3. Hukuk Dairesi 2020/8064 E. , 2021/1517 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : BURDUR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit ve kurum işleminin iptali davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz
**3. Hukuk Dairesi 2020/8064 E. , 2021/1517 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ İLK DERECE MAHKEMESİ : BURDUR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen menfi tespit ve kurum işleminin iptali davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun yönelik olarak verilen karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; duruşma günü olarak belirlenen 16/02/2021 tarihinde davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı ve hazır bulunan vekillerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; ... Eczanesinin sahibi olduğunu, kurum müfettişi tarafından düzenlenen soruşturma raporu dayanak gösterilerek, fatura ettiği bir kısım reçetelerin sahte olması nedeniyle, bedelleri toplamı olan 781.280,69-TL'nin, kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik hükümlerine göre ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte Burdur Defterdarlığı Muhasebe Müdürlüğü veznesine ödenmesinin bildirildiğini, ancak söz konusu reçetelerin usulüne uygun şekilde düzenlendiğini ve ilaçların hastaya ya da yakınına teslim edildiğini beyanla, borçlu olmadığının tespitine ve geri ödeme yazısına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, kurumca yapılan işlemin taraflar arasındaki protokol ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir. Yerel mahkemece, davanın kabulüne, Burdur İl Sağlık Müdürlüğü'nün sahte reçete bedelleri konulu 27276636-549 sayılı 781.280,69-TL tutarın ödenmesi talepli işlemin iptaline, davacının 781.280,69-TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge adliye mahkemesince, dava konusu işleme esas teşkil eden reçetelerin içerik olarak sahte olduğu, ancak davacı eczanenin sahte reçete düzenlenmesine iştirakinin tespit edilemediği, kurum sorumluluğunda olmayan reçetelerle ilgili davacının, davalı kurumdan reçete bedellerini tahsil etmesinin mümkün olamayacağı, davacının reçete bedellerini ancak sahtecilik yapan kişilerden isteyebileceği, üçüncü kişilerin suç teşkil eden eylem ve fiillerinden davalı kurumun sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davaya konu reçetelerin 2 tanesinin dava dışı ...'ye, 6 tanesinin ...’e, 38 tanesinin ...’a ve 13 tanesinin de ...’ye ait olduğu ve kurum tarafından düzenlenen soruşturma raporundan; organ nakli hastaları ..., ... ve ...’ın reçetelerinin bir kısmının, yine organ nakli hastası olan ... tarafından doktorlara yazdırıldığı, bir kısmının ise ..., ... ve ...’ın ... ile birlikte doktora giderek, kullandıkları dozdan fazlasını yazdırdıklarının belirtildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı eczacının sahte reçete düzenlenmesi eylemine iştirak etmediği kanaatine varılmışsa da davalı ile aralarında imzalanan protokol hükümlerine uygun davranması gerekmektedir. Dava konusu reçetelerden ... adına düzenlenenlerin bizzat ... tarafından davacı eczaneden alındığı, zaten sahtecilik eylemlerinin de bu kişi tarafından gerçekleştirildiği dikkate alındığında bu hasta yönünden kuruma fatura edilen 38 adet reçete yönünden sahtecilik olayına iştirakı da kanıtlanamayan davacı eczacının protokole aykırı bir eylemi bulunmamaktadır. Zira davacı reçete muhteviyatı ilaçları hastaya usulüne uygun şekilde teslim etmiştir. Protokole aykırı bir eylemi olmayan eczaneden, ... adına düzenlenen reçete bedellerinin davalı tarafından istenilmesi yerinde değildir. Yine, dava dışı ... adına düzenlenen reçetelerdeki ilaçların bizzat ... tarafından alındığı Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde, dava dışı ... adına düzenlenen reçetelerdeki ilaçların ... tarafından alınıp ...'e teslim edildiği Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde alınan beyanlardan anlaşılmaktadır. ... ve ...’a ait dava konusu reçetelerde yazılı ilaçların kendileri tarafından teslim alındığının anlaşılması karşısında, davacı protokol hükümlerine aykırı davranmadığından, bu hastalar yönünden de davalının reçete bedellerini davacıdan isteyemeyeceği; vefat ettiği bildirilen hasta ...’a ait 6 adet reçetedeki ilaçların hastaya teslim edilip edilmediği araştırılıp hasta ...'ın ilaçları almadığının tespiti halinde davalı tarafından sadece ...’a ait 6 adet reçete bedelinin davacıdan istenebileceğine dair davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi’nce ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, bozma nedeni yapılmıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, 3.050 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.