1. Hukuk Dairesi 2012/4572 E. , 2012/4336 K. "" MAHKEMESİ : KARATAŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2011 Davacılar, miras bırakanları S.B.’un, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak bahçeli-kargir ev vasıflı, 508 ada, 8 parsel sayılı taşınmazını, tapuda satış göstermek suretiyle ikinci eşi olan davalıya temlik ettiğini, gerçekte bağış yapıldığını ileri sürerek, tapu kaydının miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, temliki…
**1. Hukuk Dairesi 2012/4572 E. , 2012/4336 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : KARATAŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/06/2011 Davacılar, miras bırakanları S.B.’un, mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak bahçeli-kargir ev vasıflı, 508 ada, 8 parsel sayılı taşınmazını, tapuda satış göstermek suretiyle ikinci eşi olan davalıya temlik ettiğini, gerçekte bağış yapıldığını ileri sürerek, tapu kaydının miras payı oranında iptal ve tesciline karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, temlikin muvazaalı olmadığını, rayiç değeri üzerinden bedelini ödeyerek iktisap ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan tüm delillerden; miras bırakan S.B.un avlulu-kargir ev vasıflı, 508 ada, 8 parsel sayılı taşınmazdaki 79/96 payını, 01/10/2009 tarihinde ikinci eşi olan davalı Remziye'ye, tapuda satış göstermek suretiyle temlik ettiği, 1937 doğumlu olan murisin 17/02/2010 tarihinde öldüğü, davacıların murisin ilk evliliğinden olma çocukları, davalının ise ikinci eşi olduğu anlaşılmaktadır. Davacılar, miras bırakan tarafından yapılan davaya konu temlikin ilk evliliğinden olma çocuklarından mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmışlardır. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve 0l-04-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tesbitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.