10. Hukuk Dairesi 2012/16210 E. , 2012/17095 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi No :495-511 İşkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirlerin, yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi tarafları avukatınca istenilmesi ve davalılar avukatlarınca duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelene…
**10. Hukuk Dairesi 2012/16210 E. , 2012/17095 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi No :495-511 İşkazası sonucu sürekli işgöremezlik durumuna giren sigortalıya bağlanan gelirlerin, yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tahsili davasının yapılan yargılaması sonunda; ilâmda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi tarafları avukatınca istenilmesi ve davalılar avukatlarınca duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 05.06.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü davalılar adlarına Av. ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlandı. Hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü; 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, sair temyiz itirazlarının reddine; 2- Önceki bozma kararımızda; sigortalının sürekli iş göremezlik oranı konusunda değişikliğin ortaya çıktığı, bu değişikliğin dava konusu ilk peşin sermaye değerli gelir üzerindeki etkisinin ve davalıların tazminle sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi gereğine değinilmiştir. Sürekli iş göremezlik derecesindeki düşmeye bağlı olarak değişime uğrayan gelir, yüksek iş göremezlik oranı nedeniyle bağlanmış olan başlangıçtaki gelir olup; gelir hesabındaki unsurlardan biri olan iş göremezlik oranındaki düşme karşısında, başlangıçtaki gelirin, değişen iş göremezlik oranına uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda, peşin sermaye değerli gelirin, gelir başlangıç tarihi itibariyle, düşen iş göremezlik oranına göre belirlenmesi; yeni oran üzerinden belirlenmiş olan peşin sermaye değerli gelire, gelir başlangıç tarihinden sürekli iş göremezlik derecesinin düştüğü tarihe kadar ödenen gelirin, yüksek iş göremezlik oranı ile düşen iş göremezlik oranı arasındaki fark iş göremezlik oranına karşılık gelen miktarının ilavesi gerekecektir. Davaya konu olayda; sigortalının sürekli iş göremezlik oranı %67 iken %49’a düşmüştür. 506 sayılı Yasanın 96. maddesinin dördüncü fıkrasında ; “İş göremezlik derecesi %25 ve daha yukarı olanlara bu Kanunun 20 nci maddesinin 3 üncü fıkrası uyarınca bağlanacak sürekli kısmi iş göremezlik gelirinin aylık tutarı bu Kanunun 78 inci maddesi uyarınca tespit olunacak günlük kazanç alt sınırının 30 katının %70'inden az olamaz.” hükmü öngörülmüştür. Sigortalının sürekli iş göremezlik oranının %25’in üzerinde olması nedeniyle Kurumca anılan madde hükmü tatbik edilmiş, gelir, asgari aylıktan ödenmiş, sigortalının gelirinde, artış, yada, azalış söz konusu olmamıştır. Bu husus, Kurumun 13.11.2009 tarihli yazısında da belirtilmiştir. Sigortalının sürekli iş göremezlik oranı konusunda ortaya çıkan değişikliğin, 506 sayılı Yasanın 96. maddesinin dördüncü fıkrasındaki düzenleme de gözetilerek, dava konusu peşin sermaye değerli gelir üzerinde etkisinin bulunmadığının belirgin olması karşısında, ilk peşin sermaye değerli gelir ile, yapılan masrafların tahsiline karar verilmesi gerekirken, ilk peşin sermaye değerli gelire, sürekli iş göremezlik oranının düştüğü tarihe kadar sigortalıya ödenen fiili ödeme miktarının ilave edilmek suretiyle davalıların fazla rücu alacağı ile sorumluluğuna karar verilmiş olması isabetsiz bulunmuştur. Öte yandan; açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uygun olan davanın, yasal dayanağını oluşturan düzenlemenin, yargılama sürecindeki yasa değişikliğiyle ortadan kalkması nedeniyle reddinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı halde; her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği yönündeki usul kuralından hareketle davacının, davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip, vekalet ücreti ile sorumluluğuna hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı ile, davalılar vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, davalılar avukatı yararına takdir edilen 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacı Kuruma yükletilmesine, 02.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.