T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2025/1606 KARAR NO:2026/468 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/03/2025 NUMARASI: 2023/592 E - 2025/182 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2025/1606 KARAR NO:2026/468 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/03/2025 NUMARASI: 2023/592 E - 2025/182 K DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirket adına imza yetkilisi ...'nin 23.11.2021 tarihinde davalı şirket şube yetkilisi ... A.Ş. Kurumsal Tip Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkili şirket üzerine 9 adet hat tanımlandığını, müvekkili şirketin devam eden süreçte gelen yüksek bedelli faturalardan şüphelenip davalı şirket müşteri hizmetleri ile görüşme gerçekleştirerek müvekkili şirketin bilgi ve rızası dışında ... bayiinde 30.11.2021 ve 29.12.2021 tarihlerinde müvekkili şirket imza yetkilisinin imzası taklit edilerek yeni abonelik sözleşmeleri akdedildiğini öğrendiğini, bunun üzerine müvekkili şirketin bilgi ve rızası dışında adına tanımlanmış olan numaraların tespitini gerçekleştirerek şirket imza yetkilisi ... aracılığıyla söz konusu hatların iptali için davalı şirkete başvuru gerçekleştirmiş olup işbu başvuru neticesinde davalı şirketten herhangi bir dönüş alamadığını, müvekkili şirketin davalı şirkete gerçekleştirmiş olduğu başvurulardan herhangi bir sonuç alamamasının ardından müvekkili şirket adına sahte belgeler ile imza atan kişi hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2023/80382 Esas Sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkili şirketin hukuka aykırı olarak tahsis edilmiş olan hatları kullanmamasına rağmen müşterileri ile olan iletişiminin sekteye uğramaması adına ilgili numaralara ait faturaları da ödemeye devam etmek durumunda kaldığını, keza aynı zamanda faturaların ödenmemesi halinde icrai işlem tesis edilmesinin şirket hesaplarının herhangi bir şekilde kitlenmesi durumunda söz konusu ihtimaline binaen haksız ve hukuka aykırı numaralara ait fatura bedelli ödenmeye devam edildiğini, hukuka aykırı olarak şirket adına tahsis edilmiş olan hatların 15.12.2021-15.06.2023 tarihleri arasında tahakkuk etmiş olan fatura bedellerinin toplamı 112.008,57 TL olduğunu, davalı şirket tarafından gerçekleştirilmiş olan haksız ve hukuka aykırı eylemler nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğramış olup işbu zararın tazmin edilmesi amacıyla arabuluculuk başvurusu gerçekleştirildiğini, 10/08/2023 tarihinde taraflar arasında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmeleri neticesinde anlaşmama tutanağı imza altına alınmış olup, işbu huzurdaki davanın ikame edilme zaruretinin hasıl olduğunu, davalı şirketin müvekkili şirkete ait bilgileri haksız ve hukuka aykırı kullanarak sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirketin müvekkili şirketin bilgi ve rızası olmaksızın müvekkili şirket adına tahsis etmiş olduğu hatlar uyarınca haksız ve hukuka aykırı kazanç elde etmiş olup bahsi geçen 11 adet numaraya ilişkin fatura bedellerinin avans faizi ile birlikte taraflarına iade edilmesini talep ettiklerini, davalı şirkete yapılan ödemelerin denkleştirici adalet ilkesi kapsamında iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, müvekkili adına imzası taklit edilerek açılan 11 hattın iptalini ve müvekkilce ödenen 112.008,57 TL'nin sebepsiz zenginleşme ve denkleştirici adalet hükümleri çerçevesince dava tarihindeki alım gücüne göre hesaplanacak bedelinin avans faiziyle taraflarına iadesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında 30.11.2021 ve 29.12.2021 tarihlerinde geçerli bir abonelik sözleşmesi kurulmuş olup, davacı tarafın dava konusu abonelik sözleşmesinin bilgisi ve rızası dışında kurulduğu iddiası kabul edilebilir nitelikte olmadığını, taraflarınca sunulan bilgi ve belgelerde ... Şti.'nin işlem yetkilisi ...'nin imzası bulunan abonelik sözleşmeleri, mevzuata uygun olarak kurulan abonelik sözleşmesi sonucu sunulan abonelik hizmeti karşılığında davacı tarafa tahakkuk ettirilen faturalar ve davacı şirketin imza sirküleri mevcut olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen abonelik sözleşmesi ekinde mevzuat uyarınca gerekli tüm bilgi belgeler yer almakta olup; davacı şirket kaşesine kadar kullanılan ve imzalı bulunan sözleşmenin davacı şirkete ait imza sirkülerinin bulunduğu halde, davacı tarafın hiçbir