2. Hukuk Dairesi 2022/304 E. , 2022/2424 K. "" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, hükmedilen nafaka ve tazminatlar, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği …
**2. Hukuk Dairesi 2022/304 E. , 2022/2424 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma - Ziynet Alacağı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından kusur belirlemesi, karşı davanın kabulü, hükmedilen nafaka ve tazminatlar, reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir. 2-Taraflar arasındaki evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı olarak karşılıklı açılan boşanma davasının yapılan yargılaması sonunda, ilk derece mahkemesince davacı-davalı erkeğin “ hakaret ettiği ve fiziksel şiddet uyguladığı”, davalı-davacı kadının ise “ortak konutu terk ederek birlikte yaşamaktan kaçındığı”, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda davacı-davalı erkeğin ağır, davalı-davacı kadının ise az kusurlu olduğu kabul edilerek her iki davanın kabulü ile boşanmaya ve ferilere karar verilmiştir. Taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine bölge adliye mahkemesince, davacı-davalı erkeğin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-davacı kadının istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı-davalı erkek, dilekçelerinde kadının hakaret ettiği vakıasına dayanmış olup dinlenen tanık beyanları ile de bu vakıa ispatlanmıştır. Bununula birlikte davalı-davacı kadın da dilekçelerinde hakaret vakıasına dayanmış olmasına rağmen bu vakıa tanık beyanları veya başka delil ile ispatlanamamış olmasına rağmen mahkemece davacı-davalı erkeğe hakaret kusuru yüklenmiştir. Hal böyle olunca davacı-davalı erkeğe yüklenen hakaret kusurunun erkekten çıkartılarak, davalı-davacı kadına hakaret kusurunun yüklenmesi ve tarafların kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarına göre boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. O halde davacı-davalı erkeğin ağır, davalı-davacı kadının ise az kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir. 3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebep olan olaylarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddî ve manevî tazminata karar verilemez. Davalı- davacı kadın yararına Türk Medeni Kanunu'nun 174/1-2. madde koşulları oluşmamıştır. O halde davalı-davacı kadının maddî ve manevî tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.