(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/827 E. , 2009/9663 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili ... ... gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avu…
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/827 E. , 2009/9663 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tapu iptali-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili ... ... gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, 671 ada, 6 parsel numaralı dükkanı davalı ile birlikte inşa ettiklerini, aralarındaki anlaşmaya göre dükkanın yarısının kendisine ait olacağı ve satıştan elde edilecek miktarın yarısının kendisine verileceği hususlarının düzenlendiğini, tapuyu davalının aldığını ileri sürerek tapunun 1/2’sinin iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde rayiç değerin belirlenerek 1/2 rayiç bedel tutarının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, sözleşmede dükkanın satışından elde edilecek gelirin yarısının davacıya verileceğinin düzenlendiğini, satış olmadığını, taraflar arasında bono düzenlendiğini, alacağın bonoya dönüştüğünü borcu olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığından tapu iptali davasının dinlenemeyeceği, davaya konu dükkanların davalı adına kayıtlı olduğu, protokole göre dükkanların satılması halinde paranın yarısının davacıya verileceği, dükkanların satılmamış olması nedeniyle davacının henüz alacak hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında düzenlenen 06.01.1997 tarihli protokole göre dükkanların satışından elde edilecek net paranın yarısının davacıya verileceği vazgeçme halinde 10.000.00 YTL’lik bononun davacı tarafından tahsil edileceği kararlaştırılmış, satış için bir tarih öngörülmemiştir. Davalı, protokole içerik ve imza yönünden itirazda bulunmamıştır. Davacı taşınmazların satılması için ilanihaye beklemek zorunda değildir. Aradan uzunca bir zaman geçmiştir. Öte yandan, davacının sözleşmeden doğan hakları dava yoluyla elde etmesi ve ilama bağlatmanında hukuki yararı mevcut olup, 2009/827-9663 öncelikle elindeki teminat suretini paraya çevirmeye zorlanamaz. Öyle olunca mahkemece protokole konu taşınmazların dava tarihindeki rayiç değerleri belirlenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 9.7.2009 gününde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