TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR BARIŞ BAŞ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/14253) Karar Tarihi: 2/7/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 20/10/2020-31280 Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Y ıldız SEF
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ GENEL KURUL KARAR BARIŞ BAŞ BAŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2016/14253) Karar Tarihi: 2/7/2020 R.G. Tarih ve Say ı: 20/10/2020-31280 Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 2GENEL KURUL KARAR Başkan : Zühtü ARSLAN Başkanvekili : Hasan Tahsin GÖKCAN Başkanvekili : Kadir ÖZKAYA Üyeler : Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Selahaddin MENTE Ş Basri BA ĞCI Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucu : Bar ış BAŞ Vekili : Av. Erdal BA Ş I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, disiplin cezas ına ve naklen atanma i şlemine kar şı aç ılan davalarda verilen kararlarda kullan ılan ifadeler nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildi ği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 5/8/2016 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 35. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, başvuru ile ilgili olarak görü ş bildirilmesine gerek görülmedi ğini belirtmiştir. 7. Birinci Bölüm taraf ından 28/11/2019 tarihinde yap ılan toplant ıda, niteli ği itibar ıyla Genel Kurul taraf ından karara ba ğlanmas ı gerekli görüldü ğünden ba şvurunun Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün (İçtüzük) 28. maddesinin (3) numaral ı fıkras ı uyar ınca Genel Kurula sevkine karar verilmi ştir. III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvurucu 1980 do ğumlu olup bireysel ba şvuru tarihinde Tekirda ğ'da ikame t etmektedir. Ba şvurucu olaylar ın geçtiği tarihte Tekirda ğ'da beden e ğitimi öğretmeni olarak görev yapmaktad ır. A. Olay ın Arka Plan ı 10. Tekirda ğ'ın Çorlu ilçesindeki Ticaret Borsas ı Anadolu Lisesinde ö ğretmen olarak görev yapmaktayken okul müdürü, müdür ba şyard ımc ısı ve rehber ö ğretmenin imzalar ıyla başvurucunun 20/12/2013 tarihinde ö ğrenci M.İ.nin kravat ından tuttu ğunun ve ona bağırdığının, öğrencinin de a ğlad ığının görüldü ğü bilgisini içeren bir tutanak tanzim edilmiştir. M.İ. okul yönetimi taraf ından Çorlu Devlet Hastanesine (Hastane) götürülmü ştür. Hastane taraf ından düzenlenen raporda M. İ.nin yanağında k ızar ıklık ve hassasiyet oldu ğu, bu yaralaman ın basit t ıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte bulundu ğu bilgisi yer alm ıştır. 11. Olayla ilgili olarak ba şvurucu hakk ında disiplin soru şturmas ı başlatılm ıştır. Bu fiilin yan ında başvurucunun 4/12/2013 tarihinde derse 25 dakika geç geldi ği ve öğrenci A.K.y ı tehdit etti ği iddialar ı da soruşturman ın konusunu olu şturmuştur. 12. Soruşturmay ı yürüten maarif müfetti şleri -tokat atma olay ıyla ilgili olarak- öğrencinin, ö ğrenci velisinin ve tutanakta imzas ı bulananlar ın ifadelerine ba şvurmuştur. Okul müdürü olay günü okul binas ının birinci kat ının merdiveninden sesler geldi ğini, dönüp bakmas ı üzerine ba şvurucunun M. İ.yi duvara s ıkıştırdığını, öğrenciye ba ğırdığını ve tokat attığını gördüğünü beyan etmi ştir. Rehber ö ğretmen birinci kat koridorundan ses gelmesi üzerine oraya gittiklerini, ba şvurucuyu M. İ.nin kravat ını tutmuş ve ona ba ğırıyor vaziyette gördüklerini, M. İ.nin başvurucunun kendisine tokat att ığını söylediğini beyan etmi ştir. Müdür başyard ımc ısı ifadesinde, rehber ö ğretmenin odas ına gittiğinde odada bulunan M. İ.nin yüzünde k ızar ıklık olduğunu ve yüzüne buz tutuldu ğunu belirtmi ştir. M.İ. başvurucunun kendisine tokat att ığını söylemi ştir. Başvurucu, müfetti şlere verdi ği ifadede ö ğrenciye bağırdığını ancak tokat atmad ığını belirtmiştir. 13. Soruşturma sonucunda haz ırlanan 25/4/2014 tarihli raporda, ba şvurucunun M.İ.ye bağırdığının ve yüzüne tokat atma fiilinin sabit oldu ğu sonucuna ula şılm ıştır. Raporda ayr ıca bireysel ba şvurunun konusunu olu şturmayan di ğer iki fiilin sübuta erdi ği kanaati Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 4açıklanm ıştır. Rapordaki öneri do ğrultusunda, tokat atma fiilinin 14/7/1965 tarihli ve 657 say ılı Devlet Memurlar ı Kanunu'nun 125. maddesinin birinci f ıkras ının (C) bendinin ( ı) alt bendinde yer alan "[h]izmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsaca k nitelikte davran ışlarda bulunmak" niteliğinde oldu ğu kabul edilerek ba şvurucuya 28/5/2014 tarihli işlemle -diğer iki fiil de gözetilerek- tevhiden 1/30 oran ında ayl ıktan kesme disiplin cezas ı uygulanm ıştır. Başvurucunun yapt ığı itiraz Tekirda ğ İl Disiplin Kurulu karar ıyla kabul edilmiş ve disiplin amiri yeniden de ğerlendirme yaparak 30/6/2014 tarihli i şlemle başvurucunun cezas ını kınama cezas ına dönüştürmüştür. 14. Soruşturma raporunda ayr ıca başvurucunun il içinde durumuna uygun ba şka bir okula naklen atanmas ı da önerilmi ştir. Başvurucu bu öneri do ğrultusunda 7/5/2014 tarihli işlemle Tekirda ğ Çerkezköy ilçesindeki Halit Narin Teknik ve Endüstri Meslek Lisesine naklen atanm ıştır. B. Başvurucu Hakk ındaki Ceza Soru şturmas ı Süreci 15. Çorlu Cumhuriyet Ba şsavc ılığı taraf ından olayla ilgili olarak soru şturma başlatılm ıştır. Bu kapsamda ba şvurucunun nitelikli yaralama fiilini i şlediği iddia edilerek 26/9/2004 tarihli ve 5237 say ılı Türk Ceza Kanunu'nun 86. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile (3) numaral ı fıkras ının (d) bendi uyar ınca cezaland ırılmas ı istemiyle 27/1/2014 tarihinde iddianame düzenlenmi ştir. Yarg ılama, Çorlu 1. Sulh Ceza Mahkemesinde (Ceza Mahkemesi) yürütülmü ştür. 16. Başvurucu, duru şmadaki savunmas ında olay günü M. İ.nin derste gürült ü yapmas ı üzerine onu arkada şlar ının içinde rencide etmemek için koridora ç ıkar ıp yüksek sesle ona k ızdığını ifade etmi ştir. Öğrencinin ba şını öne eğmesi üzerine kravat ından tutup onu kendisine çevirdi ğini belirten ba şvurucu, onu uyard ığını ancak kesinlikle ona vurmad ığını beyan etmi ştir. M.İ. duruşmada, ba şvurucunun savunmas ını doğrular nitelikte beyanda bulunmu ştur. 17. Rehber ö ğretmen duru şmadaki beyan ında; olay günü ba şvurucunun M. İ.ye bağırdığını gördüğünü, M.İ.nin ağlamas ı nedeniyle onu kendi odas ına götürdü ğünü, M.İ.nin burada da a ğlamaya devam etti ğini ifade etmi ştir. M.