1. Hukuk Dairesi 2012/347 E. , 2012/4219 K. "" MAHKEMESİ : SENİRKENT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 4 parsel sayılı taşınmaza komşu olan davalılara ait binanın iki adet penceresinin, çatı saçaklarının ve balkondaki mermer küpeştelerin komşuluk hukukuna aykırılık teşkil ettiğini, yağmur sularının inişi için yapılan boruların taşkın olduğunu, kapı girişine basamak yapıldığını ileri sürerek elatmanın önle…
**1. Hukuk Dairesi 2012/347 E. , 2012/4219 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SENİRKENT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 25/05/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 4 parsel sayılı taşınmaza komşu olan davalılara ait binanın iki adet penceresinin, çatı saçaklarının ve balkondaki mermer küpeştelerin komşuluk hukukuna aykırılık teşkil ettiğini, yağmur sularının inişi için yapılan boruların taşkın olduğunu, kapı girişine basamak yapıldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur. Davalılar,dava dilekçesinin tebliğinden hemen sonra iddia edilen aykırılıkları sonlandırdıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece, katlanılamaz derecede komşuluk hukukuna aykırılık ve zarar bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, komşuluk hukukundan kaynaklanan elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteklerine ilişkindir. Mahkemece, komşuluk hukukuna herhangi bir aykırılık ve zararın bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; kayden 4 parsel sayılı taşınmaz maliki olan davacı, komşu parselde bulunan davalılara ait binanın çatı saçaklarının, damlalıklarının, balkondaki mermer küpeştelerin komşuluk hukukuna aykırı olduğunu, damlalıkların ve kapı girişi basamakların kendi taşınmazına taşkın olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmış, ayrıca davadan önce yapılan delil tespiti ile de iddia edilen hususları bilirkişi raporu ile belgelendirmiştir. Davalılar, yargılama sırasındaki beyanlarında, dava dilekçesinin tebliğinden sonra iddia edilen müdahaleyi sonlandırdıklarını, gerekli düzenlemenin yapıldığını savunmuşlar, mahkemece yargılama sırasında yapılan keşif sonucu alınan rapor doğrultusunda davalı tarafın bir müdahalesinin bulunmadığı benimesenerek davanın reddine karar verilmiştir. Bilindiği üzere; ret kararı ile davanın konusuz kaldığı hallerde verilecek kararın hukuki neticelerinin farklı olacağı, her ne kadar dava sırasında müdahale sonlandırılmış ise de; her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olacağında kuşku yoktur. Hal böyle olunca; yargılama aşamasında müdahalenin sonlandırıldığı gözetilerek konusuz kalan elatmanın önlenmesi isteği bakımından bir karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurulması, öte yandan davacının ecrimisile hak kazanıp kazanamayacağının değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.