3. Hukuk Dairesi 2023/4774 E. , 2024/948 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/811 E., 2022/1463 K. Taraflar arasında görülen muarazanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle…
**3. Hukuk Dairesi 2023/4774 E. , 2024/948 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/811 E., 2022/1463 K. Taraflar arasında görülen muarazanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, vekil edeni eczacının şeklen sahih, içerik itibariyle sahte reçeteleri kabul ettiğinden bahisle davalı Kurumca sözleşmesinin 3 yıl süre ile feshedildiğini, her üç reçetenin de sahte olmadığını, ilgili doktor tarafından düzenlenip imzalandığını, devlete fatura edilen ilaç kupürlerinin orijinal olduğunun tespit edildiğini, her üç reçetede de ilacı alan şahsın adı soyadı ve imzasının mevcut olduğunu ileri sürerek; protokolün feshine ilişkin işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacı hakkında uygulanan cezai işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 08.07.2011 tarihli ve 2006/600E., 2011/658 K. sayılı kararıyla; alınan rapora göre davacının eczanesine gelen dava konusu 3 adet reçetenin kurum doktoru tarafından yazıldığı, reçetelerin protokol defterinde yer aldığı ve tüm unsurları ile tamam olduğu, olay tarihinden sonra 2007 yılından itibaren ilacı alan kişinin T.C. numarasının reçeteye yazılması gerektiğinin yönetmelikle daha sonradan zorunlu hale getirildiği 2004 yılı bütçe uygulama talimatında yer alan ve fesih işlemine konu olan (ıı.2.dd) bendinde eczacıdan ilacı talep edenin kimliği üzerinden denetim yapması gibi bir görev ve sorumluluk verilmediğinden davalı kurumun davacının sözleşmesini feshetmesi kararının yersiz olduğu ayrıca davacının eczanesinde işlem gören ve kuruma fatura edilen 3 adet reçete olayına bilerek girdiğini kanıtlayacak somut bir delil bulunmadığı ve davalıya yüklenecek herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 13.Hukuk Dairesinin 20.06.2018 tarih ve 2018/866 E., 201/6926 K. sayılı ilamıyla; "....ceza dava dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi" gerektiği hususuna değinilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar