Başvuru, sicil sırasında kendisinden sonra gelen subayların sözleşmeleri yenilenmesine rağmen e-posta yazışmaları dikkate alınarak subay sözleşmesinin yenilenmemesi, bu işleme karşı açtığı davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi AYİM) Birinci Dairesi tarafından verilen karar hakkındaki karar düzeltme talebinin aynı daire ve aynı üyeler tarafından karara bağlanması nedenleriyle eşitlik ilkesinin, iki dereceli yargılama hakkının, özel hayatın gizliliği hakkının ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildi
Başvuru, sicil sırasında kendisinden sonra gelen subayların sözleşmeleri yenilenmesine rağmen e-posta yazışmaları dikkate alınarak subay sözleşmesinin yenilenmemesi, bu işleme karşı açtığı davada Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) Birinci Dairesi tarafından verilen karar hakkındaki karar düzeltme talebinin aynı daire ve aynı üyeler tarafından karara bağlanması nedenleriyle eşitlik ilkesinin, iki dereceli yargılama hakkının, özel hayatın gizliliği hakkının ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 23/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 27/6/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 22/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü 21/10/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş 3/11/2014 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı beyanlarını 10/11/2014 tarihinde ibraz etmiştir. Anayasa Mahkemesinin 16/11/2015 tarihli yazısı ile Hava Kuvvetleri Komutanlığından dava dosyasına sunulan gizli ibareli belgelerin gönderilmesi, personel tarafından yazılan e-postaların denetleneceğini düzenleyen yasal mevzuatın bildirilmesi istenmiştir. Hava Kuvvetleri Komutanlığı 4/12/2015 tarihli yazılı cevabı ile istem konusu hususlarla ilgili bilgi ve belgeleri sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ulaşılan bilgi ve belgeler çerçevesinde ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 30/8/2003 tarihinde sözleşmeli subay statüsünde görev yapmak üzere 9 yıl süreli sözleşme imzalayarak Hava Kuvvetleri Komutanlığında göreve başlamıştır. Başvurucu, sözleşme süresi bitmeden önce 31/1/2012 tarihinde sözleşme yenileme talebinde bulunmuş 5/6/2012 tarihli işlemle başvurucunun sözleşmesinin yenilenmemesine karar verilmiştir. Başvurucu tarafından sözleşmenin yenilenmemesi işleminin iptali ve yoksun kaldığı özlük haklarının ödenmesi istemiyle 13/8/2012 tarihinde AYİM Birinci Dairesinde dava açılmıştır. Yargılama sırasında davalı idarenin 9/10/2012 tarihli yazısının ekinde gönderilen savunmasında Hava Kuvvetleri Komutanlığının sözleşmeli subay ihtiyacının planlandığı, buna göre idarenin kanundan kaynaklanan yetkisi dâhilinde hareket ederek ihtiyaç durumu dikkate alınarak ve personelin safahat kayıtları (sicil sırası, ödül/takdir/ceza durumu, ilgili personel hakkındaki istihbarat değerlendirmeleri, almış olduğu eğitimler ve bu eğitimlerdeki başarı durumu) değerlendirilerek idarenin takdir yetkisi çerçevesinde başvurucunun sözleşmesinin yenilenmediği; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesi kapsamında gizli bilgi ve belge gönderileceği belirtilmiştir. Davalı idare 9/10/2012 tarihli yazı ile söz konusu gizli belgeleri