T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1169 Esas KARAR NO: 2026/124 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 16/04/2024 NUMARASI: 2022/241 Esas, 2024/104 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini DAVA TARİHİ : 09/04/2018 KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf inc…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/1169 Esas KARAR NO: 2026/124 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 16/04/2024 NUMARASI: 2022/241 Esas, 2024/104 Karar DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini DAVA TARİHİ : 09/04/2018 KARAR TARİHİ: 28/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkiline gönderilen 08/03/2018 keşide tarihli ihtarname ile ... şirketi için ...'a vermiş olduğu muvafakatname, eser izin belgesi çerçevesinde işbu belgede yer alan ... ( ... ), ... ve ... isimli eserlerin bestecisi olarak toplam 3 adet eserin ... tarafından çıkartılacak olan ... isimli yapımda kullanılmasına izin verdiğini, ancak ... isimli projeye ait vadedilen devir işlemlerinin kararlaştırılan zaman içinde hayata geçirilememesi nedeni ile zarar gördüğünü ileri sürerek FSEK 58.maddesi kapsamında cayma hakkını kullandığını belirttiğini, davalının cayma hakkı bulunmadığı gibi caymanın yasal şartlarının da oluşmadığını, dava konusu eserlerle ilgili .../01/2014 tarihli muvafakatname kapsamında yükümlülüklerin müvekkili tarafından yerine getirildiğinden, davalının cayma hakkının haksız ve usulsüz olduğunu belirterek, FSEK’nun 58. maddesi uyarınca davalı tarafından ileri sürülen caymanın geçersizliği ile caymanın geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP ve KARŞI DAVA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; ..., ... ... isimli müzik eserlerinin bestecisinin müvekkili olduğunu, bu eserlere ilişkin davacının müvekkilinden izin alınmaksızın aranjeler yaptığı, sonrasında davacı tarafça müvekkilinden söz konusu eserlerin davacı tarafça çıkartılacak ... adlı yapımında kullanılması için muvafakat istendiğini, müvekkili tarafından davacı tarafın digital platformlarda söz konusu eserlerin satışından gelecek gelirden eser sahibi sıfatı ile müvekkiline bedel ödeneceği vaadi ile 08/01/2014 tarihinde muvafakatname verildiğini, 2014-2018 yılları arası söz konusu eserlerin digital platform üzerinden davacı tarafça satışları yapılarak gelir elde edilmesine karşın, söz konusu gelirden davacının taahhüdünün aksine müvekkili eser sahibine hiçbir gelir ödenmediğini, müvekkili tarafından .../03/2018 tarihli ihtarname ile muvafakatname izin belgesi çerçevesinde verilen tüm haklara ilişkin, FSEK 58. maddesi kapsamında cayma hakkının kullanılacağının iletildiğini, cayma ihtarının gerek usul ve gerekse de esas açısından kanuna uygun olduğunu, davacı tarafın müvekkiline ait eserlere ilişkin gelir elde etmesine karşın müvekkiline 4 yıl boyunca hiçbir ödeme yapmadığını, davacının söz konusu eserleri ... ... .... A.Ş. kanalı ile digital platformlara sunduğunu, gelir elde ettiğini, gelirlerden müvekkilinin eser sahibi olarak mahrum bırakılarak maddi ve manevi zarara uğratıldığını beyanla davanın reddine, karşı davanın kabulü ile telif ücretinin tespit edilerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 100-TL maddi tazminat ile 1.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, bu tespitlerden sonra davalı-karşı davacı tarafından sözkonusu eserden doğan hakların kullanımına ilişkin muvafakatnamenin FSEK kapsamında temsil hakkı ( m. 24 ), işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkı ( m. 25 )nı kapsadığı, davalı karşı davacı tarafça söz konusu eserden doğan hakların kullanımına ilişkin muvafakatnamenin verildiği 08/01/2014 ile ihtar tarihi 08/03/2018 arasındaki süre içinde davacının davalı-karşı davalı eser sahibine sözkonusu kullanımlar nedeniyle her hangi bir bedel ödemediği, davalı-karşı davacı tarafça cayma ihtarında 7 gün içinde yapım projesinin devri için önel verildiği ve bu önelde herhangi bir işlemin yerine getirilmediği dikkate alındığında 58.maddede belirtilen zaman eser sahibinin menfaatlerinin esaslı surette tehlikeye düşeceği dikkate alındığında fesih iradesinin yerinde olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine karar vermek gerektiği, davalı-karşı davacı tarafından sözkonusu eserden doğan hakların kullanımına ilişkin muvafakatnamenin verildiği tarihten ihtar tarihi arasındaki süre içinde davacının davalı-karşı davacı eser sahibine sözkonusu kullanımlar nedeniyle herhangibir bedel ödemediği, bu durum karşısında eser sahibinin söz konusu esere ilişkin verdiği muvafakatnameden amaçlanan faydayı elde etmediği ve eser sahibinin cayma hakkını kullanabilmesi için gerekli koşulların meydana geldiği, kullanılan cayma