1. Hukuk Dairesi 2011/12989 E. , 2012/7265 K. "" MAHKEMESİ : SANDIKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2010 Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil ile sözleşmenin iptali davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tapu iptal ve tescil ile sözleşmenin iptali i…
**1. Hukuk Dairesi 2011/12989 E. , 2012/7265 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SANDIKLI ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2010 Yanlar arasında görülen tapu iptal ve tescil ile sözleşmenin iptali davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; Dava, tapu iptal ve tescil ile sözleşmenin iptali isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacıların, miras bırakanları A. İ.'in, eşi davacı F.ile ayrı yaşadığı dönemde eşinin açmış olduğu nafaka davasından sonra mallarını kaçırmak amacıyla çekişmeli 2688 sayılı parselin tamamı ile 2757 sayılı parseldeki payını muvazaalı olarak kız kardeşi olan davalı F.'ya satış suretiyle temlik ettiğini; ayrıca, aynı amaçla noterlikçe düzenlenen sözleşmeyle de diğer taşınmazlardaki miras paylarını davalıya devrettiğini, ileri sürerek, eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır. O halde, iddianın ileri sürülüş biçimine ve içeriğine göre, davada muris muvazaası hukuksal nedenine dayanıldığı tartışmasızdır. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l.4.1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26.maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.