İ.nin yüzünde k ızar ıklık olduğunu ifade eden rehber ö ğretmen, okul müdürünün buz getirdi ğini, buzu M. İ.nin yüzüne uygulad ıklar ını belirtmiştir. Rehber ö ğretmen, ma ğdur vekilinin bir sorusuna verdi ği cevapta M. İ.nin yüzünde herhangi bir parmak izi veya fiziki emare görmedi ğini beyan etmi ştir. 18. Ceza Mahkemesi 25/11/2014 tarihli kararla ba şvurucunun beraatine hükmetmi ştir. Karar ın gerekçesinde ma ğdurun çeli şkili beyanlar ına dikkat çekilmi ştir. Kararda, yanaktaki k ızar ıklığın buz konulmas ıyla da olu şabileceği vurgulanm ış ve buz konulmas ı suretiyle mi yoksa tokat at ılmas ı suretiyle mi gerçekle ştiği hususunda şüphe oluştuğuna işaret edilmi ştir. Bu şüpheli durumun san ık aleyhine de ğerlendirilmemesi gerektiğini belirten Ceza Mahkemesi, san ığın üzerine at ılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmad ığını ifade etmi ştir. C. Disiplin Cezas ına Karşı Aç ılan İptal Davas ı Süreci 19. Başvurucu, aleyhine uygulanan disiplin cezas ına karşı 28/8/2014 tarihinde Tekirdağ İdare Mahkemesinde (Mahkeme) iptal davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde başvurucu; ö ğrenciye tokat atmad ığını, ceza yarg ılamas ında duru şmada dinlenen tan ığın Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 5(rehber öğretmen) ö ğrencinin yüzünde parmak izi görmedi ğine dair beyan ının bulundu ğunu belirtmiştir. Başvurucu, okul müdürünün ö ğrencileri ve velileri kendisi aleyhine ifade vermeye yönlendirdi ğini ileri sürmü ştür. 20. Mahkeme 19/12/2014 tarihli kararla disiplin cezas ını iptal etmi ştir. Mahkeme, başvurucunun M. İ.ye tokat atma fiili nedeniyle yarg ıland ığı ceza davas ında delil yetersizliğinden beraat etti ğine dikkat çekmi ştir. Mahkeme, ba şvurucunun M. İ.yi dövdü ğü iddialar ının somut olarak ortaya konulamad ığı sonucuna ula şmıştır. 21. Daval ı Çorlu Kaymakaml ığı bu karara kar şı Edirne Bölge İdare Mahkemesine (Bölge İdare Mahkemesi) itirazda bulunmu ştur. Bölge İdare Mahkemesi 23/11/2015 tarihinde karar ı bozmuş ve davay ı reddetmi ştir. Karar ın gerekçesinde; M. İ.nin yana ğına buz konulmas ının öğretmenin M. İ.ye tokat att ığının bir göstergesi oldu ğu, ayr ıca dosyadaki tan ık anlat ımlar ından başvurucunun söz konusu fiili i şlediğinin anlaşıldığı belirtilmi ştir. Kararda bu sebeple ba şvurucunun disiplin cezas ı ile tecziyesinde hukuka ayk ırılık bulunmad ığı vurgulanm ıştır. 22. Başvurucu, bu karara kar şı karar ın düzeltilmesi talebinde bulunmu ştur. Karar düzeltme dilekçesinde, ceza mahkemesinin yanaktaki k ızar ıklığın oluş şekline ili şkin kabulünün idari yarg ı yönünden ba ğlay ıcı olduğu belirtilmi ştir. Dilekçede, maddi gerçe ği araştırmakla yükümlü olan Ceza Mahkemesinin tüm tan ıklar ı doğrudan dinleyerek hükme vard ığı ancak Bölge İdare Mahkemesinin bunu dikkate almad ığı ifade edilmi ştir. Başvurucu ayr ıca naklen atama i şlemine kar şı aç ılan davada verilen yürütmenin durdurulmas ına ilişkin karara yap ılan itiraz a şamas ında Bölge İdare Mahkemesince kullan ılan "Baştan yak ınıcı öğrencinin yüzüne buz uygulamas ı şuyuu, tokat at ıldığının vukuunu göstermektedir " ifadesinin genel hukuk ilkelerine ayk ırı olduğunu savunmu ştur. 23. Başvurucu, Bölge İdare Mahkemesine sundu ğu ek beyan dilekçesinde Anayasa Mahkemesinin Ramazan Tosun (B. No: 2012/998, 7/11/2013) karar ına yer vererek ve bu karara at ıfta bulunarak Bölge İdare Mahkemesi karar ının masumiyet karinesini zedelediğinden yak ınm ıştır. Başvurucu, suçlulu ğu Ceza Mahkemesi karar ıyla sabit olmamas ına rağmen Bölge İdare Mahkemesi karar ının kendisinin suçlu oldu ğu inanc ının oluşmas ına sebebiyet verdi ğini ifade etmi ştir. 24. Bölge İdare Mahkemesi 31/5/2016 tarihli karar ıyla karar ın düzeltilmesi istemini reddetmiştir. Nihai karar 26/7/2016 tarihinde tebli ğ edilmiştir. 25. Başvurucu 5/8/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. D. Naklen Atama İşlemine Kar şı Aç ılan İptal Davas ı Süreci 26. Başvurucu, naklen atanmas ına ilişkin işleme karşı da 3/7/2014 tarihinde iptal davas ı açm ıştır. Dava dilekçesinde, disiplin cezas ına karşı aç ılan davaya ait dilekçedekine benzer iddialar ileri sürmü ştür. Başvurucu ek olarak hareketsiz kalmas ı gerektiğini, yolculuk ve benzeri fiziksel faaliyetlerde bulunmas ının t ıbbi aç ıdan sak ıncal ı olduğunu belirten t ıbbi rapordan da bahsetmi ş ve bu raporu Mahkemeye sunmu ştur. Ayr ıca işlemin yürütmesinin durdurulmas ını da talep etmi ştir. 27. Mahkeme 29/8/2014 tarihinde i şlemin yürütmesinin durdurulmas ına karar vermiştir. Karar ın gerekçesinde her üç eylem de de ğerlendirilmi ştir. Başvurucunun M. İ.ye Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 6tokat att ığı iddias ına ilişkin olarak mü ştekinin Ceza Mahkemesine verdi ği beyan ında başvurucunun kendisine tokatla vurmad ığını söylediğine vurgu yap ılm ıştır. Mahkeme sonuç olarak ba şvurucunun M. İ.yi dövdü ğü iddialar ının somut bir biçimde ortaya konulamad ığını belirtmiştir. 28. Daval ı idare yürütmenin durdurulmas ı karar ına karşı itiraz yoluna ba şvurmuştur. İtiraz ı inceleyen Bölge İdare Mahkemesi 31/10/2014 tarihinde yürütmenin durdurulmas ına ilişkin karar ı kald ırm ış ve bu talebi reddetmi ştir. Karar ın gerekçesinde; M. İ. ceza yarg ılamas ındaki duru şmada başvurucunun kendisine tokat atmad ığını, o anki psikolojiyle başvurucunun kendisine tokat att ığı yönünde beyanda bulundu ğunu belirtmi ş ise de başvurucunun yana ğına buz uyguland ığının tart ışmas ız olduğunun alt ı çizilmiştir. Mahkeme ayr ıca gerekçesinde şunlara yer vermi ştir: "Bu durumda; ba ştan yak ınıcı öğrencinin yüzüne buz uygulamas ı şuyuu, tokat atıldığının vukuunu göstermektedir. Bu mü şterek hayat tecrübelerinin bir sonucudur." 29. Mahkeme 19/12/2014 tarihinde verdi ği nihai karar ında naklen atama i şlemini iptal etmi ş, disiplin cezas ına karşı aç ılan davada verdi ği karar ile ayn ı gerekçeye dayanm ıştır. 30. Daval ı idare bu karara kar şı Bölge İdare Mahkemesine itirazda bulunmu ştur. Bölge İdare Mahkemesi 23/11/2015 tarihinde karar ı bozmuş ve davay ı reddetmi ştir. Bölge İdare Mahkemesi disiplin cezas ına karşı aç ılan davada verdi ği karar ile ayn ı gerekçeye dayanm ıştır. 31. Başvurucu bu karara kar şı disiplin cezas ına yönelik olarak aç ılan davada sunduğu karar düzeltme dilekçesindekilerle benzer iddialar ı ileri sürerek karar ın düzeltilmesi talebinde bulunmu ştur. Başvurucu disiplin cezas ına ilişkin davada sundu ğu ek beyan dilekçesinin benzerini bu davada da sunmu ştur. Bölge İdare Mahkemesi 31/5/2016 tarihli karar ıyla karar ın düzeltilmesi istemini reddetmi ştir. Nihai karar 26/7/2016 tarihinde başvurucuya tebli ğ edilmiştir. 