3. Ceza Dairesi 2021/16919 E. , 2023/2691 K. İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birin…
**3. Ceza Dairesi 2021/16919 E. , 2023/2691 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. .... Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2017/183 Esas, 2018/348 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/2 ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2019/158 Esas, 2019/224 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 13.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığına, bank ... hesap hareketlerinde talimat doğrultusunda işlem bulunmadığına, bankanın TMSF'ye devrinden sonra dahi işlemlerine devam ettiğine, sendika üyeliğinin suçun unsurları kapsamında mütalaa edilemeyeceğine, sanığın dini saiklerle sohbetlere katıldığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanık hakkında hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü .... İl TEM Şube Müdürlüğünce gönderilen 20.10.2016 tarihli ByLock sorgu tutanağı, ... İl KOM Şube Müdürlüğünce düzenlenen 06.07.2018 ve 15.08.2018 tarihli araştırma raporları ile ... ID numaralı tespit ve değerlendirme tutanağı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca gönderilen 06.07.2017 tarihli IMEİ kullanıcı raporu dosya arasına alınmış olup, bu verilerin incelenmesinden; söz konusu gsm hattının sanık adına kayıtlı olduğu ve beyanı ile sabit olduğu üzere sanık tarafından kullanıldığı, sanığın T.C. Kimlik numarası ile yapılan 20.10.2016 tarihli ByLock sorgulamasında adına kayıtlı ... numaralı gsm hattına bağlı ByLock programı tespit edildiği, ... ID ye ait tespit ve değerlendirme tutanağına göre bu program üzerinde "mustop" kullanıcı adı ve "0661.m" şifresinin profil bilgisi olarak kullanıldığı hususları anlaşılmış, sanık ve müdafi tarafından aşamalarda tespit ve değerlendirme tutanak içeriklerinin sanığa ait olmadığı şeklinde savunmalarda bulunulmuştur. Trabzon İl KOM Şube Müdürlüğünün 06.07.2018 tarihli araştırma raporundan A.A. isimli şahsa ait ... ID numaralı ByLock hesabında kayıtlı 357413 ID numaralı ByLock hesabının bulunduğu, 344167 ID'nin kullanıcısı A.A. isimli şahsın eklediklerine verdiği isimler incelendiğinde 357413 ID'ye "topoğlu" ismini verdiği, A.A.'nın alınan ifadesinde ...şahsını tanıdığını, alt komşusu olduğunu öğretmen ve Ankaralı olduğunu beyan ettiği hususu ile ByLock program içerik kayıtları birlikte incelenerek değerlendirildiğinde; diğer kullanıcıların 357413 ID'yi "mustafa" ve "topoglu" ismi ile kendi ID'lerine ekledikleri, profil kullanıcı adı olan "..." ifadesinin sanığın isim ve soyadının kısaltması ile oluşturulduğu, şifre bölümünde yer alan "0661.m" ifadesinde geçen 06 sayısının sanığın memleketi olan Ankara ilinin trafik plaka kodu olduğu, 61 sayısının sanığın çalıştığı yer olan Trabzon ilinin trafik plaka kodu olduğu, böylece sanığın kimlik-eşgal bilgileri ile ByLock program profil ve içerik kayıtları ile net olarak örtüştüğü tespit edilmiştir. Bu kapsamda sanığın, indirme, kullanma ve örgütsel amacı yukarıda ayrıntıları ile açıklanan, teknik bir takipten kurtulmak maksadıyla kullanılan, anlık mesajlaşma, e-posta gönderme, grup, sesli görüşme ve görüntü/belge gönderebilme özelliği bulunan, zaman ve mekana bağlı kalmayan ve haberleşme içeriğine sahip, global bir görüntü verilmekle birlikte bir takım değişiklikler yapılmak suretiyle muhtevası itibariyle münhasıran FETÖ/PDY terör örgütü mensuplarının kullanımına sunulan ve kriptolu bir program haline getirilen ByLock isimli programı kullandığı Trabzon İl KOM Şube Müdürlüğü birimince gönderilen 15.08.2018 tarihli tespit ve değerlendirme tutanağı, araştırma raporu, 357413 ID ye ait profil ve içerik kayıtları ile her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik veriler ve A.A.'nın beyanları ile tespit edilmiştir. Sanığın örgütün finans ayağını oluşturan Bank Aysa Katılım Bankasında örgüt liderinin çağrısı üzerine hesap açarak para yatırdığının iddia edilmesi karşısında her ne kadar sanık tarafından bu durum inkar edilmiş, sadece kredi kartını kullandığı ve ev kredisini ödediği ifade edilmiş ise de, sanığın Bank Asyada bulunan hesabına ilişkin hesap hareketlerini gösterir dijital kayıtlar incelendiğinde, sanığın FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün finans kaynağı olan Bank Asyada hesabının bulunduğu, 17.01.2013-15.07.2015 tarihleri arasında vadesiz altın mevduatı, vadeli TL ile vadeli EUR Mevduat/Katılım hesaplarında toplu para yatırma çekme, döviz ve altın alım satım