11. Ceza Dairesi 2016/5804 E. , 2016/4961 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Asıl Karar: Mahkumiyet Ek Karar: Temyiz talebinin reddine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 35. maddesindeki değişiklik ve 21. maddesindeki ek düzenleme karşısında, sanığın yokluğunda verilen hükmün bildirdiği mernis adresine anılan yasanın 21. maddesi yerine 35. maddesine göre 27.05.2013 tarihinde tebliğ edilmesinin usulsüz
**11. Ceza Dairesi 2016/5804 E. , 2016/4961 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : Asıl Karar: Mahkumiyet Ek Karar: Temyiz talebinin reddine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 35. maddesindeki değişiklik ve 21. maddesindeki ek düzenleme karşısında, sanığın yokluğunda verilen hükmün bildirdiği mernis adresine anılan yasanın 21. maddesi yerine 35. maddesine göre 27.05.2013 tarihinde tebliğ edilmesinin usulsüz olması nedeniyle sanığın temyizin süresinde olduğunun kabulü ile mahkemenin 20.12.2013 günlü ek kararı kaldırılarak yapılan incelemede gereği görüşüldü; 1.2009-2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediğinin iddia ve kabul olunan sanığın suçlamayı kabul etmeyerek, hurdacılık yaptığını, sokaklardan kağıt toplayıp hurda alan yerlere sattığını, tanımadığı bir kişinin kendisine ortak iş yeri açalım demesi üzerine bu kişiye güvendiğini, kimliğini verdiğini, notere gidip bazı belgelere imza attığını, kendisine 300 TL para verildiğini, ortak iş yapacaklarını düşündüğünü, ancak bu kişiyi daha sonra kaybettiğini, kim olduğunu bilmediğini, eline fatura geçmediğini, kimseye fatura vermediğini savunması, dosya içerisinde sadece 2009 takvim yılına ait 2 adet vergi denetmenince kaşelenmiş fatura bulunması, sahte fatura düzenleme suçunda suçun maddi konusunun fatura olması ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 227. maddesinin 3. fıkrasındaki ''Bu Kanuna göre kullanılan veya bu Kanun'un Maliye ve Gümrük Bakanlığına verdiği yetkiye dayanılarak kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgeler vergi kanunları bakımından, hiç düzenlenmemiş sayılır'' şeklindeki düzenlemeye göre de faturaların Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesinde öngörülen zorunlu bilgileri içermesinin gerekmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek bir biçimde belirlenebilmesi için; her takvim yılına ait suça konu fatura asıllarından kanaat oluşturacak sayıda temin edilip dosya arasına konulmasından sonra incelenerek, Kanunda öngörülen şekil şartlarını taşıyıp taşımadığının tespit edilmesi, faturaları kullanan firmalar hakkında düzenlenen vergi tekniği raporları aslı veya onaylı örnekleri getirtilip suça konu faturaları kullanan şirket yetkilileri dinlenerek faturaları kimden, hangi ticari ilişkiye dayanarak aldıkları konusunda beyanlarının alınması, gerektiğinde faturalar üzerindeki imzaların sanığın eli ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu aldırılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, 2. Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sanık hakkındaki infazın durdurulmasına, bu suçtan tahliyesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına, 30.05.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.