32. Başvurucu 5/8/2016 tarihinde bireysel ba şvuruda bulunmu ştur. IV.İLGİLİ HUKUK A. Ulusal Hukuk33. 657 say ılı Kanun'un "Memurlar ın kurumlarca görevlerinin ve yerlerinin değiştirilmesi" kenar başlıklı 76. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Kurumlar, görev ve unvan e şitliği gözetmeden kazan ılmış hak ayl ık dereceleriyl e memurlar ı bulunduklar ı kadro derecelerine e şit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde ayn ı veya başka yerlerdeki di ğer kadrolara naklen atayabilirler. " 34. 657 say ılı Kanun'un "Disiplin cezalar ının çeşitleri ile ceza uygulanacak fiil ve haller" kenar başlıklı 125. maddesinin ilgili k ısımlar ı şöyledir: ''Devlet memurlar ına verilecek disiplin cezalar ı ile her bir disiplin cezas ını gerektire n fiil ve haller şunlard ır: Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 7... C - Ayl ıktan kesme : Memurun, brüt ayl ığından 1/30 - 1/8 aras ında kesinti yap ılmas ıdır. Ayl ıktan kesme cezas ını gerektiren fiil ve haller şunlard ır: ... ı) Hizmet içinde Devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikt e davran ışlarda bulunmak, ... Geçmiş hizmetleri s ıras ındaki çal ışmalar ı olumlu olan ve ödül veya ba şarı belgesi ala n memurlar için verilecek cezalarda bir derece hafif olan ı uygulanabilir." 35. 657 say ılı Kanun'un "Cezai kovu şturma ile disiplin kovu şturmas ının bir arada yürütülmesi" kenar başlıklı 131. maddesinin birinci ve ikinci f ıkralar ı şöyledir: "Ayn ı olaydan dolay ı memur hakk ında ceza mahkemesinde kovu şturmaya ba şlanm ış olmas ı, disiplin kovu şturmas ını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkûm olmas ı veya olmamas ı halleri, ayr ıca disiplin cezas ının uygulanmas ına engel olamaz." 36. 657 say ılı Kanun'un "İtiraz" kenar başlıklı 135. maddesinin birinci ve dördüncü fıkralar ı şöyledir: "Disiplin amirleri taraf ından verilen uyarma, k ınama ve ayl ıktan kesme cezalar ına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulmas ı cezas ına karşı yüksek disiplin kuruluna itiraz edilebilir. İtiraz ın kabulü hâlinde, disiplin amirleri karar ı gözden geçirerek verilen cezay ı hafifletebilir veya tamamen kald ırabilirler." 37. 5237 say ılı Kanun'un "Kasten yaralama" kenar başlıklı 86. maddesinin ilgili kısımlar ı şöyledir: "(1) Kasten ba şkas ının vücuduna ac ı veren veya sa ğlığının ya da alg ılama yetene ğinin bozulmas ına neden olan ki şi, bir y ıldan üç y ıla kadar hapis cezas ı ile cezaland ırılır. ...(3) Kasten yaralama suçunun; ... d) Kamu görevlisinin sahip bulundu ğu nüfuz kötüye kullan ılmak suretiyle, ... İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaks ızın, verilecek ceza yar ı oran ında, (f) bendi bak ımından ise bir kat art ırılır." Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 8B. Uluslararas ı Hukuk 38. Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi'nin (Sözle şme) 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı şöyledir: "Kendisine bir suç isnat edilen herkes, suçlulu ğu yasal olarak sabit oluncaya kadar suçsuz say ılır." 39. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesine (A İHM) göre Sözle şme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ında güvence alt ına al ınan masumiyet karinesinin iki boyutu bulunmaktad ır. Buna göre ilk boyut, bir suç isnad ında bulunulmas ından ceza yarg ılamas ının sonuçlanmas ına kadar geçen süreci güvence alt ına almaktad ır. İkinci unsur ise mahkûmiyet hükmüyle sonuçlanmayan ceza yarg ılamalar ıyla bağlant ılı müteakip yarg ılamalar ba ğlam ında kişinin masumiyetine sayg ı gösterilmesini sa ğlamay ı amaçlamaktad ır. Ceza yarg ılamas ının devam etti ği sürece ili şkin ilk unsurun kapsam ı sadece ceza yarg ılamalar ının adilliğini temin etmek ad ına usule ili şkin bir güvence olmakla s ınırlı değildir. Bu ilke daha geni ş kapsaml ı olup hiçbir devlet temsilcisinin ki şinin suçlulu ğu bir mahkeme taraf ından tespit edilmeden o kişinin suçlu oldu ğuna ilişkin bir ifadede bulunmamas ını gerektirir. Masumiyet karinesi yaln ızca ceza yarg ılamalar ı bağlam ında değil ceza yarg ılamalar ı ile eş zamanl ı olarak yürütülen di ğer davalarda ya da disiplin incelemelerinde de ihlal edilebilecek niteliktedir. Bu bağlamda, masumiyet karinesinin korunmas ına ilişkin ikinci boyut ceza yarg ılamalar ı mahkûmiyetten ba şka bir şekilde sonland ığı zaman devreye girer ve daha sonraki yarg ılamalarda suç ile ilgili olarak ki şinin masumiyetine ili şkin şüphe duyulmamas ını gerektirir ( Kemal Co şkun/Türkiye , B. No: 45028/07, 28/3/2017, 41, 43; Seven/Türkiye , B. No: 60392/08, 23/1/2018, 43). 40.Seven/Türkiye karar ına konu olayda polis memuru olan ba şvurucu kendisinden yard ım isteyen sarho ş bir konsomatrisi evine b ırakt ıktan sonra ona tecavüz etti ği suçlamas ıyla yarg ılanm ıştır. Yarg ılama sonucunda ceza mahkemesi cinsel ili şkinin r ıza d ışı gerçekleştiğine ilişkin yeterli delil bulunmad ığı kanaatine vararak ba şvurucunun beraatine karar vermi ştir. Bu arada ba şvurucu hakk ında paralel bir şekilde disiplin soru şturmas ı da açılm ıştır. Soruşturma sonucunda tecavüz fiilini i şlediği sabit görülerek ba şvurucu meslekte n ihraç edilmi ştir. Başvurucunun idari yarg ıda açt ığı iptal davas ında idare mahkemesi davay ı reddetmiştir. İdare mahkemesi, gerekçesinde ba şvurucunun r ıza d ışı cinsel ilişkiye girdi ğinin sabit oldu ğunu belirtmi ştir. Mahkeme karar ı Dan ıştay taraf ından onanm ıştır. Yarg ılama süreci karar düzeltme a şamas ında iken ba şvurucu, ceza mahkemesince beraat ettirildi ğine ilişkin karar ı Dan ıştaya ibraz ederek iki yarg ı kolu aras ında çelişki oluştuğuna işaret etmiştir. Ancak Dan ıştay bu kararla ilgili olarak hiçbir de ğerlendirme yapmadan karar ın düzeltilmesi istemini reddetmi ştir (Seven/Türkiye, 7-31). A İHM buna ili şkin başvuruda masumiyet karinesinin her iki boyutunu da incelemi ştir. Soruşturman ın ceza kanununda suç olarak nitelenen tecavüz fiili nedeniyle ba şlatıldığını hat ırlatan AİHM şunlar ı ifade etmi ştir: - Emniyet Te şkilat ı Disiplin Tüzü ğü'nün (Tüzük) 8. maddesinin birinci fıkras ının (6) numaral ı bendinde yasaklanan ve disiplin suçu olarak düzenlenen fiiller ayn ı