8. Ceza Dairesi 2024/22756 E. , 2025/2760 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2928 E., 2024/265 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bul
**8. Ceza Dairesi 2024/22756 E. , 2025/2760 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2928 E., 2024/265 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ 1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/2, 109/1, 109/3-f, 109/5, 53 ve 63. maddeleri uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmıştır. 2. Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 14.02.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e. maddesi gereğince beraatine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden ise değişen suç vasfına göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 234/3. maddesindeki suçu oluşturduğu, 5271 sayılı Kanun'un 253, 254 ve 223/8. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmiştir. 3. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 08.11.2018 tarihli ve 2018/1668 Esas, 2018/1762 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekili ve katılan ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. 4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığının 23.11.2018 tarihinde 2018/186 itiraz no ile Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin verdiği kararın; ''...mağdurenin yaşı nedeniyle rızasının önem taşımaması, aşamalarda mağdurun tutarlı anlatımı ve tüm dava dosyası kapsamına göre sanığın üzerine atılı cinsel amaçla 15 yaşından küçük çocuğun hürriyetini kısıtlama suçundan cezalandırılması yerine TCK'nın 234/3. Maddesi kapsamında kaldığı ve şikayet olmaması sebebiyle hakkındaki kamu davasının düşmesi kararı üzerine yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi yasaya aykırı olduğu...'' gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 308/A-1 maddesi uyarınca itirazen yeniden incelenerek kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 5271 sayılı Kanun'un 308/A maddesi uyarınca 24.12.2018 tarihinde itirazın kabulüne karar vermiştir. 5. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 14.03.2024 tarihli ve 2018/2928 Esas, 2024/265 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan kurum vekili ve katılan ... vekilinin istinaf başvuruları yerinde görülerek İlk Derece Mahkemesi düşme kararının kaldırılmasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 62, 51 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafinin temyiz sebepleri; atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mağdurun yaşı konusunda hataya düşüldüğüne, zorunluluk hali olduğuna, verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, suç tarihinde 14 yaşında olan katılan ...'ün evden kaçarak Afyonkarahisar'dan Antalya iline gittiği, yolda giderken araçta başkaca kişilerin basit cinsel istismarına maruz kaldığı, bunun üzerine önceden tanımakta olduğu sanık ... ile Facebook üzerinden irtibata geçtiği, sanık ...'un katılan mağduru otogardan alıp tanık Ali Bal'ın evine götürdüğü, katılan ...'ün burada 3-4 gün kaldığı ardından eve dönmek istediğini beyan etmesi üzerine sanık ...'un katılan ...'ü otogara bıraktığı olaya ilişkin olarak; 1. Sanık müdafinin; katılanın yaşı konusunda hataya düşüldüğü ve zorunluluk hali olduğuna dair temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava dosyası içeriği, katılan mağdurun beyanları, katılanın adli raporları, sanığın savunmaları ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin mahkeme kabulünde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dava dosyası kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenlerle; sanık müdafinin katılanın yaşı konusunda hataya düşüldüğü ve zorunluluk hali olduğuna yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Katılan kurum lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden; T.C. Anayasası'nın 41. maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanun'dan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığı vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 14.03.2024 tarihli ve 2018/2928 Esas ve 2024/265 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasından vekalet ücretine ilişkin kısmın çıkartılarak bozma sebebi dışında kalan kısımlar aynen bırakılmak suretiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Antalya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.