Başvuru, devlet hastanesinde yapılan doğum esnasında hatalı tıbbi yöntem sonucunda annenin felçli kalmasına sebep olunduğundan bahisle şikâyet edilen kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru; devlet hastanesinde yapılan doğum esnasında hatalı tıbbi yöntem sonucunda annenin felçli kalmasına sebep olunduğundan bahisle şikâyet edilen kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 15/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, başvuru hakkında görüş sunulmayacağını bildirmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun eşi 27/3/2014 tarihinde Arhavi Devlet Hastanesinde suni sancı verilerek normal doğum gerçekleştirmiş; ancak kanamasının durmaması üzerine Dr. E.Y. tarafından en yakın donanımlı hastaneye sevk kararı alınmış, anılan doktorun gözetiminde ambulansla Trabzon'a doğru yola çıkılmış, fakat yolda durumunun kötüleşmesi üzerine Rize Eğitim ve Araştırma Hastanesine gidilmiştir. Burada ameliyat edilen başvurucunun eşinin ameliyat sırasında rahmi alınmış ve ameliyat sonrasında bir ay süreyle yoğun bakımda koma hâlinde tedavisi sürdürülmüştür. Tedavi sonucunda başvurucunun eşi felçli hâle gelmiştir. Başvurucu 16/4/2014 tarihinde eşine fazla miktarda suni sancı verildiğini, doğumhanede kimsenin eşiyle ilgilenmediğini, yalnız bırakıldığını, kanamasının zamanında farkedilmediğini, acilen ameliyata alınması gerekirken anestezi uzmanı olmadığı gerekçesiyle başka hastaneye sevkedildiğini, bu durumun gecikmeye sebep olduğunu ileri sürerek doğumu gerçekleştiren doktorlar E.Y., Ç.G. ve Ebe G. hakkında Arhavi Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığı şikâyet edilen kişilerin kamu görevlisi olmaları nedeniyle Arhavi Kaymakamlığından 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca soruşturma izni istemiştir. Arhavi Kaymakamlığınca 13/6/2014 tarihinde, soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir. Başvurucunun itirazı üzerine Trabzon Bölge İdare Mahkemesince 10/7/2014 tarihinde itirazın kabulüne, soruşturma izni verilmemesine dair kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Karar gerekçesinde Arhavi Kaymakamlığı tarafından bir ihmal ve kusur bulunup bulunmadığı konusunda kadın doğum uzmanı bilirkişiden alınacak rapora göre yeniden karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Arhavi Kaymakamlığı 8/9/2014 tarihinde soruşturma izni verilmemesine karar vermiştir. Kararda; hastaya iddia edildiği gibi aşırı suni sancı verilmediği, düşük dozda sancı uygulanmış olduğu, tıbbi kayıtlarda hastaya on beş dakika içinde müdahale edilmiş olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla hastanın müdahale edilmeden bekletildiği iddiasının doğru olmadığı, plesentanın ayrılmasından sonra görülen kanamaya nöbetçi ekibin ve kadın doğum uzmanının müdahalelerinin güncel tıbbi uygulamalara göre doğruolduğu, hastanın Arhavi Devlet Hastanesinden Rize Eğitim Araştırma Hastanesine otuz altı dakikada ulaştırıldığı, sevk sırasında kadın doğum uzmanının hastaya eşlik ettiği, tıbbi girişimlerin yerinde ve zamanında yapıldığı ifade edilmiştir. Başvurucu bu karara da itiraz etmiştir. Trabzon Bölge İdare Mahkemesinin 11/11/2014 tarihli kararıyla itiraz reddedilmiş, soruşturma izni verilmemesine dair karar onanmıştır. Arhavi Cumhuriyet Başsavcılığı 4/12/2014 tarihinde başvurucunun şikâyetlerine ilişkin evrakın işlemden kaldırılmasına kesin olarak karar vermiştir. Nihai karar başvurucuya 23/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 15/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:"İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabilir."