T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1604 Esas KARAR NO : 2026/114 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/11/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/270 Esas DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Finansal Kiralamaya Konu Malın İadesi) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/1604 Esas KARAR NO : 2026/114 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/11/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/270 Esas DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Finansal Kiralamaya Konu Malın İadesi) KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ: Davacı vekili 09/09/2025 tarihli dilekçesi ile; 04/06/2025 tarihli ara karar ile tedbir taleplerinin kabulüne karar verildiğini ve kararın 15/06/2025 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, davalı firma ile yapılan görüşmeler ve ödeme sözü sebebiyle mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının taraflarınca infaz edilmediğini ve kararın infazı için belirlenen yasal süresinin sona erdiğini, ancak davalı tarafından müvekkili bankaya verilen ödeme sözünün de yerine getirilmediğini, bu sebeple davanın esasına ilişkin talepleri ile ihtiyati tedbir taleplerinin devam etmekte olduğunu, tüm bu nedenlerle aynı gerekçeler ile mülkiyeti müvekkili bankaya ait olan, ancak davalının kullanımında olan ve müvekkili bankanın tasarruf etme imkanının bulunmadığı menkuller hakkında tedbir taleplerinin teminatsız olarak kabulüne, teminat hususunda aksi kanaatte olunması durumunda ise menkullerin rayiç değerinin tespiti ile uygun bir teminat mukabilinde davaya konu menkullerin müvekkili bankaya teslimi ile tasarruf hakkı tanınması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİR KARARI: İlk derece mahkemesince 30/09/2025 tarihli ara karar ile; davanın finansal kiralamaya konu malın iadesine ilişkin olduğu, ihtiyati tedbir talep eden tarafından sunulan bilgi ve belgeler (26/10/2022 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile ekleri, Bakırköy 19. Noterliğinin 31/10/2024 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi, faturalar, teslim ve tesellüm belgesi vs.) incelendiğinde, alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olduğu ve bu haliyle de bu aşamada ihtiyati tedbir kararı ve tasarruf yetkisi kararı verebilmek için yaklaşık ispat koşullarının da oluştuğu, kiralama konusu mallar üzerinde olarak davacı/kiralayan şirketin tasarruf yetkisi kullanamamasından kaynaklı değer kayıpları oluşabileceği ve iş bu haliyle davacı/kiralayan tarafından mallar üzerinde tasarruf yetkisi kullanabilmesi hususunun elzem olduğu anlaşıldığı ve ayrıca davanın da finansal kiralamaya konu malın iadesi davası olduğu göz önünde bulundurularak, talep edilen ve proforma fatura bedeli olan 10.566.822-TL üzerinden %100 oranında teminat alınması suretiyle tasarruf yetkisi talebinin; yine aynı bedel olan 10.566.822,00-TL üzerinden %15 teminat alınması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmes kanaati oluştuğu gerekçesiyle taleplerin kabulüne karar verilmiştir. İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ: Davalı vekili 10/10/2025 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi ile; ihtiyati tedbirin kabul edildiği ara kararın açıkça müvekkili şirketi mağdur etmekte olduğunu, müvekkili şirketin konkordato kesin mühlet sürecinde olduğunu, söz konusu makinenin, müvekkili şirketin işletmesel varlığını kuruması için zaruri olduğunu, hukukumuzda konkordato kurumunun amacı ve işleyişi dikkate alındığında, mal iadesi talebinin konkordato hükmüne aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ekonomik varlığının tehlike altında olduğunu ve bu durumun mahkeme kararıyla sabit olduğunu, bu itibarla zaten müvekkili şirketin, faaliyetlerini tekstil üretimi alanında sürdürmekte olduğunu, tedbir konusu makinelerin üretimin ana unsurları olduğunu ve işletme faaliyeti için hayati öneme sahip olduğunu, bu makinelerin tedbir yoluyla alınmasının, şirketin faaliyetlerinin tamamen durmasına, dolayısıyla konkordato amacının ortadan kalkmasına neden olacağını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı lehine yükletilen teminat miktarının son derece yetersiz olduğunu, tüm bu nedenlerle mahkememizin 30/09/2025 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbir ve tasarruf yetkisi kararının kaldırılmasını; en azından konkordato süreci dikkate alınarak, infazının konkordato kesin mühlet süresi sonuna kadar ertelenmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZIN REDDİ KARARI: İlk derece mahkemesince 06/11/2025 tarihli ara karar ile; somut olayda alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğu hususunda kanaat uyandırıcı nitelikte olduğu ve bu haliyle de bu aşamada ihtiyati tedbir kararı verebilmek için yaklaşık ispat koşullarının da oluştuğu , talep edilen ve proforma fatura bedeli olan 10.566.822,00-TL üzerinden %15 teminat alınması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme tarafından verilen kararın açıkça konkordato kurumunun mahiyetine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirket bakımından verilen kesin mühlet kararına karşı ihtiyati tebdire hükmedilmesi açıkça usul ve yasaya aykırılık teşkil edecek olup, müvekkilini iflasa sürükleyecek nitelikte olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; her ne kadar yerel mahkeme tarafından davacının mallarının iadesini talep etmesi dayanak gösterilerek tedbir kararı verilmişse de, somut olay bakımından dava konusu malların iadesinde erteleme koşullarının oluştuğunun sabit olduğunu, davacının hukuki yararı gözetilerek hüküm kurulduğunu, tek taraflı olarak hüküm tesis edilmesinin ve müvekkil şirketin konkordato sürecinde olmasının göz ardı edilmesinin açıkça hukuka, eşitlik ilkesine ve hakkaniyet ilkesine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, finansal kiralama sözleşmesinin haklı sebeple feshinin tespiti ile sözleşmeye konu malların iadesi istemine ilişkindir.Dairemiz önüne gelen somut uyuşmazlık ihtiyati tedbire itirazın reddine dair 06/11/2025 ilişkindir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ihtiyati tedbire ilişkin yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, davalı taraf konkordato ile ilgili açılan davada geçici ve kesin mühlet kararları verildiğini belirtmişse de İİK'nın 307/3.maddesi uyarınca finansal kiralama konusu malın iadesinin ertelendiğine dair mahkemeden karar verildiği yönünde bir bilgi ya da belge ibraz edilmediği, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara kararının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.28/01/2026