şekilde abonelik başvurusu ve sözleşmesi bulunmadığına ilişkin beyanları kabul edilebilir nitelikte olmadığını, dolayısı ile izah edilen işbu sebeplerle ve mahkemenizin de re'sen gözeteceği diğer sebeplerle haksız davanın esastan reddi gerektiğini, uyuşmazlık konusu faturalar davacının kullanımları doğrultusunda tahakkuk ettirilmiş olup faturalandırmada hukuka aykırı bir unsur bulunmadığını, Abonelik Sözleşmeleri hükümleri gereğince hükümlülüklerini yerine getiren müvekkili şirkete sorumluluk izafe edilmesinin mümkün olmadığını, her halükarda basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olan davacının kendisine tahakkuk ettirilen faturalara 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edip etmediğinin araştırılması gerektiğini, yüksek yargı kararlarında da belirtildiği üzere süresi içerisinde faturaya itiraz etmeyen tacirin fatura içeriğini kabul ettiği hususunun izahtan vares olduğunu beyan ederek, taraflarınca arz ve izah edilen sebeplerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " Davaya konu abonelik sözleşmeleri üzerindeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının rızası olmaksızın imzası kullanılarak düzenlenen abonelik sözleşmelerinden dolayı sorumluluğuna gidilemeyeceği, bu sözleşmelerden dolayı davacının sunulan dekontlarla 106.399,90 TL ödeme yapmak zorunda kaldığı anlaşıldığından Davanın KISMEN KABULÜ ile, 106.399,90 TL'nin dava tarihinden( 14/09/2023) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 106.399,90 TL'nin dava tarihinden( 14/09/2023) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kararın eksik inceleme ile verildiğini, aktivasyon sırasında alınan sesli onayların incelenmediğini, faturaların düzenli olarak ödendiğini, süresinde itiraz edilmediğini, dava konusu edilen ve iadesi talep edilen ödemeler arasında sadece davacının itiraz ettiği hatların bedelleri bulunmamakta, aynı zamanda davacının imzaladığını kabul ettiği 23.11.2021 tarihli sözleşmeye ilişkin bedeller de bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, sahte olarak düzenlene abonelik sözleşmesi gereği ödenen fatura bedellerinin iadesi talebine ilişkindir.Davacı, davalı şirket ile 23.11.2021 tarihinde imzalanan sözleşme ile 9 adet hattın tanımlandığını, 30.11.2021 ve 29.12.2021 tarihlerinde ise müvekkili şirket imza yetkilisinin imzası taklit edilerek yeni abonelik sözleşmeleri akdedildiğini, davalı şirkete durumun bildirildiğini, C. Savcılığa şikayet dilekçesi verildiğini, takibe maruz kalmamak için fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmektedir.Davalı ise, sözleşmenin davacı ile imzalandığını, hatların davacı tarafça kullanıldığını savunmaktadır.Mahkemesince taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda, " İnceleme konusu, ... A.Ş’ne ait ... Şirketi adına , ... GSM numaralı hat için düzenlenmiş, 30.11.2021 tarihli “KURUMSAL TİP ABONELİK SÖZLEŞMESİ” ve ekinde bulunan ... GSM numaralı, ... GSM numaralı, ...31 GSM numaralı, ... GSM numaralı ve ... GSM numaralı hatlar için düzenlenmiş 29.11.2021 tarihli “TOPLU AKTİVASON/İHVA BİLGİ FORMU” ile ... A.Ş’ne ait ... Şirketi adına, ...GSM numaralı hat için düzenlenmiş 29.12.2021 tarihli “KURUMSAL TİP ABONELİK SÖZLEŞMESİ” ve ekinde bulunan ...GSM numaralı, ... GSM numaralı, ... GSM numaralı, ... GSM numaralı, ... GSM numaralı, ... GSM numaralı, ...GSM numaralı ve ... GSM numaralı hatlar için düzenlenmiş 29.12.2021 tarihli “TOPLU AKTİVASON/İHVA BİLGİ FORMU” nda “ ... Şirketi” adına atılmış imzalar ile ...’ye ait mevcut mukayese imzalar arasında ; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından da farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...’NİN eli ürünü olmadığı" yönünde görüş bildirmiştir.Bu halde, söz konusu hatlar ile ilgili abonelik sözleşmesini imzalayan kişinin davacı şirket yetkilisi olmadığı, taraflar arasında hukuken geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunmadığı, hattın davacının bilgili ve rızası dışında kullanıma açıldığı,buna rağmen davacı hakkında borçlandırıcı işlemlerin yapıldığı anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davalıdan alınması gereken 7.268,17 TL karar ve ilam harcından, toplam peşin alınan 1.817,05TL harcın mahsubu ile bakiye 5.451,12 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine yazılmasına,) İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 19/02/2026