Mahkemeye göndermiştir. Bu belgeler, Hava Kuvvetleri Komutanlığında sadece personelin kullandığı, TSK Net E-posta Sistemi üzerinden başvurucunun e-posta adresine gönderilen veya başvurucunun gönderdiği iletilere ilişkin, 19/12/2011 tarihli E-Posta Denetim Birimi İnceleme Sonuç Raporu ve eklerinden oluşmaktadır. Anılan raporda, başvurucunun 2011 yılı içerisinde göndermiş olduğu 9 adet e-posta içerisinde gizlilik derecesi “gizli” olan dosyalar olduğu, gayri ahlaki belgeler ve oyunlar içeren e-postalar gönderdiği, kendisiyle aynı rütbede bulunan arkadaşı T.ye gönderdiği e-postalardan birinde psikolojisinin bozuk olduğuna intihar edebileceğine yönelik ibareler bulunduğu yönünde tespitler bulunmaktadır. Buna göre başvurucu, inceleme dönemi içerisinde (1/1/2006-12/12/2011) Hava Kuvvetleri Komutanlığı sistemine bağlı resmî e-posta hesabından 2/5/2011 tarihinde üç askerî personele makineli tüfek atışları kıymetlendirme formu isimli belgeyi, 2/5/2011 tarihinde bir askerî personele eğitim atışlarına ilişkin bir belgeyi,13/7/2011 ve 26/7/2011 tarihlerinde iki askerî personele görevlendirmeye ilişkin bir yazı ve görevlendirilen personel listelerini, 27/5/2011 tarihinde bir seminere ilişkin belgeyi göndermiştir. Anılan belgelerin “gizli” gizlilik dereceli belgeler olduğu görülmektedir. Başvurucunun devre arkadaşlarına gönderdiği 11/2/2009 tarihli e-postanın içeriğinde ise mizahi bir dille kaleme alınan bir hikâyenin ekinde bikinili bir kadının fotoğrafı yer almaktadır. Başvurucunun devre arkadaşı olan T. ile yazışmalarında ailevi sorunlarından bahsettiği, arkadaşının sorunlarına ilgisiz kalmasına sitem ettiği yine sözleşme yenilenmesi sürecine ilişkin bazı bilgiler paylaştığı anlaşılmıştır. AYİM Başsavcılığı, idarece başvurucunun statüye alındığı sırada mevcut olan personel ihtiyacı ile kadro durumunun değiştiğine ilişkin bir savunma yapılmadığını, personel sayısında ortaya çıkan fazlalıktan başvurucunun sorumlu tutulamayacağını, diğer taraftan başvurucunun hizmete tahsisli elektronik ortamda paylaştığı ileri sürülen yazı ve fotoğrafların içeriğinin sözleşmenin yenilenmemesi sebebi olarak kabul edilemeyeceğini, söz konusu materyalde başvurucunun statü dışında kalmasını gerektiren ağır ve vahim bir disiplin ihlali bulunmadığını, bu eylemlerin basit disiplin ihlali olduğunu ve disiplin cezası ile karşılanmasının mümkün olduğunu, oysaki davalı idare tarafından bu durum tespit edildiği hâlde başvurucuya herhangi bir disiplin işlemi dahi uygulanmadığını, buna göre elektronik postaların başvurucunun statüden çıkartılması sebebi olarak kabul edilmesinin ölçülülük ilkesi ile bağdaşmadığını; sonuç olarak başvurucunun subaylık sözleşmesinin yenilenmemesi işleminde takdir yetkisinin objektif, adil ve hakkaniyete uygun biçimde kullanılmadığını, bu hâliyle işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olduğunu belirterek ayırma işleminin iptaline karar verilmesi yönünde düşünce bildirmiştir. Mahkeme 28/5/2013 tarihli ve E.2013/49, K.2013/639 sayılı kararı ile oyçokluğuyla davayı reddetmiştir. Kararın gerekçesinin ilgili bölümü şöyledir:“…Öncelikle dava konusu yapılan sözleşme bir idari sözleşmedir… Sözleşmenin bir tarafı idare, diğer tarafı ise kamu personelidir. Ancak bu kamu personeli ‘memur’ statüsünde değildir. Anayasa’da dayanağını bulan ‘diğer kamu görevlileri’ statüsündedir… Yasama Organı, subay ve astsubay olarak istihdam edilecek sözleşmeli personelin alınma, özlük hakları, sözleşmenin yenilenmemesi ve feshi hallerini kanun ile düzenlemiştir. Sözleşmeli personelin statüsü kanun ile düzenlendiğine göre öncelikle yasada yer alan sözleşmenin yenilenmesine ilişkin hükümlere ayrıntılı olarak bakmak gerekmektedir.