19. Ceza Dairesi 2019/31494 E. , 2019/14411 K. Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'in 5941 sayılı Çek Kanununun 5. maddesi gereğince ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/2. maddesi uyarınca 60.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bergama İcra Ceza Mahkemesinin 22/11/2018 tarihli ve 2018/210 esas, 2018/408 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 22/07/2019 gün ve 7791 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde buluna…
**19. Ceza Dairesi 2019/31494 E. , 2019/14411 K.** **"İçtihat Metni"** Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık ...'in 5941 sayılı Çek Kanununun 5. maddesi gereğince ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/2. maddesi uyarınca 60.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bergama İcra Ceza Mahkemesinin 22/11/2018 tarihli ve 2018/210 esas, 2018/408 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 22/07/2019 gün ve 7791 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekinde bulunan dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30/07/2019 gün ve KYB-2019-80578 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre; 1- Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 18/06/2018 tarihli ve 2018/3098 esas, 2018/7281 karar sayılı ilamında "10/10/2017 tarihli ve 30206 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26/07/2017 tarihli ve 2016/191 esas 2017/131 sayılı kararı ile 5941 sayılı Kanun'un 1. fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “çekin üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanuna göre ticarî işlerde temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile takip ve yargılama gideri toplamından” şeklindeki ibarenin iptal edilmiş olması karşısında, sanık hakkında bankanın sorumlu olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedelleri kadar adli para cezalarına hükmedilmesi gerekirken, çek bedellerinin karşılıksız kalan miktarları üzerine ticari temerrüt faizi, takip ve yargılama gideri toplamları da eklenmek suretiyle fazladan adli para cezasına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" şeklinde belirtildiği üzere, sanık hakkında bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktar düşüldükten sonra karşılıksız kalan çek bedeli kadar adli para cezasına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2- 5941 sayılı Çek Kanununun 5. maddesindeki, “Üzerinde yazılı bulunan düzenleme tarihine göre kanunî ibraz süresi içinde ibrazında, çekle ilgili olarak karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet veren kişi hakkında, hamilin şikâyeti üzerine, her bir çekle ilgili olarak, binbeşyüz güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Ancak, hükmedilecek adlî para cezası, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamaz.” ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/1 ve 2. fıkrasında yer alan, "Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hâllerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir”, “En az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.” şeklindeki düzenlemelere göre karşılıksız çek suçunun yaptırımı olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Adlî para cezası” başlıklı 52. maddesindeki düzenlemeye uygun olacak şekilde gün para cezası sisteminin öngörülmüş olması karşısında, anılan hükümler nazara alınmak suretiyle adli para cezasının öncelikle gün olarak tespit edilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, gereği görüşülüp düşünüldü; I-Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin (2) nolu bendi yönünden yapılan incelemede; Hükmün 1 numaralı bendinde TCK'nin 52/2. maddesi uyarınca sanık hakkında 1.200 gün adli para cezası belirlendikten sonra; günlüğü 50,00 TL üzerinden yapılan hesaplama ile neticeten 60.000,00 TL adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmakla yerinde görülmeyen (2) nolu talebin REDDİNE, II-Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin (1) nolu bendi yönünden yapılan incelemede; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Bergama İcra Ceza Mahkemesinin 22/11/2018 tarihli ve 2018/210 esas, 2018/408 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nin 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma gereği yeniden uygulama yapılarak, hükümden, sanık hakkında adli para cezası uygulanmasına ilişkin 1. fıkrasından ''...sonuç olarak 60.000,00 TL sanığın ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA'' ibaresi çıkartılarak yerine, "...sanığın sonuç olarak karşılıksız kalan çek bedeli olan 58.400,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresi eklenmesine, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılmasına, 14/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.