işlemleri yaptığı, örgütün Bank Asyanın batma riski karşısında, mensuplarına bankadaki mevduatlarını artırması yönünde yapmış olduğu çağrı dönemi içerisinde ve 2014 yılı Ocak Şubat ve Eylül Ekim aylarında hesap hareketlerinin arttığı böylece örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ettiği anlaşılmış olup, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik ve hesap hareketleri ile örtüşmeyen savunmalarına itibar edilmemiştir. Sanığın Milli Eğitim Bakanlığının sosyal medya üzerinden FETÖ/PYD propagandası yaptıkları, finansal destek sağladıkları, doğrudan veya dolaylı yardımda bulunmak suretiyle işbirliği içerisinde oldukları iddiaları ile haklarında soruşturma başlatılan ve görevden uzaklaştırılan personel listesinde bulunduğu, örgüte müzahir Aktif Eğitimciler Sendikasına 10.12.2013-21.07.2016 yılları arasında üyeliğinin olduğu, örgüte müzahir Zaman Gazetesine abone olduğu, kendi beyanıyla sabit olduğu üzere sohbet diye tabir edilen örgüt toplantılarına katılmış olduğu hususları dosya kapsamındaki tüm delillerle birlikte değerlendirilmiştir. Bu suretle ByLock iletişim sisteminine, yukarıda genişçe yer verilen, özelliklerini bilerek dahil olan, bu sistemi bir çok kez kullanan, örgüt liderinin çağrı ve talimatları üzerine örgüt içi bilinç ve irade ile BankAsya da hesap açan, sohbetlere katılan, örgüte müzahir sendika üyesi olan, yine örgüte müzahir gazete abonesi olan sanığın örgüt ile kurduğu organik bağ kapsamında süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk arz eden eylem ve faaliyetleri ile üzerine atılı bulunan "Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak" suçunu işlediği, belirtilen deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Açıklanan gerekçelerle; Sanığın, sübut bulan müsnet suçtan eylemine ve hukuki durumuna uyan 5237 sayılı TCK'nın 314/2 nci maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, sanığın sabit görülen silahlı örgüt üyeliğine konu eylemleri dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayin edilmek suretiyle 5 Yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, işlemiş olduğu suçun TCK'nın 314/2 nci maddesinde belirtilen suç olması nedeniyle sanığa verilen cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1 inci maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırılarak 7 Yıl 6 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın duruşmadaki tutum ve davranışları, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek verilen cezanın TCK'nın 62/1 inci maddesi gereğince 1/6 oranında indirilerek 6 Yıl 3 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, etkin pişmanlık kapsamında herhangi bir beyanı bulunmadığı nazara alınarak sanık hakkında yasal koşulları oluşmayan TCK'nın 221 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına, sanığın TCK'nın 53/1 inci maddesinde sayılan hak ve yetkilerin aynı maddenin 2 nci ve 3 ncü fıkrası dikkate alınacak şekilde kullanmaktan yoksun bırakılmasına, örgüt üyesi sanık hakkında TCK'nın 58/9 uncu maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, göz altında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin sanığın cezasından TCK'nın 63 üncü maddesi uyarınca mahsubuna dair hüküm kurulduğu görülmüştür. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE TCK'nın 53 üncü maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanması bakımından, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas - 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda 53/1-2-3 maddelerinin uygulanması gerekirken 53/1,3 ün uygulanması infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma sebebi yapılmamıştır. Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, ByLock kullanıcısı olan, bank ...'da hesabı bulunan ve hesap hareketlerine göre örgütsel talimatlar doğrultusunda bankacılık işlemler yapan sanığın, süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylemler yürüterek örgütle organik bağ kurmak suretiyle örgüt üyesi olduğuna dair kabulde, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesindeki ölçütler doğrultusunda tayin edilen temel cezada ve 62 nci maddesi kapsamında takdiri indirimin 1/6 oranında uygulanmasına dair gerekçede isabetsizlik bulunmamaktadır. Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen esasa müessir olabilecek savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 25.02.2019 tarihli ve 2019/158 Esas, 2019/224 sayılı Kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.05.2023 tarihinde karar verildi.