… (4678 sayılı) Kanun hükmünde sözleşmenin hangi hallerde yenileneceğine ilişkin hüküm bulunmamaktadır…Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliğinin… maddesinin (a) fıkrasında… düzenlemesi yer almaktadır.Görüldüğü üzere, sözleşme süresi bitiminde idareyi sözleşme yapmaya zorlayıcı yönetmelik hükmü de bulunmamaktadır. Yasa koyucu bu şekilde bir düzenleme yöntemiyle idareye takdir yetkisi tanımıştır. Ancak bu demek değildir ki idare takdir yetkisini keyfi bir şekilde istediği gibi kullanacaktır. İdare takdir yetkisini hukuka uygun kullanmak zorundadır. Diğer yandan sözleşmeli personel, sözleşmeli olmanın sonucu, kamu personelinin diğer bir kısmını oluşturan memurlar gibi iş güvencesine sahip bulunmamaktadır. İdare, kendi planları doğrultusunda ne kadar sözleşmeli personel bulunduracağına ilişkin hesaplar yaparak bir mahruti yapı oluşturmaya çalışmıştır. Yaptığı hesaplamalar çerçevesinde, Hv. Savunma subay statüsünde 2 sözleşmeli personel ile sözleşme yenilenmesine karar vermiştir. Bu noktada; mahkememizce hesaplamalar yaparak, idarenin Hv. Savunma subay sözleşmeli personel alımı yapması gerektiği konusunda değerlendirme yapıp, ‘idarenin… kadar daha personel alması gerektiği’ yönünde bir sonuca varmak, yerindelik denetimi olacaktır ki o da Anayasa’nın maddesine aykırılık teşkil edecektir. Mahkemelere böyle bir değerlendirme yetkisi tanınmamıştır. Kısaca, sözleşmeli personelin alımında veya sözleşmeli personel sözleşmelerinin yenilenmesinde, takdir yetkisini ortadan kaldıracak şekilde iptal kararı vermek, hukuken mümkün görünmemektedir. …İstikrar bulmuş kararlarımızda da belirtildiği üzere, kamu hizmetini yürütmekle görevli olan idarenin, bu hizmeti en iyi şekilde yürütebilmesi için gerekli tedbirleri alma yetkisi ile donatılmasının zorunlu olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle, idarenin kamu hizmetini yürütecek personelini alırken bir takım özelliklere sahip olmasını araması tabii olduğu gibi statüye alındıktan sonra da bunları verimli biçimde kullanması, hizmeti aksatacak, kendisinden artık verim alınması imkânı kalmamış, aksine idare mekanizmasına ve kamu hizmetinin yürütülmesine zararlı olacak personelini bünyesi dışına çıkarması da olağan görünmektedir. Dolayısıyla idare, sözleşme yenileyecek personelini belirlerken hiç şüphesiz en iyisini seçmeye çalışacaktır. Bu bağlamda öncelikle sicil ve hakkındaki kanaatler ne kadar iyi olursa olsun, ceza durumunu ve İKK hassasiyetini dikkate alarak, ileride TSK’yı zor duruma düşürebilecek şekilde problem oluşturacak veya TSK’nın itibarını zedeleyebilecek personeli öncelikle eleyebilecektir. Bu konuda da gerektiğinde arşiv araştırması yapabileceği gibi, İKK tespitleriyle de karar verebilecektir. Zira ortada sona ermek üzere olan bir sözleşmenin tekrar canlandırılması söz konusudur. Yasa koyucu da sözleşmenin her iki tarafına sözleşmeyi yenileme veya yenilememe hususunda takdir yetkisi tanımıştır. Bu bağlamda; dava konusu işleme baktığımızda 1602 sayılı Kanunun 52’nci maddesi kapsamında gönderilen belgeler ve ara kararı sonrası gönderilen belgeler incelendiğinde; sözleşmesi yenilenebilecek toplam 5 sözleşmeli Hv.svn. subayının olduğu, bunlardan 4’ncü sırada yer alan Hv.Svn.