Ceza Genel Kurulu 2015/111 E. , 2015/381 K. "" Tebliğname: 2013/267329 Mahkemesi : İzmir 18. Asliye Ceza Günü : 04.06.2013 Sayısı : 360-384 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanıkların, anılan kanunun 32/3 ve TCK'nun 53/1. maddeleri gereğince üçer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna ilişkin, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.09.2009 gün ve 35-754 sayılı hükmün sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Ya…
**Ceza Genel Kurulu 2015/111 E. , 2015/381 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname: 2013/267329 Mahkemesi : İzmir 18. Asliye Ceza Günü : 04.06.2013 Sayısı : 360-384 2911 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanıkların, anılan kanunun 32/3 ve TCK'nun 53/1. maddeleri gereğince üçer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluğuna ilişkin, İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 15.09.2009 gün ve 35-754 sayılı hükmün sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 13.02.2013 gün ve 806-2202 sayı ile; "Sanıklara yüklenen suç tarihi, işlenme yöntemi ve temel şekli itibarıyla gerektirdiği cezanın süresine göre; hükümden sonra 05.07.2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanunun geçici 1. maddesi kapsamında kaldığı, anılan maddenin birinci fıkrasının b bendinde yer alan 'kovuşturma evresinde kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir' şeklindeki düzenleme karşısında; hükmün sair yönleri incelenmeksizin öncelikle bu sebepten dolayı bozulmasına" karar verilmiştir. İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesi ise 04.06.2013 gün ve 360-384 sayı ile; "Eylem, sanıkların gösteri ve yürüyüşe katılması değil, dağılma uyarısından sonra bu uyarıya riayet etmemesinden ibaret olmayıp, riayet etmemekle birlikte güvenlik güçlerine taş atıp yaralanmalarına neden olmaktan ibarettir. Sanıkların eylemi sadece gösteri ve yürüyüşe katılmak, ihtara uymayıp gösteri ve yürüyüşe devam etmekten ibaret olsa idi, bozma ilamının usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilirdi. Ancak yukarıda belirtildiği gibi sanıkların fiili, kendilerine ihtarda bulunan polis memurlarına taş atıp yaralamaktan ibarettir. Bu şekildeki eylemin, sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemi olarak kabul edilmesi mümkün değildir" şeklindeki gerekçelerle ilk hükmünde direnmiştir. Bu hükmün de sanık F.. A.. ve sanıklar müdafileri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2014 gün, 267329 sayı ve "bozma" istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Suçun sübutu ile eylemin vasıflandırılmasında bir anlaşmazlık ve bu kabulde de dosya muhtevası itibarıyla herhangi bir hukuka aykırılık bulunmayan somut olayda; Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; sanıkların toplantı ve gösteri yürüyüşlerine silahla katılma eylemlerinin, 6352 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında kalıp kalmadığının tespitine ilişkindir. İncelenen dosya kapsamından;