hakkının geçerli olduğu ve eser sahibinin zararının tazminini talep hakkına sahip olduğu, alınan bilirkişi raporu ile belirlendiği üzere davaya konu esere ait söz için 35.000 TL, müzik için 35.000 TL olmak üzere toplam 70.000,00-TL telif bedeli ödemesinin yerinde olacağı, bu bedelin 3 katı tutarı olan 210.000,00-TL yönünden davalı-karşı davacı tarafın talebinin yerinde olduğu, ihlalin sayısı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi hususlar dikkate alındığında davalı-karşı davacı tarafın 1.000-TL manevi tazminat talebinin yerinde gerekçesiyle asıl davanın reddine; karşı davanın kabulü ile; 210.000,00-TL maddi, 1.000-TL Manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı taraftan alınarak davalı-karşı davacı tarafa ödenmesine, karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde asıl dava yönünden; davalının 08/01/2014 tarihli muvafakatname ile davaya konu eserlerden kaynaklanan haklarının, müvekkili tarafından bedelsiz olarak kullanılmasına dair yazılı belge ile muvafakat ettiğini, gönderdiği ihtarnamelerde de muvafakatnameyi açıkça kabul edip, bedel talebinde bulunmadığını, söz konusu eserlerin müvekkili tarafından ticarete konu edilmesi sonucu davalıya üyesi bulunduğu meslek birliği ... tarafından 08.01.2014-28.05.2018 tarihleri arasındaki dönem için telif ödendiğini, dava konusu eserlerin rağbet görmeyen eserler olduğunun çok açık olduğunu, kararda muvafakatnamenin verildiği 2014 - 2018 yılına kadar geçen sürede eserlerin kullanımı dolayısı ile davalıya her hangi bir bedel ödenmediğine dair ifadenin yanlış olduğunu, zira davalıya meslek birlikleri tarafından ödemeler yapıldığının bilirkişiler tarafından da tespit edildiğini, Yargıtay kararları gereğince eserlerden az gelir elde edilmiş olmasının caymayı haklı hale getirmeyeceğini, cayması haksız olduğunu, davalının muvafakatname karşılığında kendisine devir bedeli ödenmediğini değil, devrettiği eserlerden gereği gibi faydalanamadığını iddia ettiğini, karşı dava yönünden; karara dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davalının caymasının haklı olduğuna karar verilip, FSEK 68.kapsamında 210.000-TL gibi son derece yüksek, denetime elverişli olmayan bir tutara hükmedildiğini, davacının dilekçesinde eserlerin izinsiz kullandığı ve bu nedenle FSEK 68/1 kapsamında izinsiz kullanım dolayısı ile bir tazminat talebi bulunmadığını, davacının talebinin dava dilekçesinde de yazıldığı üzere," 2014-2018 yılları arasında eserlerden elde edilen kardan kendisine pay/ödeme/pursantaj verilmesi olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere en aleyhe yorumla dahi FSEK 68.madde kapsamında münasip bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tazminata hükmedilmesinin, hükmedilen tazminatın tutarı ve belirlenme şeklinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin taleple bağlılık kuralını ihlal etmek sureti ile davacının talebini aşar şekilde hatalı bir değerlendirme yaptığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl dava, caymanın geçersizliğinin tespiti, karşı dava ise maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Asıl dava yönünden; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı-karşı davacı tarafından davaya konu eserden doğan hakların kullanımına ilişkin davacıya verilen muvafakatnamenin FSEK kapsamında temsil hakkını, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan araçlarla umuma iletim hakkını kapsadığı, davacının muvafakatname ile ihtar tarihi arasında davalı-karşı davacıya her hangi bir bedel ödemediği, davalı-karşı davacının cayma ihtarında davacıya edimini yerine getirmesi için süre verdiği, verilen sürenin sonuçsuz kaldığı, kullanılan cayma hakkının geçerli olduğu, ilk derece mahkemesince asıl davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin asıl davaya ilişkin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. 2-Karşı dava yönünden; davaya konu muvafakatnamede mali hak devir bedelinin kararlaştırılmadığı, bilirkişi heyetince davaya konu esere ait söz için 35.000-TL, müzik için 35.000-TL olmak üzere toplam 70.000-TL olarak belirlenen telif bedelinin yerinde olduğu, davalı-karşı davacı vekilinin cevap ve karşı dava dilekçesindeki, "Yukarıda arz ve izah ettiğimiz üzere davacı taraf müvekkile ait eserlere ilişkin gelir elde etmesine karşın müvekkile 4 yıl boyunca hiçbir ödeme yapmamıştır. Davacı söz konusu eserleri ..... A.