4. Hukuk Dairesi 2012/2533 E. , 2013/2511 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Ltd.Şti. vd. aleyhine 15/07/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından h…
**4. Hukuk Dairesi 2012/2533 E. , 2013/2511 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... Ltd.Şti. vd. aleyhine 15/07/2011 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 15/09/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı ... ve ... tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, yayın yolu ile kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkin olup yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karar, davalılardan .....Ltd.Şti. Ve .... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, .....Gazetesinde davalılar ... ve ..... imzalı 08/07/2010 ve 09/07/2010 tarihli yazılarda müvekkiline yönelik olarak rencide edici, gerçek dışı haberlere yer verilmek suretiyle müvekkilinin kişilik hak ve değerlerine saldırıda bulunulduğunu belirterek, davalıların manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir. Davalı ... Ltd.Şti., yayınların hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 08.07.2010 günlü yayının kamuoyunu bilgilendirmek amacı taşıdığı, dolayısıyla davacının kişilik haklarına karşı ağır ve haksız bir tecavüz olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle bu yayına yönelik talebin reddine, 09.07.2010 günlü yayında halk arasında, yüzünden kan damlayan, çok sağlıklı insanlar için kullanılan “turp gibi” tabirinden pay biçilerek kullanılan başlığın, davacıyı aşağılamak amacı güttüğü belirtilerek bu yayına yönelik istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Basın özgürlüğü, Anayasanın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki, bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.