğini, söz konusu kazanın müvekkili tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin somut bir delil bulunmadığını, kusur ilişkin de bir inceleme yapılması gerektiğini, müvekkiline ait aracın ... A.Ş tarafından... poliçe nolu sigorta poliçesi ile sigortalı olduğundan davanın sigorta şirketine ihbar edilmesini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile; 40.000,00 TL değer kaybına ilişkin maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 100,00 TL kazanç kaybına ilişkin maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın niteliği gereği tanık dinlenmesine muvafakatlerinin olmadığı halde mahkemece tanık dinlendiğini, Makine Mühendisinin kusura ilişkin de bir değerlendirme yapması mümkün olmadığını, kusura ilişkin değerlendirme ancak trafik bilirkişilerince yapılabileceğini, davacı tarafa ait araçta herhangi bir kaybı yaşanması mümkün olmadığını, yine davacı tarafın söz konusu aracın tamirde geçirmiş olduğu süreyi de ispat etmesi gerektiğini, buna istinaden de farazi bir kazanç kaybı hesabı yapılması mümkün olmadığını, söz konusu kazanın müvekkil tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin somut bir delil bulunmadığını, davacı tarafça öncelikle kazanın müvekkile ait araç tarafından gerçekleştirildiğinin ispat edilmesi gerektiğini, bu hususla ilgili ispat külfeti de davacı taraf üzerinde olmasına karşın mahkemece tüm hukuk kurallarını ve dosyadaki delilleri hiçe sayarak taraflı bir şekilde ispatlanamayan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle kazanç kayıbı ve değer kaybı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. HMK'nın 1.maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nın 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiştir. Aynı Yasa'nın 115/1. maddesine göre de mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı düzenlenmiştir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.TTK' nın 11/1. maddesine göre, Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir. TTK' nın 12/1. maddesinde tacir tanımına yer verilerek "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişi "tacir olarak tanımlanmıştır. TTK'nın 15/1.maddesinde de esnaf tanımı yapılmıştır. Buna göre "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır.". 21/06/2005 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3.maddesinde ise esnaf ve sanatkâr " ister gezici ister sabit bir mekânda bulunsun, Esnaf ve Sanatkâr ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkâr meslek kollarına dâhil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler" olarak açıklanmıştır.Somut uyuşmazlıkta; davacı, kaza nedeniyle aracı hasar gördüğünden kazanç kaybı ve değer kaybı talebiyle eldeki davayı açmıştır. Dosya kapsamından, davacıya ait aracın otobüs, davalıya ait aracın ise çekici olduğu anlaşılmıştır.Bu halde; gerçek kişi olan tarafların tacir yada esnaf kaydı olup olmadığının araştırılması ve varsa kayıtların getirtilmesi ayrıca varsa tarafların bağlı olduğu Vergi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak işletmeleri bakımından basit usulde vergilendirilenlerden veya işletme hesabı esasına göre deftere tabi tutanlardan veya ticari bilanço esasına defter tutanlardan veyahut vergiden muaf kişilerden olup olmadığı sorularak gelen yazı cevaplarına göre tarafların tacir olup olmadığı tartışılarak, eğer taraflar tacir ise davaya devam edilmesi, tüketici olması halinde Tüketici Mahkemesinin, tacir olmayıp esnaf kaydı bulunması halinde ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Daire kararının kapsam ve şekline göre; davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının yeniden görülmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalı ... tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/02/2026