zamanda cezai manada da suç te şkil etmektedir. Fakat mevzuatta idar i makamlar ın bu fiiller sebebiyle bu maddeye dayanarak disiplin yapt ırımı uygulayabilmesi için ceza mahkûmiyeti karar ının bulunmas ının gerekip gerekmedi ğine ilişkin bir belirleme bulunmamaktad ır. Kanunda bir aç ıklığın bulunmamas ı sebebiyle disiplin ve ceza sorumluluklar ı aras ındaki çizgi, soruşturman ın başından beri bulan ık hâle gelmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 9- Ayr ıca disiplin makamlar ının ihraç karar ında başvurucuyu san ık olarak, fiilini de cinsel sald ırı olarak nitelendirdikleri gözetildi ğinde bu de ğerlendirmenin disiplin alan ıyla s ınırlı tutulmas ına dair herhangi bir şart ın aranmamas ı disiplin otoritelerini n başvurucunun derdest ceza yarg ılamas ıyla ilgili olarak masumiyet karinesini ihlal ettiği sonucuna var ılmas ına yol açm ıştır. Dahas ı Dan ıştay taraf ından da onanan idare mahkemesi karar ında başvurucunun fiili "rızas ı olmaks ızın S.K. ile cinsel ili şkiye girme" şeklinde tan ımlanm ıştır. AİHM'e göre bu ifade ba şvurucunun tecavüz suçlusu olarak ilan edilmesi mahiyeti ta şımaktad ır. AİHM bu ifadenin ba şvurucuya suç atfedilmesi niteli ğinde olmad ığı hususunda hükûmetle hemfikir de ğildir. Söz konusu ifadeler her zaman kendi ba ğlam ı içinde de ğerlendirilmelidir. Ba şvurucunun ihrac ının kanuni temelini olu şturan Tüzük'ün 8. maddesinin birinci f ıkras ının (6) numaral ı bendindeki fiillerden birinin tecavüz ve cinsel sald ırı olduğu, idare mahkemesinin olaylar ı özetleme şekli gözetildi ğinde disipline ili şkin bu davada kullan ılan başvurucunun S.K. ile r ızas ı dışında cinsel ili şkiye girdi ği ifadesi karar ı okuyanda ba şvurucunun S.K.ya tecavüz suçunu i şlediği izleniminin olu şmas ına yol açmaktad ır (Seven/Türkiye, 54). AİHM ayn ı olayda masumiyet karinesinin ikinci boyutunun da ihlal edildi ğine hükmetmi ştir. AİHM özetle şunlar ı ifade etmi ştir: - Olay tarihinde Dan ıştay ın görevinin hem temyiz incelemesi yaparken hem de karar ın düzeltilmesi talebini incelerken idare mahkemesi karar ının hukuka uygunluğunu denetlemeyi ve taraflar ın uyuşmazl ığın esas ıyla ilgili iddialar ının yeterince kar şılan ıp karşılanmad ığını incelemeyi kapsad ığı not edilmelidir. Başvurucu, ceza yarg ılamas ında hakk ındaki tüm suçlamalardan beraat etti ğini ve bu nedenle Tüzük'ün 8. maddesinin birinci f ıkras ının (6) numaral ı bendine dayan ılarak gerçekleştirilen ihraç i şleminin art ık hukuka uygun kabul edilemeyece ğini Dan ıştayda (karar düzeltme a şamas ında) aç ık bir biçimde ileri sürmü ştür. Bu arka plan gözetildi ğinde Dan ıştay ın -başvurucu ceza davas ında beraat etti ği hâlde- disiplin makamlar ının ve idare mahkemesinin de ğinilen gerekçelerinin neden hukuka uygun olmay ı sürdürdü ğünü aç ıklama yükümlülü ğü bulunmaktad ır. Başvurucu taraf ından dile getirilen, hakk ında iki çeli şkili karar verildi ği yak ınmas ından kaç ınman ın tek yolu budur. Dan ıştay sessiz kalmak suretiyle Sözleşme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında güvence alt ına al ınan masumiyet karinesini zedeledi ği tespit edilen önceki gerekçeyi düzeltme f ırsat ını kaç ırm ış ve başvurucunun masumiyetine gölge dü şürmüştür (Seven/Türkiye, 56). V.İNCELEME VE GEREKÇE 41. Mahkemenin 2/7/2020 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gereği düşünüldü: A. Masumiyet Karinesinin İhlal Edildi ğine İlişkin İddia 1. Başvurucunun İddialar ı 42. Başvurucu, ceza yarg ılamas ında beraat etmesine ra ğmen Bölge İdare Mahkemesi kararlar ında yer alan ifadelerin kendisinin suçlu oldu ğu inanc ına yol açt ığını ve bu nedenle masumiyet karinesinin ihlal edildi ğini iddia etmi ştir. Başvurucu, Anayasa Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 10Mahkemesinin konuyla ilgili emsal karar ını Bölge İdare Mahkemesine sunmas ına rağmen Bölge İdare Mahkemesinin hiçbir gerekçe aç ıklamadan karar düzeltme istemini reddetmesi sebebiyle adil yarg ılanma hakk ının ihlal edildi ğini belirtmi ştir. 2. Değerlendirme 43. Anayasa n ın "Hak arama hürriyeti" kenar ba şlıklı 36. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Herkes, me şru vas ıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yarg ı mercileri önünd e davac ı veya daval ı olarak iddia ve savunma ile adil yarg ılanma hakk ına sahiptir. " 44. Anayasa n ın "Suç ve cezalara ili şkin esaslar" kenar ba şlıklı 38. maddesinin dördüncü f ıkras ı şöyledir: "Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu say ılamaz. " 45. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucular taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun adil yarg ılanma hakk ıyla ilgili olarak ileri sürdü ğü tüm iddialar ın masumiyet karinesi kapsam ında incelenmesi gerekti ği değerlendirilmi ştir. a. Kabul Edilebilirlik Yönünden 46. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaral ı fıkras ına göre Anayasa Mahkemesine yap ılan bir bireysel ba şvurunun esas ının incelenebilmesi için kamu gücü taraf ından müdahale edildi ği iddia edilen hakk ın Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış olmas ının yan ı s ıra Sözleşme ve Türkiye'nin taraf oldu ğu ek protokollerinin kapsam ına da girmesi gerekir. Bir ba şka ifadeyle Anayasa ve Sözle şme'nin ortak koruma alan ı dışında kalan bir hak ihlali iddias ını içeren ba şvurunun kabul edilebili r olduğuna karar verilmesi mümkün de ğildir ( Onurhan Solmaz , B. No: 2012/1049, 26/3/2013, 18). 47. Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ında adil yarg ılanma hakk ı güvence altına al ınm ıştır. 3/10/2001 tarihli ve 4709 say ılı Kanun'un Anayasa'n ın 36. maddesinin birinci f ıkras ına adil yarg ılanma ibaresinin eklenmesine ili şkin 14. maddesinin gerekçesinde "değişiklikle Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf oldu ğu uluslararas ı sözleşmelerce de güvence alt ına al ınm ış olan adil yarg ılama hakk ı[nın] metne dahil" edildiği belirtilmi ştir. Dolay ısıyla Anayasa'n ın 36. maddesine söz konusu ibarenin eklenmesinin amac ının Sözleşme'de düzenlenen adil yarg ılanma hakk ını anayasal güvence alt ına almak oldu ğu anlaşılmaktad ır (Yaşar Çoban [GK], B. No: 2014/6673, 25/7/2017, 54). Bu itibarla Anayasa'da güvence altına al ınan adil yarg ılanma hakk ının kapsam ve içeri ği belirlenirken Sözle şme'nin "Adil yarg ılanma hakk ı" kenar ba şlıklı 6. maddesinin gözönünde bulundurulmas ı gerekir ( Onurhan Solmaz , 22). 