Ütğm. S.T.’ninve 1’nci sırada yer alan davacının ‘İKK hassasiyetleri çerçevesinde’ sözleşmelerinin yenilenmediği, 2,3 ve 5’nci sırada yer alan ve sözleşmeleri yenilenen personelin ‘İKK hassasiyeti’nin bulunmadığı, davacı ile ilgili olarak kurum içi hizmete ilişkin kullanılmak üzere tahsis edilen e_posta adresinde gönderici olarak; cinsellik içerikli fotoğraflar, ‘gizli’ gizlilik dereceli e_postalar gönderdiğinin belirlendiği, e_postaların birinde intihar etmeyi düşündüğünden bahsettiği, bu hususlar birlikte dikkate alındığında; idarenin takdir yetkisini hukuka uygun kullandığı, açık bir değerlendirme hatasının bulunmadığı, bu bağlamda davalı idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön olmadığı sonucuna varılmıştır.” Karara katılmayan Daire Başkanının karşıoy yazısında aşağıdaki açıklamalara yer verilmiştir:“İdare, savunma sınıfı 5 subaydan sicil sırasına göre 2, 3 ve 5’nci sıradaki personelle sözleşme yenilemiştir. 1’nci sıradaki, 22 takdiri olan, nitelik belgesi çok iyi olarak düzenlenen ve cezası olmayan davacı ile sözleşme yenilenmemiştir. İdarenin dayandığı İKK ile ilgili belgelere bakıldığında;- Cinsellik içeren görüntülerin mizah amaçlı gönderildiği, üstelik bu görüntülerin diğer davacıların gönderdiği görüntülere göre nitelik ve nicelik bakımından az ve hafif olduğu, özellik arz etmediği,- Belge olarak eklenen birçok sayfaların boş olduğu,- Gerek idarece gerek çoğunluk tarafından ileri sürülen gizli belgelerin e-posta ile ifşa edildiği şeklindeki iddianın gerçeği yansıtmadığı, zira bunlarla yenileme ve dava aşamasıyla ilgili endişe ve sıkıntılarını dile getirip, avukattan alınan bilgilerin aktarıldığı,- E-posta ile görüştüğü T.’nin 5’nci sırada olmasına, disiplin cezası ve olumsuz kanaat bulunmasına rağmen sözleşmesinin yenilendiği anlaşılmaktadır.Bu sebeplerde, davacının kurumsal e-postayla gönderdiği 2009 tarihli hizmet dışı iletilerden dolayı zamanında uyarılıp cezalandırılması gerekirken, yenilenenlere göre gerek önde olması, gerek daha olumsuz nitelikli personelle sözleşme yenilenmesi karşısında, takdir yetkisinde açık hataya düşüldüğü kanaatine vardığımdan …” Karara katılmayan bir üyenin karşıoy yazısının ilgili bölümü ise şöyledir:“Dava konusu işlem incelendiğinde; davacının sicil/yeterlilik çizelgesinde 1’nci sırada olduğu, davacıdan sonra gelen üç personelin sözleşmesinin yenilendiği, yeterlilik derecesi açısından 2003 yılında sözleşme yapılan Hv.Svn. Üsteğmenler içinde birinci sırada bulunan ve nitelik belgesi ‘çok iyi’ seviyede olan davacının Hv.K.K.lığına ait kapalı devre elektronik ortamda gönderdiği ileri sürülen yazı ve fotoğrafların içerik olarak sözleşme yenilememe işleminin somut gerekçesini oluşturacak vahamette ve nitelikte