4. Hukuk Dairesi 2023/10072 E. , 2024/2117 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/67 E. 2022/77 K. DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.... vd arkadaşları DAVA TARİHİ : 16.04.201 HÜKÜM/KARAR : Davalı ... Yönünden Reddine, Diğer Davalılar Yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığına Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya
**4. Hukuk Dairesi 2023/10072 E. , 2024/2117 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/67 E. 2022/77 K. DAVALILAR : 1.... vekili Avukat ... 2.... vd arkadaşları DAVA TARİHİ : 16.04.201 HÜKÜM/KARAR : Davalı ... Yönünden Reddine, Diğer Davalılar Yönünden Karar Verilmesine Yer Olmadığına Taraflar arasındaki kurum zararından kaynaklanan alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın davalı ... yönünden reddine, diğer davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'un birlik başkanı, diğer davalıların da birlikte encümen üyesi olarak görev yaptıklarını, görev yapılan dönemde (2002, 2004, 2006 ve 2008 yılları arasında) davalı ...'a usulsüz olarak “birlik başkanlığı ödeneği” ödendiğini, diğer davalılara da usulsüz olarak “encümen huzur hakkı” ödendiğini, bu ödemelerin nasıl yapılacağının 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu'nda (5355 sayılı Kanun) düzenlendiğini, yapılan ödemelerin usulsüz olup davacı birliğin zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 76.638,00 TL ödenek ve huzur hakkı alacağının yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan ödemelerin birlik meclisi kararına dayandığını, usulsüz ödeme olarak kabul edilemeyeceğini, kaldı ki 5355 sayılı Kanun'un da 26.05.2005 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu tarihten önce sulama birlikleri ile ilgili bir yasal düzenlemenin bulunmadığını, zarara esas gösterilen kanunun geriye yürümeyeceğini, zarar iddiasında bulunulan dönemlere ilişkin birliğin Sayıştay denetiminden geçtiğini, herhangi bir usulsüz ödemenin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 29.04.2014 tarih ve 2010/163 Esas, 2014/192 Karar sayılı kararı ile; birlik tüzüğünün 19/2 ve 32/1. maddeleri uyarınca, birlik başkanına ödenek verilip verilmeyeceği ve ödenecekse miktarının tespiti yetkisinin birlik meclisine tanınmış olduğu, 2002, 2004, 2006 ve 2008 yıllarında birlik başkanı ve encümen üyelerine huzur hakkı ödenmesi hususunda birlik meclisinde bir karar alınmadığı halde, bilirkişi marifetiyle hesabı yapılan ödemelerin usulsüz olarak davalılara yapılmış olduğunun anlaşıldığı, 17.02.2014 tarihli bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, hükme esas alınması gerektiği gerekçesiyle, davalı ... aleyhine açılan davanın kısmen, diğer davalılar aleyhine açılan davanın tam kabulü ile davalı ...'dan 57.492,00 TL, davalı ... ...'dan 225,00 TL, davalı ...'den 225,00 TL, davalı ......'dan 225,00 TL, davalı ... ...dan 1.125,00 TL, davalı ......'dan 1.125,00 TL, davalı ...ı'dan 1.125,00 TL, davalı ...'dan 1.125,00 TL, davalı ... ...'dan 415,20 TL, davalı ...'dan 622,80 TL, davalı ...'dan 622,80 TL, davalı ...'den 615,20 TL, davalı ...'dan 415,20 TL, davalı ...'dan 207,60 TL, davalı ...'den 207,60 TL, davalı ......'dan 207,60 TL, davalı ...'dan 225,00 TL olmak üzere toplam 8.514,00 TL'nin bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 20.06.2013 tarihli raporda her bir davalı yönünden ayrı ayrı belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsil olunarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 10.11.2015 tarih ve 2014/15646 Esas, 2015/12719 Karar sayılı ilamı ile; "...Dosya içinde dava konusu dönemlerin tamamını kapsayan birlik tüzüğüne rastlanmamıştır. Mahalli idareler kontrolörü raporun da 26.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren kanun esas alınarak zararın belirlendiği anlaşılmaktadır. Mahkemece, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu'nun yürürlüğünden önceki yasal düzenlemeler araştırılıp, zarar dönemlerinin tamamını kapsayan birlik tüzükleri (varsa değişiklikleri ile birlikte) getirtilip, gerekirse yeniden bilirkişi raporu da alınarak davaya konu zararın tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak bilirkişiden ek rapor alındığı, 16.09.2019 tarihli ek bilirkişi heyet raporunun hükme esas alındığı, davalı ...'un görev yaptığı 2002-2008 döneminde fiilen görev yaparak hak ettiği huzur hakkını 26.11.1999 tarihli ve 4 nolu birlik meclis kararına dayalı olarak 2002-2004 ve 2006 yıllarında gelir vergisi ödenerek net aldığı, 26.05.2005 tarihinde kabul edilen ve 16.10.2006 tarihine kadar mahalli idare birliklerinin tüzüklerini bu yasaya uygun ... getirmelerinin istenilmesine üzerine ...'nin 25.05.2006 tarih ve 2006/20 sayılı meclis kararı ile tüzüğünü 5355 sayılı Kanuna uygun ... getirildiği ve bu durumun 2006 yılında Valilikçe onaylandığı, bu doğrultuda davalı ...'un yapmış olduğu ... yönetim kurulu başkanlığı nedeniyle fiilen çalışma karşılığı aldığı huzur hakları nedeniyle kamu zararına sebebiyet vermediğinin anlaşıldığı gerekçesiyle, ... aleyhine açılan davanın reddine, davalı ... ..., davalı ..., davalı ......, davalı ......, davalı ..., davalı ...ı, davalı ..., davalı ... ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ..., davalı ... yönünden Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2014/15646 Esas, 2015/12719 Karar sayılı ilamı ile kesin olarak karar verilmiş olduğundan bu davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, davalıların huzur hakkı ödeneğine hak kazandığına yönelik bir birlik meclis kararı bulunmadığını, bilirkişi raporunun hatalı değerlendirmeler içerdiğini, diğer davalılar yönünden kararın kesinleştiğini, bu nedenle yeniden tebligat yapılmasının usulen hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kurum zararından kaynaklanan alacak talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanun'un 22 nci maddesinin altıncı fıkrası. 3.Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile hükme esas alınan bilirkişi raporunun yerinde olmasına, davacı birliğin tüzüğünün 25.05.2006 tarih ve 2006/20 sayılı birlik meclis kararı ile 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu'na uygun ... getirilmiş olmasına, davacı yönünden kurum zararının oluştuğunun ispat edilememiş olmasına, ödenen huzur haklarının fiili çalışmanın karşılığı olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.