Ş. kanalı ile digital platformlara sunmuş olup; bu durumdan gelir elde etmiştir. (Söz konusu firmaya müzekkere yazılarak dava konusu aranje eserlerin digital platformalardaki gelirlerinden davacı tarafa 08.01.2014 – 08.03.2018 tarihleri arası ne kadar gelir elde edildiğinin sorulmasını arz ve talep ederiz.) Söz konusu gelirlerden müvekkilimiz eser sahibi sıfatı mahrum bırakılmış olup; işbu neden ile davacı taraftan fazlaya ilişkin saklarımız saklı kalmak kaydı ile 100 TL. maddi tazminatın tahsili ile müvekkile ödenmesini arz ve talep ederiz." şeklindeki talebinden de açık biçimde anlaşıldığı üzere, karşı davadaki maddi tazminat talebinin muvafakatın geçerli olduğu tarihi olan 08/01/2014- 08/03/2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin telif bedeline ilişkin olduğu, nitekim ön inceleme duruşmasında da uyuşmalık konusunun "Karşı Davada ise; davalı - karşı davacının muvafakatını verdiği bu eserlerin dijital ortamda satışından eser sahibi olarak kendisine ödeme yapılması gerekip gerekmediği, bu konuda anlaşma bulunup bulunmadığı, davacı - karşı davalının 2014- 2018 yılları arasındaki satışlarından davalı - karşı davacıya ödeme yapıp yapmadığı, ödeme yapması gerekiyorsa ne kadar ödeme yapması gerektiğine dair konularında anlaşamadıkları" şeklinde tespit edildiği, ilk derece mahkemesince muvafakatın geçerli olduğu tarih olan 08/01/2014- 08/03/2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin, söz için 35.000-TL, müzik için 35.000-TL olmak üzere toplam 70.000-TL telif bedeline hükmedilmesi gerekirken, talebin aşılarak bilirkişilerce belirlenen telif bedelinin 3 katı 210.000-TL'ye hükmedilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmakla, HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı-karşı davalı vekilinin asıl davaya ilişkin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 3-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/04/2024 gün ve 2022/241 Esas, 2024/104 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 4-Asıl davanın REDDİNE, 5-Karşı davanın KISMEN KABULÜ ile, a-)70.000,00-TL maddi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı taraftan alınarak davalı-karşı davacı tarafa ödenmesine, b-)1.000-TL manevi tazminat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı-karşı davalı taraftan alınarak davalı-karşı davacı tarafa ödenmesine, 6-İlk derece yargılamasında asıl dava yönünden; a)Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 35,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 696,10 TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama ve tespit giderlerinin üzerinde bırakılmasına, c)Davalı-karşı davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, 7-İlk derece yargılamasında karşı dava yönünden; a)Alınması gereken 4.850,01 TL harçtan, peşin alınan 35,90 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 3.602,00 TL olmak üzere toplam 3.637,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.212,11 TL harcın davacı-karşı davalı taraftan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, b)Davalı-Karşı davacı tarafça yatırılan toplam 3.637,90 TL harcın davacı-karşı davalı taraftan alınarak davalı-karşı davacı tarafa ödenmesine, c)Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden Davalı-karşı davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalı taraftan alınarak davalı-karşı davacı tarafa ödenmesine, d)Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Davacı-karşı davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacı taraftan alınarak davacı-karşı davalı tarafa ödenmesine, e)Manevi tazminat talebi yönünden Davalı-karşı davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacı-karşı davalı taraftan alınarak davalı-karşı davacı tarafa ödenmesine, f)Davalı-karşı davacı tarafından yapılan 42,30 TL ilk dava masrafı, 262,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.000,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 9.304,30 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre belirlenen 3.130,83 TL'sinin davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacı tarafa ödenmesine, bakiye yargılama giderinin davalı-karşı davacı üzerinde bırakılmasına, 8-İstinaf yargılaması yönünden; a)Davacı-karşı davalı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf talebi reddedildiğinden, asıl dava yönünden alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacı-karşı davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, b)Davacı-karşı davalı vekilinin karşı davaya yönelik istinaf talebi kısmen kabul edildiğinden, karşı dava yönünden yatırılan istinaf peşin harcının talebi halinde davacı-karşı davalıya iadesine, c)İstinaf aşamasında davacı-karşı davalı tarafından yapılan yargılama gideri olan 1.169,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 320,00 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 1.489,40 TL'nin davalı-karşı davacıdan alınarak davacı-karşı davalıya verilmesine, d)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 9-Gerek ilk derecede gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/01/2026