olmadığı, dolayısıyla davalı idarenin bu konudaki takdir yetkisini objektif sınırlar içinde kullanmadığı, eşitlik ilkesine sadık kalmadığı, ayrıca sebep ve amaç unsurları bağlamında tesis ettiği işlemde ‘ölçülülük’ ilkesine uygun davranmadığı ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi kanaatinde olduğumdan…” Başvurucunun karar düzeltme talebi de aynı Dairenin 19/11/2013 tarihli ve E.2013/1097, K.2013/1104 sayılı kararı ile reddedilmiştir. Karar, başvurucuya 9/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 27/12/2013 tarihinde süresinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa Mahkemesinin 16/11/2015 tarihli yazısına verilen Hava Kuvvetleri Komutanlığının 4/12/2015 tarihli cevap yazısına göre TSK Net E-Posta Sistemi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) personeline görev kapsamında kullanılması için tahsis ettiği, dış dünyaya kapalı, intranet olarak ifade edilen sadece askerî personelin birbiriyle ve askerî hizmete ilişkin veri paylaşımına imkân veren sınırlı bir haberleşme sistemidir. Anılan yazı ve ekli belgelerden e-postaların istihbarat ve istihbarata karşı koyma hassasiyetleri çerçevesinde denetleneceğini öngören kanuni düzenlemelerin, 1/11/1983 tarihli ve 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanunu’nun maddesinin (a) fıkrasının üçüncü alt bendi, 31/7/1970 tarihli ve 1324 sayılı Genelkurmay Başkanının Görev ve Yetkilerine Ait Kanun’un maddesinin ikinci fıkrasının (a) numaralı bendi, Genelkurmay Başkanlığının 27/2/2006 tarihli ve 6406668 sayılı emri, Hava Kuvvetleri Komutanlığının 22/3/2006 tarihli ve 48960 sayılı emri ve 14/5/2007 tarihli Genelkurmay Başkanlığı MY 411-7 TSK-NET E-Posta Sistemi Yönerge'si (Yönerge) olduğu anlaşılmaktadır. B. İlgili Hukuk 4/1/1961 tarihli ve 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu’nun maddesi şöyledir: “Amir; … Maiyetin ahlaki, ruhi ve bedeni hallerini daima nezaret ve himayesi altında bulundurur…” 211 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Silahlı Kuvvetlerde askeri eğitim ile beraber ahlak ve maneviyatın yükseltilmesine ve milli duyguların kuvvetlendirilmesine bilhassa itina olunur.Cumhuriyete sadakat, vatanını sevmek, iyi ahlaklı olmak, üste itaat, hizmetin yapılmasında sebat ve gayret, cesaret ve atılganlık, icabında hayatını hiçe saymak, bütün silah arkadaşları ile iyi geçinmek, birbirlerine yardım, intizam severlik, yapılması men edilen şeylerden kaçınmak, sıhhatini korumak, sır saklamak her askerin esas vazifesidir.” 13/6/2001 tarihli ve 4678 sayılı Türk Silahlı Kuvvetlerinde İstihdam Edilecek Sözleşmeli Subay ve Astsubaylar Hakkında Kanun’un “Tanımlar” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Bu Kanun’da geçen...e) Sözleşmeli subay: Bu Kanunda öngörülen esaslara göre, kendileri ile sözleşme yapılarak subay nasbedilen teğmen, üsteğmen ve yüzbaşı rütbelerini haiz subayları,…ifade eder.” 4678 sayılı Kanun’un “Sözleşme süreleri” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Sözleşmeli subay adayları ön sözleşme yapılarak askerî eğitime alınırlar. Bu eğitimi başarı ile tamamlayanlardan yönetmelikte belirtilen şartları taşıyanlarla sözleşme yapılır ve bu kişiler teğmen rütbesine nasbedilirler. Sözleşme süreleri üç yıldan az ve dokuz yıldan fazla olmamak şartıyla, hizmet gerekleri ve yetiştirme maliyetlerine bağlı olarak kuvvet, sınıf ve branşlara göre yönetmelikte belirlenir. Yönetmelikte belirlenen şartları taşıyanların talepleri halinde sözleşmeleri yenilenebilir. Ancak sözleşmeli subaylardan rütbe yaş haddini dolduranlar hakkında 1949 tarihli ve 5434 sayılı Kanun hükümleri uygulanır. Sözleşme süreleri; terörle mücadele sırasında veya bu görevlerden dolayı alıkonulma ya da kaybolma hâli ve sıkıyönetim, seferberlik, savaş veya silahlı çatışmayı gerektirecek hal ile savaş hallerinde Kuvvet Komutanları, Jandarma Genel Komutanı ve Sahil Güvenlik Komutanının göstereceği lüzum üzerine, durumun devamı müddetince Genelkurmay Başkanının onayı ile talebe bakılmaksızın uzatılabilir.”Sözleşme işlemleri, Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığınca yapılır.” 4678 sayılı Kanun’un “Rütbe bekleme süreleri ve sözleşmenin yenilenmesi” kenar başlıklı maddesinin ikinci fıkrası şöyledir:“Her sözleşme süresinin sona erme tarihinden en az üç ay önce taraflar sözleşmeyi yenileyeceklerine dair yazılı bildirimde bulunmadıkları takdirde, sözleşme kendiliğinden sona erer.” 4678 sayılı Kanun’un “Sözleşmenin idarece fesih halleri” kenar başlıklı maddesinin üçüncü fıkrası şöyledir:“Sözleşmeli subay veya sözleşmeli astsubayların sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle sözleşme süresinin bitiminden önce feshedilebilir:…b) Disiplinsizlik ve ahlaki durum nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamayacağı, sıralı sicil üstlerinin düzenleyeceği sicil ve kanaat raporu ile anlaşılmak.…” 4678 sayılı Kanun’un “Sağlık hizmetlerinden yararlanma ve sosyal haklar” kenar başlıklı maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları şöyledir:“Sözleşmeli subay ve sözleşmeli astsubaylardan; a) Kendi kusurları olmaksızın idare tarafından sözleşmeleri yenilenmeyenler ile sözleşme süresi içinde vefat, bir yıl içerisinde Kanunda belirtilen süreden daha fazla hava değişimi/istirahat/benzeri sıhhi izin süresini geçirme, bulunduğu kadronun kaldırılması, istihdam edildiği kadronun sağlık niteliğini kaybetme nedeniyle sözleşmeleri sona erenler ve bunların bakmakla yükümlü oldukları aile fertlerinin, Türk Silâhlı Kuvvetlerinde sözleşmeli subay ve sözleşmeli astsubay olarak hizmet edilen süre kadar ve en çok on yılı,…geçmemek üzere muayene ve tedavi hizmetleri askeri hastanelerde, asker hastanelerinin bulunmadığı garnizonlarda ise garnizon komutanlıklarından sevk alınmak şartıyla kamu sağlık kuruluşlarında, ücretsiz olarak verilmeye devam edilir. Ancak, kamu kurum ve kuruluşlarının ve sosyal güvenlik kurumlarının sağlık hizmetlerinden yararlanma hakkı doğanlar, bu hakları mevcut olduğu sürece bu maddeye göre sağlanan sağlık hizmetlerinden ve asker hastanelerinden yararlanamazlar.” 