19. Ceza Dairesi 2017/4260 E. , 2019/1018 K. "" 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in anılan Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52. maddeleri uyarınca 820,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2017 tarihli ve 2016/581 esas, 2017/384 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 25/08/2017 gün ve 7108 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı eki…
**19. Ceza Dairesi 2017/4260 E. , 2019/1018 K.** **"İçtihat Metni"** 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet suçundan sanık ...'in anılan Kanun’un 63/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52. maddeleri uyarınca 820,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Diyarbakır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 11/05/2017 tarihli ve 2016/581 esas, 2017/384 sayılı kararı aleyhine, Adalet Bakanlığı'nın 25/08/2017 gün ve 7108 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/09/2017 gün ve KYB. 2017/50760 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu. Anılan ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, yargılama konusunu oluşturan abonelik sözleşmesi üzerinde sanığın işletmekte olduğu işyerine ait kaşenin bulunduğundan bahisle mahkumiyet kararı verilmiş ise de, işyerine ait kaşenin üst bayiide de bulunduğunun belirtilmesi ve dosyada mevcut 26/01/2017 tarihli bilirkişi raporu ile sözleşme üzerinde yer alan imzaların sanığın el ürünü olmadığının tespit edilmiş olması karşısında, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmediği, gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla, Gereği görüşülüp düşünüldü: 5809 sayılı Kanunun "cezai hükümler" başlıklı 63/10 maddesinde; 19.02.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucu, suçun maddi unsuru "...fıkralarına aykırı hareket ederek bu işi bizzat yapanlar..." şeklinde tanımlanmaktadır. Adı geçen maddede yazılı "...bu işi..." deyiminden kastın, suçun unsurlarını oluşturan seçimlik hareketleri nitelemek olduğu, madde metninde atıfta bulunulan fıkralardan biri olan 5809 sayılı Kanunun 56. madesinin 4. fıkrasında yazılı seçimlik hareketlerin "...kişinin bilgisi veya rızası dışında; abonelik tesisi veya işlemi, elektronik kimlik bilgisini haiz cihaz kayıt işlemi, yapmak ve yaptırmak veya bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlemek, usule uygun düzenlenen bir evrakta değişiklik yapmak veya kullanmak..." seçimlik hareketleri olduğu anlaşılmaktadır. Sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının "...kişinin bilgisi ve rızası dışında abonelik tesisi veya işlemi yapmak, yaptırmak veya bunun için gerçeğe aykırı bir belge düzenlemek, usulüne uygun düzenlenen evrakta değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan bir evrakı kullanmak..." olduğu, suçun sübutu bakımından, sanığın adı geçen sözleşmeyi mutlaka kendi el yazısıyla düzenleyip imzalaması şartı aranmadığı, adı geçen evrakta, değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan evrakı kullanmak fiillerinden her hangi birini gerçekleştirmesi, abonelik sözleşmesi hazırlamak dışında herhangi bir abonelik tesisi veya işlemi yapması veya yaptırması halinde de suçun maddi unsurlarının oluştuğu kabul edilebilecektir.