11. Ceza Dairesi 2017/7865 E. , 2017/6700 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Katılan vekilinin temyizi vekalet ücreti verilmesine yönelik olup buna hasren, sanık müdafiinin temyizinin ise esasa ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede: Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 TCK'nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedb…
**11. Ceza Dairesi 2017/7865 E. , 2017/6700 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Mahkumiyet Katılan vekilinin temyizi vekalet ücreti verilmesine yönelik olup buna hasren, sanık müdafiinin temyizinin ise esasa ilişkin olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede: Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 TCK'nın 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1- Sahte fatura kullanma suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki "Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun’un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılır" şeklindeki düzenlemeye göre faturaların Vergi Usul Kanunu’nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, 2005 takvim yılına ait kanaat oluşturacak sayıda fatura aslı ya da onaylı sureti temin edilip, zorunlu unsurları taşıyıp taşımadığı tespit edilerek, dosya arasında bulundurulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; a) Kendisini vekille temsil ettiren katılan idare lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücreti yerine dilekçe yazım ücretine hükmolunması, b) Kasten işlediği suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin uygulanmaması, Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.