4678 sayılı Kanun’un “Tazminat ve ikramiye ödeme esasları” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Sözleşmeli subay ve sözleşmeli astsubaylardan kendi kusurları olmaksızın hizmet sürelerinin uzatılmaması sebebiyle veya sözleşme süresini bitirip ayrılanlar ile durumları 13 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (i), (j) ve (k) bentleri kapsamına girenlere aşağıda yazılı esaslara göre tazminat verilir:…” 4678 sayılı Kanun’un “Yönetmelik” kenar başlıklı maddesi şöyledir“Sözleşmeli subay ve astsubay adayları ile sözleşmeli subay ve astsubaylarda aranacak nitelikler, sağlık koşulları, alınacakları sınıf ve branşlar, duyuru, müracaat şekli ve zamanı, müracaatların kabul edilmesi, sözleşmenin yapılması, sözleşme süreleri, sözleşmenin feshedilmesi, görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilmeme halleri ve bunlara yapılacak işlemler, sözleşmenin uzatılmasında uygulanacak esaslar, sınav, öğretim ve eğitimin esas, şekil ve süreleri, kıt’a, karargâh, kurum ve idarî işlerde görevlendirilmeleri, izin, ayırma, atamalar, yer değiştirmeler, astlık-üstlük münasebetleri, sicil işlemlerine ilişkin usul ve esaslar, muvazzaf subay veya astsubay statüsüne geçirilecekler için uygulanacak usul ve esaslar, sözleşme yapmaya yetkili makamlar, meslek içi eğitim ve ihtisas kurslarının süresi ve şekli, giyim, kuşam ve istihkaklarının verilme usulü, sağlık işlemleri, Türk Silâhlı Kuvvetlerinden ilişiği kesilenlerin kendilerine yapılan eğitim, öğrenim ve yetiştirme masraflarının geri ödeme esasları ile diğer hususlar, bu Kanunun yürürlüğe girmesini takip eden altı ay içerisinde Millî Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığınca müştereken çıkarılacak bir yönetmelikte gösterilir.” 27/4/2002 tarihli ve 24738 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sözleşmeli Subay ve Astsubay Yönetmeliği’nin maddesi şöyledir:“Sözleşmenin yenilenmesi ve uzatılması aşağıda belirtilen esas ve usullere göre yapılır.a) Sözleşmeli subay ve astsubaylardan, sözleşmesini yenilemek isteyenler sözleşme süresinin sona erme tarihinden 6 ay önceden başlamak suretiyle dilekçe ile ilk amirine müracaat eder. Bu dilekçeler, EK-C’de belirtilen nitelik belgesi ile beraber silsileler yolu ile Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına gönderilir. Sözleşmenin yenilenip yenilenmemesi konusundaki nihai karar Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından verilir. Uygun görülenlerin sözleşmesinin yenileneceği, sözleşmenin bitiminden önce bildirilir. Sözleşme, ilgili sözleşmeli subay veya astsubayın talebinin İdarece kabul edildiğinin bildirilmesi ile yenilenir…” 2937 sayılı Kanun’un “Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yükümlülükleri” kenar başlıklı maddesinin (a) numaralı fıkrası şöyledir:“Bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının Devlet istihbaratına ilişkin görevleri şunlardır: a) Kendi konularında; Görevlerinin gerektirdiği istihbaratı oluşturmak, MİT tarafından istenecek haber ve istihbaratı elde etmek, İstihbarata karşı koymak.” 1324 sayılı Kanun’un “Görev, yetki ve sorumluluk” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Genelkurmay Başkanı, Silahlı Kuvvetlerin savaşa hazırlanmasında; personel, istihbarat, harekat, teşkilat, eğitim, öğretim ve lojistik hizmetlerine ait ilke ve öncelikler ile ana programlarını tespit eder.Bunlardan;a) İstihbarat, harekat, teşkilat, eğitim, öğretim ve tedarik dışındaki lojistik hizmetlerin Kara, Deniz, Hava Kuvvetleri komutanlıkları ve Genelkurmay Başkanlığına bağlı kuruluşlar ile uygulanmasını sağlar.b) Personel