(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7899 E. , 2012/2014 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı sigor…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2011/7899 E. , 2012/2014 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: - K A R A R - Davacı vekili, müvekkiline ait, davalıya kasko sigortalı aracın, tek taraflı kaza sonucu hasarlandığını, başvuruya rağmen davalı sigortacının hasar bedelini ödememesi nedeniyle davalıya yönelik 3.061,12 TL asıl alacak ve işlemiş faizi için icra takibi yaptıklarını, davalının itiraz ettiğini bildirerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, kazanın poliçe tanzim tarihinden önce meydana geldiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kazanın poliçe tanziminden önce meydana geldiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigortası poliçesinden kaynaklanan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında ve gerekse rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyiniyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir. Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminat kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan, TTK. 1282. maddesi uyarınca, sigortacı, geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı Yasanın 1281. maddesi hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de, sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte, sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve TTK. 1292/3. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Somut olayda, kaza tespit tutanağına göre kaza, 17.05.2006 günü saat:14:35'de meydana gelmiştir. Poliçe ise aynı gün saat:10:58'de tanzim edilmiştir. Poliçenin tanzim tarihi ve saati hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık yoktur. Davalı ..., kazanın poliçe tanziminden önce meydana geldiğini ancak davacı tarafça poliçe tanziminden sonra meydana gelmiş gibi gösterildiğini iddia etmektedir. Davalı ... bu iddiasına ilişkin somut deliller dosyaya sunamamıştır. Kaza tespit tutanakları, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli belgelerdendir. Bu durumda mahkemece, kazanın poliçe tanziminden sonra gerçekleştiğinin kabulü ile işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 20.2.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.