hizmetleri, özel kanunlarına göre yürütülür.c) Lojistik tedarik hizmetleri için, tespit etmiş olduğu ilke, öncelik ve ana programları, bu hizmetleri yürütecek olan,Milli Savunma Bakanlığına bildirir.” Yönerge'nin birinci bölümünün “Amaç” başlıklı maddesi şöyledir:“Bu yönergenin amacı; karargahlarda yürütülen faaliyetlerin eş güdümü, bilgi arzı, emirlerin tebliği, göreve yönelik bilgi alışverişi de dahil olmak üzere görevin etkinliğini artıracak bilgilendirmeyle, TSK personeli arasında sosyal etkinliklere olanak sağlayacak yeni yıl, bayram kutlamaları ve benzeri mesajların gönderilmesi maksadıyla tesis edilen TSK-Net E-Posta Sistemi’nin kullanımı ve işletme-yönetimine ilişkin esasları belirlemektir.” Yönerge'nin birinci bölümünün “Kapsam” başlıklı maddesinin (a) numaralı fıkrası şöyledir:“Bu yönerge, TSK-Net ortamında TSK-Net E-Posta Sistemi sunucusu açmaya, işletmeye ve idame etmeye yetkili tüm birlik, karargâh ve kurumlar ile bu sunuculardan hizmet almak suretiyle sistemi kullanan tüm TSK personelini kapsar.” Yönerge'nin birinci bölümünün “Esaslar” başlıklı maddesinin (e) numaralı fıkrası şöyledir:“Sistemin amaç dışı kullanımını önlemek maksadıyla yönetici düzeyinde Yönergede belirtilen denetim sistemi kurulur. Bu denetim mekanizması ile sistemde dolaşan e-postalar sürekli kontrol edilerek amaç dışı kullanımda bulunanlar tespit edilir.” Yönerge'nin birinci bölümünün “Görev ve sorumluluklar” başlıklı maddesi şöyledir:“…(b)…Kuvvet Komutanlıkları(…)nın Görev ve Sorumlulukları:…(6) Etkili bilgisayar kullanımı, bilgi sistemleri güvenlik tedbirleri ve kullanıcıları ilgilendiren bilgisayar işletme usulleri hakkında bilgilendirici ve eğitici mahiyette brifingler hazırlayarak, bu brifinglerin her yıl en az iki defa tüm kullanıcılara verilmesini sağlamaktır.(c) Kişisel sorumluluk:…(2) E-posta sistemini amacı dışında kullanan ve bunu alışkanlık haline getiren personel hakkında, eylemi ayrıca başka bir suç teşkil etmese dahi, yasal işlem yapılır.” Yönerge'nin dördüncü bölümünün “Denetim mekanizmaları” başlıklı maddesi şöyledir:“a. E-postaların ihtiyaç duyulduğunda denetimini sağlamak üzere e-posta içerikleri ve iz bilgileri merkezi olarak saklanır ve yedeklenir.b. Yönerge ile belirlenen e-posta kullanım esaslarını denetlemek maksadıyla Genelkurmay Başkanlığı, MSB.lığı (emirlerine maruzdur), Kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı karargahlarında İstihbarat Başkanlıkları bünyesinde ilave kadro ihtiyacı getirmeyecek şekilde e-posta ‘denetim birimi’ teşkil edilir.c. Bahse konu denetim birimleri;(1) Gönderilen e-postaları, hazırlayacakları aylık/yıllık denetim planları kapsamında veya habersiz olarak, göreve/hizmete yönelik olup olmaması ve İstihbarat/İstihbarata Karşı Koyma (İKK) yönlerinden inceler,(2) E-posta incelemelerini talep/ihbar üzerine veya örnekleme metodu ile yapar,(3) Kullanıcı bilgisi dahilinde veya sunuculara yönlendirilerek toplanan e-postaları kullanıcıdan habersiz olarak denetlemek suretiyle gerçekleştirir,(4) Tespit ettikleri sorunlu hususları (denetim sonuçlarını) yayımlar ve takip eder.ç. Yönergede yer alan diğer hususların denetimi, genel denetleme heyetleri ve MEBS Denetleme heyetleri tarafından gerçekleştirilir.”