48. Sözle şme'nin 6. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında, bir suçla itham edilen herkesin suçlulu ğu yasal olarak sabit oluncaya kadar masum say ılacağı düzenlenmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 11Masumiyet karinesi, Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan adil yarg ılanma hakk ının bir unsuru olmakla beraber suçlulu ğu hükmen sabit oluncaya kadar kimsenin suçlu say ılamayaca ğı belirtilmek suretiyle Anayasa'n ın 38. maddesinin dördüncü f ıkras ında ayr ıca düzenlenmi ştir (Adem Hüseyino ğlu, B. No: 2014/3954, 15/2/2017, 33). 49. Adil yarg ılanma hakk ının bir unsuru olan masumiyet karinesinin sa ğlad ığı güvencenin iki boyutu bulunmaktad ır. Güvencenin ilk boyutu ki şi hakk ındaki ceza yarg ılamas ı sonuçlan ıncaya kadar geçen, bir ba şka ifadeyle ki şinin ceza gerektiren bir suçl a itham edildi ği (suç isnad ı alt ında olduğu) sürece ili şkin olup suçlu oldu ğuna dair hüküm tesis edilene kadar ki şinin suçlulu ğu ve eylemleri hakk ında erken aç ıklamalarda bulunulmas ını yasaklar. Güvencenin bu boyutunun kapsam ı sadece ceza yarg ılamas ını yürüten mahkemeyle sınırlı değildir. Güvence ayn ı zamanda di ğer tüm idari ve adli makamlar ın da işlem ve kararlar ında, suçlulu ğu hükmen sabit oluncaya kadar ki şinin suçlu oldu ğu yönünde ima ya da açıklamalarda bulunmamas ını gerekli k ılar. Dolay ısıyla sadece suç isnad ına konu ceza yarg ılamas ı kapsam ında değil ceza yarg ılamas ı ile eş zamanl ı olarak yürütülen di ğer hukuki süreç ve yarg ılamalarda da (idari, hukuk, disiplin gibi) masumiyet karinesinin ihlali söz konusu olabilir ( Galip Şahin, B. No: 2015/6075, 11/6/2018, 39). Güvencenin ikinci boyutu ise ceza yarg ılamas ı sonucunda mahkûmiyet d ışında bir hüküm kuruldu ğunda devreye girer ve daha sonraki yarg ılamalarda ceza gerektiren suçla ilgili olarak ki şinin masumiyetinden şüphe duyulmamas ını, kamu makamlar ının toplum nezdinde ki şinin suçlu oldu ğu izlenimini uyand ıracak işlem ve uygulamalardan kaç ınmas ını gerektirir ( Galip Şahin, 40). 50. Masumiyet karinesine ili şkin anayasal güvencelerin harekete geçirilebilmesi için kural olarak ki şinin suç isnad ı alt ında bulunmas ı gerekmektedir. Bununla birlikte masumiyet karinesinin ikinci boyutuna ili şkin güvencelerin uygulanabilmesi, ki şinin hâlihaz ırda suç isnad ı alt ında bulunmas ını zorunlu k ılmamaktad ır. Ancak ceza yarg ılamas ının sonuçlanmas ından sonra ba şlayan veya ceza yarg ılamas ı henüz sonuçlanmadan ba şlasa bile ceza yarg ılamas ının kesinle şmesinden sonra da devam eden medeni hak ve yükümlülüklere ilişkin yarg ılamalarda masumiyet karinesinin uygulanabilmesi için ba şvurucunun söz konus u medeni yarg ılama ile hakk ında yürütülen ve sona eren ceza yarg ılamas ı aras ında bağlant ı bulunduğunu göstermesi gerekmektedir. Medeni hak yarg ılamas ında, ceza yarg ılamas ında verilen karar ın sonucunun dikkate al ındığı ve değerlendirildi ği veya ceza dosyas ında yer alan delillerin irdelendi ği ya da ba şvurucunun hakk ındaki suçlamay ı doğuran olaylara dahli ile ilgili irdelemelerde bulunuldu ğu veyahut ba şvurucunun muhtemel suçlulu ğuyla ilgili yorum yap ıldığı hâllerde söz konusu ba ğlant ının var oldu ğu kabul edilebilir. Bununla birlikte hukuk yarg ılamas ı ile ceza yarg ılamas ı aras ındaki ba ğlant ının varl ığına işaret eden olgular ın tüketme yoluyla say ılmas ının mümkün olmad ığı, bunlar ın kararlar ın verildiği yarg ılamalar ın türüne ve içeri ğine göre de ğişebileceği kabul edilmelidir. Ancak ba ğlant ının varl ığı değerlendirilirken kararda kullan ılan dilin kritik öneme sahip olaca ğı vurgulanmal ıdır (benzer değerlendirmeler için bkz. S.M. [GK], B. No: 2016/6038, 20/6/2019, 38). 51. Somut olayda ba şvurucu ceza yarg ılamas ında beraat etmesine ra ğmen Bölge İdare Mahkemesi kararlar ında yer alan ifadelerin kendisinin suçlu oldu ğu inanc ına yol açt ığından yak ınm ıştır. Dolay ısıyla başvurucunun şikâyetinin masumiyet karinesinin ikinci boyutuna ili şkin olduğu anlaşılmaktad ır. Bölge İdare Mahkemesinin ilk derece mahkemesinin nihai kararlar ına itiraz üzerine verdi ği 23/11/2015 tarihli kararlar ında başvurucu hakk ında yürütülen ceza soru şturmas ı kapsam ındaki suçlamayla ilgili olarak de ğerlendirme yap ıldığına işaret eden ibarelerin bulundu ğu gözlemlenmektedir. Sözü edilen ibarelerin varl ığı -herhangi bir ihlale yol aç ıp açmad ıklar ı hususu a şağıda değerlendirilecek olmakla birlikte- idari yarg ılama ile ceza yarg ılamas ı aras ında bağlant ının bulundu ğu sonucuna ula şılmas ı Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 12bak ımından yeterli görülmü ştür. Dolay ısıyla masumiyet karinesinin ikinci boyutunun somut olayda uygulanabilir oldu ğu kanaatine var ılm ıştır. 52. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine ilişkin başvurunun kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. b. Esas Yönünden i. Genel İlkeler 53. Masumiyet karinesi, hakk ında suç isnad ı bulunan bir ki şinin adil bir yarg ılama sonunda suçlu oldu ğuna dair kesin hüküm tesis edilene kadar masum say ılmas ı gerektiğini ifade etmekte ve hukuk devleti ilkesinin de bir gere ğini oluşturmaktad ır (AYM, E.2013/133, K.2013/169, 26/12/2013). An ılan karine, ki şinin suç i şlediğine dair kesinle şmiş bir yarg ı karar ı olmadan suçlu olarak kabul edilmemesini güvence alt ına almaktad ır. Ayr ıca hiç kimse, suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar yarg ılama makamlar ı ve kamu otoriteleri taraf ından suçlu olarak nitelendirilemez; suçlu muamelesine tabi tutulamaz ( Kürşat Eyol, B. No: 2012/665, 13/6/2013, 26). 54. Bununla birlikte Anayasa'n ın 36. maddesinde güvence alt ına al ınan masumiyet karinesi, ceza soru şturmas ıyla eş zamanl ı olarak ki şi hakk ında disiplin soru şturmas ı yürütülmesine engel te şkil etmedi ği gibi hakk ındaki ceza soru şturmas ının kovuşturmaya yer olmad ığı, beraat, dü şme gibi mahkûmiyet d ışındaki bir hüküm ile sonuçlanmas ı kişiye disiplin yapt ırımı uygulanmas ına veya bu ki şinin başka türlü sorumlulu ğuna gidilmesine de mâni olu şturmaz (benzer yöndeki de ğerlendirme için bkz. M.E.T. , B. No: 2014/11920, 3/7/2018, 61). 55. Bu ba ğlamda beraat eden ki şi aleyhine disiplin soru şturmas ı başlatılmas ı ve kişiye disiplin cezas ı uygulanmas ı -disiplin cezas ı ne kadar a ğır olursa olsun- ki şinin suçlu ilan edildi ği hükmüne var ılabilmesi için yeterli de ğildir. Ayn ı şekilde ceza yarg ılamas ındaki delillerin disiplin soru şturmas ında kullan ılmas ı da kendi ba şına masumiyet karinesini ihlal etmez. Aksi takdirde beraat karar ına, mağdurlar ın haks ız fiil ve benzeri hukuki sebeplere dayanarak zararlar ını gidermek için tazminat davas ı açma hakk ını, idarenin de idari düzeni sağlamak için disiplin cezas ı ve diğer idari tedbirleri uygulama yetkisini ortadan kald ıracak şekilde arzulanandan öte bir anlam yüklenmi ş olur. Bu durum beraat eden ki şi lehine amac ından sapt ırılm ış bir keyfîli ğe yol açar. Ayn ı şekilde bu yakla şım, beraat eden ki şiye kendi fiilinin tazminat hukuku ile idare hukukuna ili şkin sonuçlar ından da kaç ınma avantaj ı sağlar. Anayasa'n ın 36. maddesi veya ba şka herhangi bir maddesi masumiyet karinesinin bu şekildeki bir yorumuna geçerlilik sa ğlamamaktad ır. 56. Ceza muhakemesi hukuku ve disiplin hukuku farkl ı kural ve ilkelere tabi disiplinlerdir. Disiplin hukuku kurumun iç düzenini korumay ı amaçlayan ve bunun için kam u görevlilerinin mevzuata, çal ışma düzenine, hizmetin gereklerine ayk ırı fiillerine yönelik olarak uygulanacak yapt ırımlar ı ve bu yapt ırımlar ın uygulanmas ındaki usul ve esaslar ı düzenleyen bir hukuk alan ıdır. Baz ı hâllerde ise kamu görevlisinin fiili ceza hukuku kapsam ında suç tan ımına uymas ının yan ı sıra disiplin hukuku yönünden de sorumluluk gerektiren bir mahiyet ta şıyabilir (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Özcan Pekta ş, B. No: 2013/6879, 2/12/2015, 25; Kürşat Eyol, 30). Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 1357. Cezai sorumlulu ğunun bulunmad ığı tespit edilmi ş veya ceza sorumlulu ğu ortadan kalkm ış olsa dahi ayn ı olaylar nedeniyle -daha hafif bir ispat külfeti temelinde- ki şi hakk ında başka tür bir sorumlulu ğun tesis edilmesinin önünde bir engel bulunmamaktad ır. Bu bağlamda ceza yarg ılamas ına konu maddi olay ve olgular ın disiplin hukuku esaslar ı çerçevesinde di ğer kamu makamlar ınca (idari/adli) ayr ıca değerlendirilmesi ve bu değerlendirme sonucunda ula şılacak kanaate göre i şlem/karar tesis edilmesi mümkündü r (benzer yöndeki de ğerlendirmeler için bkz. Özcan Pekta ş, 25; Kürşat Eyol, 30, Galip Şahin, 48). 58. Adli ve idari makamlar ın kendi görev s ınırlar ını aşarak kişiyi suçlu ilan etmesi veya bu ba ğlamda birtak ım ç ıkar ımlarda bulunmas ı masumiyet karinesinin ihlaline yol açabilir. Masumiyet karinesi kapsam ındaki güvencelerin sa ğlan ıp sağlanmad ığının tespiti yap ılırken ise karar ın gerekçesinin bir bütün olarak de ğerlendirilmesi gerekir ( Galip Şahin, 48; M.I., B. No: 2012/1268, 30/12/2014, 50). Bu kapsamda karar vericilerin kulland ıklar ı dil kritik önem ta şır (Mustafa K ıvrak, B. No: 2013/3175, 20/2/2014, 36). Kamu makamlar ının işlem ya da kararlar ında belirttikleri gerekçeler veya kulland ıklar ı dil nedeniyle bireye cezai sorumluluk yüklememeleri, ceza mahkemeleri taraf ından suçlu bulunmam ış bireyin masumiyeti üzerine gölge dü şürülmesine sebebiyet vermemeleri gerekmektedir (Galip Şahin, 47). 59.İdari makamlarca veya mahkemelerce salt bir kimsenin suç isnad ı alt ında olduğunun ifade edilmesi masumiyet karinesini zedelemez. Bu bak ımdan kişinin suç isnad ı altında olduğunun belirtilmesi ile hakk ında kesinle şmiş bir mahkûmiyet karar ı bulunmad ığı hâlde onun mahkûm oldu ğunun kesin bir dille ifade edilmesi veya bu yönde kanaat oluşmas ına yol açacak nitelikte aç ıklamalarda bulunulmas ı aras ındaki ayr ıma öze n gösterilmelidir. İkincisi masumiyet karinesinin ihlaline yol açarken ilki kural olarak masumiyet karinesi yönünden bir sak ıncaya neden olmayabilir. ii.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 60. Öğretmen olan ba şvurucunun somut olayda bir ö ğrencisine tokat att ığı iddias ıyla ilgili olarak hakk ında eş zamanl ı bir şekilde hem ceza soru şturmas ı hem de disiplin soruşturmas ı başlatılm ıştır. Ceza soru şturmas ı kapsam ında başvurucu 5237 say ılı Kanun'un 86. maddesinin (2) numaral ı fıkras ında düzenlenen kamu görevlisinin sahip bulundu ğu nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kasten yaralama suçunu i şlemekle itham edilmi ştir. Disiplin soru şturmas ı ise 657 say ılı Kanun'un 125. maddesinin birinci f ıkras ının (C) bendinin (ı) alt bendinde yer alan hizmet içinde devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davran ışlarda bulunma fiilinin işlendiği temelinde gerçekle ştirilmiştir. Dolay ısıyla suç olarak nitelendirilen tipik fiil ile disiplin fiilinin ayn ı olmad ığı görülmektedir. Disiplin fiilinin korudu ğu hukuksal de ğerlerin daha çok memuriyet disipliniyle ilgili oldu ğu anlaşılmaktad ır. 61. Buna kar şılık disiplin makamlar ını başvurucunun 657 say ılı Kanun'un 125. maddesinin birinci f ıkras ının (C) bendinin ( ı) alt bendini ihlal etti ği sonucuna götüren olgu, M.İ.ye tokat att ığı iddias ıdır. Diğer bir ifadeyle M. İ.ye tokat att ığı iddias ı, başvurucu ile ilgili disiplin sürecinin temelini (kurucu unsurunu) te şkil etmektedir. Söz konusu fiil, ceza yarg ılamas ındaki suçlaman ın da dayana ğını oluşturmaktad ır. Buna göre ba şvurucunun öğrencisi M. İ.ye kas ıtlı olarak tokat att ığının kabul edilmesi hâlinde bu olgu nitelikli yaralama suçuna vücut verecek mahiyettedir. Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 1462. Disiplin suçuna ve ceza yarg ılamas ına konu eylemlerin ayn ı olduğu hâllerde disiplin soru şturmas ıyla ilgili uyu şmazl ıklara bakan idari mahkemelerin fiilin sübutuyla ilgili olarak ceza mahkemesinin ula ştığı kanaate sayg ı göstermesi, bunu sorgulayacak ifadeler kullanmamas ı beklenir. Aksi takdirde ki şinin ceza mahkemesinde beraat etmi ş olmas ının bir anlam ı kalmaz. Bu bak ımdan idari mahkemeler dâhil devletin di ğer otoritelerinin beraat karar ından şüphe duyulmas ına yol açacak biçimde hareket etmekten kaç ınmalar ı gerekir. 63. Kuşkusuz soru şturma makamlar ı başvurucunun M. İ.ye tokat atma olgusu dışındaki fiillerle ilgili olarak de ğerlendirme yapma serbestisine sahiptir. Çünkü ceza mahkemesinde yarg ılama konusu olan fiil tokat atma dan ibarettir. Masumiyet karinesi, ayn ı olay kapsam ında bile olsa ceza soru şturmas ına konu suçun kurucu unsurunu olu şturmayan fiillerle ilgili olarak idari makamlar ın değerlendirme yapmas ını engellememektedir. "Genel İlkeler" bölümünde belirtildi ği üzere disiplin yapt ırımına bağlanan haks ızlıklar ceza hukukundakilere k ıyasla daha hafif bir ispat külfeti gerektirebilmektedir. Dahas ı disiplin hukukundaki haks ızlıklar ın ispat ında karinelerden yararlan ılmas ı hususunda ceza hukukundaki kadar yasaklay ıcı kurallar söz konusu de ğildir. Bu itibarla disiplin hukukundaki bir haks ızlık ile ceza hukuku alan ındaki haks ızlığın kurucu unsurlar ının ayn ı olduğu hâllerde idarenin kurucu unsurlar ı ceza hukukununkiyle ayn ı olmayan ba şka bir haks ızlık temelinde disiplin cezas ı uygulamas ına herhangi bir mâni bulunmamaktad ır. 64. Somut olayda disiplin makamlar ı, incelemelerinin kapsam ını başvurucunun M.İ.ye tokat atmas ı fiilinin d ışındaki eylemlerle (örne ğin başvurucunun ö ğrenciye ba ğırmas ı, onu kravat ından sertçe tutarak ba şını çevirmesi fiilleri) s ınırlı tutmam ış; aksine tokat atma fiiline ili şkin olarak da de ğerlendirme yapm ıştır. Tokat atma fiili Ceza Mahkemesinde yarg ılama konusu olmu ş ve başvurucu bu suçlamadan beraat etmi ştir. Ancak Bölge İdare Mahkemesi kararlar ında, başvurucunun Ceza Mahkemesindeki yarg ılamadan beraat etmesine rağmen beraate konu fiil tekrar tart ışılm ıştır. Bölge İdare Mahkemesi, gerekçesini özellikle Ceza Mahkemesinin beraat karar ında dayan ılan argümanlara cevap verecek şekilde oluşturmuştur. Bu ba ğlamda Ceza Mahkemesinin tokat atma fiilinin göstergesi olarak öne sürülen yüz k ızar ıklığının at ılan tokattan m ı yoksa yüze buz uygulanmas ından m ı kaynakland ığının net olmad ığı yönündeki kanaatine kar şılık Bölge İdare Mahkemesi, yana ğa buz konulmas ının tokat at ılman ın göstergesi oldu ğu değerlendirmesinde bulunmu ş ve tan ık ifadelerini de gözeterek ba şvurucunun M. İ.ye tokat att ığı fiilinin sabit oldu ğu sonucuna ulaşmıştır. 65. Bölge İdare Mahkemesi, ceza mahkemesi karar ında ulaşılan sonucu tart ışmaya açman ın yan ında karar ı okuyanlarda ba şvurucunun nitelikli yaralama suçunu i şlediği izleniminin olu şmas ına sebebiyet vermi ştir. Bu durumda beraat karar ı anlams ız hâle gelmi ş ve başvurucunun masumiyetine gölge dü şürülmüş, öte yandan iki yarg ı kolu aras ında başvurucunun nitelikli yaralama suçunu i şleyip işlemediğiyle ilgili olarak çeli şkili kararlar ın ortaya ç ıkmas ına sebep olunmu ştur. Dolay ısıyla masumiyet karinesinin ikinci boyutu ihlal edilmiştir. 66. Ayr ıca ceza mahkemesinin ula ştığı kanaatin isabetli olmad ığının veya hatal ı olduğunun düşünülmesinin idari mahkemenin ba şvurucunun masumiyetine sayg ı gösterme yükümlülü ğünü ortadan kald ırmad ığı vurgulanmal ıdır. Ceza Mahkemesi karar ındaki isabetsizlik masumiyet karinesine istisna getirilmesini gerektiren bir durum de ğildir. Masumiyet karinesine sayg ı gösterilmesindeki kamusal yarar, baz ı durumlarda haks ızlık teşkil eden fiili i şleyenin disiplin yönünden yapt ırıms ız kalmas ını bile hakl ılaştıracak derecede önemlidir. Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 1567. Netice itibar ıyla Bölge İdare Mahkemesinin ilk derece mahkemesinin esas hakk ındaki kararlar ını kald ırırken kulland ığı ifadeler nedeniyle de masumiyet karinesinin ikinci boyutunun ihlal edildi ği kanaatine var ılm ıştır. 68. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 36. ve 38. maddelerinde güvence alt ına alınan masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Kadir ÖZKAYA, Muammer TOPAL ve Basri BA ĞCI bu görü şe kat ılmam ışlard ır. B. Diğer İhlal İddialar ı 69. Başvurucu; hareketsiz kalmas ı gerektiğini, yolculuk ve benzeri fiziksel faaliyetlerde bulunmas ının t ıbbi aç ıdan sak ıncal ı olduğunu belirten t ıbbi rapora ra ğmen başka bir ilçeye naklen atand ığından şikâyet etmi ştir. Başvurucu ayr ıca kişi dokunulmazl ığının ve maddi ve manevi varl ığın korunmas ı hakk ının da ihlal edildi ğini ifade etmi ştir. 70. Başvuru konusu olaylarla ilgili delillerini ibraz etmek ve hangi anayasal hakk ın neden ihlal edildi ğini aç ıklamak ba şvurucunun yükümlülü ğündedir ( Veli Özdemir , B. No: 2013/276, 9/1/2014, 19, 20; Ünal Yiğit, B. No: 2013/1075, 30/6/2014, 18, 19). Buna göre başvurucu, şikâyet etti ği anayasal meseleleri aç ık ve net bir biçimde ifade etme hususunda gerekli ciddiyet ve özeni göstermekle yükümlüdür. Anayasa Mahkemesi, ba şvuru dilekçesinde kullan ılan ifadelerin görünürdeki anlamlar ına bakarak şikâyet edilen hususlar ı tespit eder. Anayasa Mahkemesinin yorum yoluyla dilekçede kullan ılan ifadelere görünürdeki anlamlar ından öte bir mana yükleyerek ba şvurucular ın yak ınmalar ını saptamak gibi bir görevi bulunmamaktad ır. 71. Başvurucu, seyahat etmesinin t ıbbi aç ıdan sak ıncal ı olduğuna dair rapora rağmen naklen atamas ının yap ıldığından şikâyet etmi ş ise de bu şikâyetini herhangi bir anayasal hakla ba ğlant ı kurarak ortaya koymam ıştır. Dahas ı bunun bir anayasal şikâyetten ziyade atama i şleminin hukuka ayk ırılık sebebi olarak ileri sürüldü ğü izlenimi edinilmektedir. Bununla birlikte ba şvurucu, bu raporun atama i şlemini neden sakatlad ığına dair herhangi bir açıklama yapmam ış; hukuka ayk ırılık görüşünü detayland ırmam ıştır. Öte yanda n başvurucunun maddi ve manevi varl ığın korunmas ı hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin şikâyetinin ise oldukça soyut nitelikte oldu ğu görülmü ştür. 72. Başvurucu, bu şikâyetler bak ımından bireysel ba şvuru kapsam ındaki haklardan hangisinin hangi nedenle ihlal edildi ğine ilişkin aç ıklamalarda bulunma yönündeki özen yükümlülü ğünü yerine getirmemi ş; dolay ısıyla ileri sürdü ğü iddialar ı temellendirememi ştir. 73. Aç ıklanan gerekçelerle ba şvurunun bu k ısm ının diğer kabul edilebilirlik koşullar ı yönünden incelenmeksizin açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle kabu l edilemez oldu ğuna karar verilmesi gerekir. C. 6216 Say ılı Kanun'un 50. Maddesi Yönünden 74. 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin ilgili k ısm ı şöyledir: Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 16"(1) Esas inceleme sonunda, ba şvurucunun hakk ının ihlal edildi ğine ya da edilmediğine karar verilir. İhlal karar ı verilmesi hâlinde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yap ılmas ı gerekenlere hükmedilir (2) Tespit edilen ihlal bir mahkeme karar ından kaynaklanm ışsa, ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ırmak için yeniden yarg ılama yapmak üzere dosya ilgili mahkemeye gönderilir. Yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmayan hâllerde ba şvurucu lehin e tazminata hükmedilebilir veya genel mahkemelerde dava aç ılmas ı yolu gösterilebilir. Yeniden yarg ılama yapmakla yükümlü mahkeme, Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ında açıklad ığı ihlali ve sonuçlar ını ortadan kald ıracak şekilde mümkünse dosya üzerinden karar verir." 75. Başvurucu, ihlalin tespit edilmesi ve yarg ılaman ın yenilenmesine hükmedilmesi talebinde bulunmu ştur. 76. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 77. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 78.İhlalin mahkeme karar ından kaynakland ığı veya mahkemenin ihlali gideremedi ği durumlarda Anayasa Mahkemesi, 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ı ile İçtüzük ün 79. maddesinin (1) numaral ı fıkras ının (a) bendi uyar ınca, ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere karar ın bir örneğinin ilgili mahkemeye gönderilmesine hükmeder. An ılan yasal düzenleme, usul hukukundaki benzer hukuki kurumlardan farkl ı olarak ihlali ortadan kald ırmak amac ıyla yeniden yarg ılama sonucunu do ğuran ve bireysel ba şvuruya özgülenen bir giderim yolunu öngörmektedir. Bu nedenle Anayasa Mahkemesi taraf ından ihlal karar ına bağlı olarak yeniden yarg ılama karar ı verildiğinde usul hukukundaki yarg ılaman ın yenilenmesi kurumundan farkl ı olarak ilgili mahkemenin yeniden yarg ılama sebebinin varl ığını kabul hususunda herhangi bir takdir yetkisi bulunmamaktad ır. Dolay ısıyla böyle bir karar kendisine ulaşan mahkemenin yasal yükümlülü ğü, ilgilinin talebini beklemeksizin Anayasa Mahkemesinin ihlal karar ı nedeniyle yeniden yarg ılama karar ı vererek devam eden ihlali n sonuçlar ını gidermek üzere gereken i şlemleri yerine getirmektir ( Mehmet Do ğan, 58, 59; Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , 57-59, 66, 67). Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 1779.İncelenen ba şvuruda, Bölge İdare Mahkemesinin kararlar ında kulland ığı dile özen göstermemesi nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlalin Bölge İdare Mahkemesi kararlar ından kaynakland ığı anlaşılm ıştır. 80. Bu durumda masumiyet karinesinin ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı fıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Edirne Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 81.İşbu ihlal karar ının başvurucu taraf ından aç ılan davalar ın esas ıyla ilgili herhangi bir değerlendirme içermedi ği vurgulanmal ıdır. Anayasa Mahkemesinin yukar ıda belirttiği ihlal gerekçelerini de gözeterek ve söz konusu i şlemlerle ilgili olarak yeniden bir değerlendirme yaparak gereken karar ı vermek Bölge İdare Mahkemesinin takdirindedir. 82. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; A. 1. Masumiyet karinesinin ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA OYB İRLİĞİYLE, 2. Diğer ihlal iddialar ının açıkça dayanaktan yoksun olmas ı nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDU ĞUNA OYB İRLİĞİYLE, B. Anayasa n ın 36. maddesinin birinci ve 38. maddesinin dördüncü f ıkralar ında güvence alt ına al ınan masumiyet karinesinin İHLAL ED İLDİĞİNE Kadir ÖZKAYA, Muammer TOPAL ve Basri BA ĞCI'n ın karşıoylar ı ve OYÇOKLU ĞUYLA, C. Karar ın bir örne ğinin masumiyet karinesinin ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ı amac ıyla Edirne Bölge İdare Mahkemesine gönderilmek üzere Tekirda ğ 1. İdare Mahkemesine (E.2014/852, K.2014/1322; E.2014/1050, K.2014/1321) GÖNDER İLMESİNE, D. 239,50 TL harç ve 3.000 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 3.239,50 TL yarg ılama giderinin ba şvurucuya ÖDENMES İNE, Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 18E. Ödemenin, karar ın tebliğini takiben ba şvurucunun Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, F. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 2/7/2020 tarihinde karar verildi. Başkan Ba şkanvekili Ba şkanvekili Zühtü ARSLAN Hasan Tahsin GÖKCAN Kadir ÖZKAYA Üye Üye Üye Serdar ÖZGÜLDÜR Burhan ÜSTÜN Engin YILDIRIM Üye Üye Üye Hicabi DURSUN Celal Mümtaz AKINCI Muammer TOPAL Üye Üye Üye M. Emin KUZ R ıdvan GÜLEÇ Recai AKYEL Üye Üye Yusuf Şevki HAKYEMEZ Y ıldız SEFERİNOĞLU Üye Üye Selahaddin MENTE Ş Basri BA ĞCI Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 19KARŞI OY Mahkememiz ço ğunluğunca, bir ö ğrencisine tokat att ığı iddias ıyla ilgili olarak hakk ında eş zamanl ı bir şekilde hem ceza hem de disiplin soru şturmas ı başlatılan başvurucunun, tokat atma fiilinin göstergesi olarak öne sürülen yüz kızar ıklığının, at ılan tokattan m ı yoksa yüze buz uygulanm ış olmas ından m ı kaynakland ığının net olarak anla şılamad ığı yönündeki kanaate dayal ı olarak ceza yarg ılamas ında beraat etmi ş olmas ına rağmen, tokat atma fiilinin sübutu konusunu ceza mahkemesinin beraat karar ında dayand ığı argümanlara cevap verecek şekild e değerlendirmelerde bulunmak suretiyle fiilin sübuta erdi ği sonucuna var ılarak hakk ında tesis edilen disiplin cezas ının iptali istemiyle aç ılan idari davan ın reddedilmi ş olmas ı nedeniyle ba şvurucu bak ımından Anayasa n ın 36. maddesinin birinci ve 38. maddesinin dördüncü f ıkralar ında güvence alt ına al ınan masumiyet karinesinin ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Bu sonuca ula şılırken de Bölge İdare Mahkemesi karar ında, beraat hükmünden şüphe duyulmas ına yol açacak biçimde hareket edilmek suretiyle he m ceza mahkemesi karar ında ulaşılan sonucun tart ışmaya aç ıldığı, hem de karar ı okuyanlarda ba şvurucunun nitelikli yaralama suçunu i şlediği izleniminin olu şmas ına sebebiyet verildi ği; böyle olunca da beraat karar ının anlams ız hâle getirilip , başvurucunun masumiyetine gölge dü şürüldüğü; ayr ıca iki yarg ı kolu aras ında başvurucunun nitelikli yaralama suçunu i şleyip işlemediğiyle ilgili olarak çeli şkili kararlar ın ortaya ç ıkmas ına sebep olundu ğu belirtilmi ştir. Mahkememiz ço ğunluğunca ulaşılan sonuca a şağıda aç ıklanan nedenlerle taraf ımızca iştirak edilememi ştir. Konunun özünü, ceza yarg ılamas ı neticesinde hakk ında beraat karar ı verile n başvurucu ile ilgili olarak yürütülen disiplin süreci sonunda, ayn ı olgulara dayan ılarak disiplin cezas ı verilmesinin ve bu i şlemin iptali istemiyle aç ılan davada verile n kararda kullan ılan ifadelerin masumiyet karinesini ihlal edip etmedi ği sorusu oluşturmaktad ır. Genel olarak ceza mahkemeleri taraf ından verilen kararlar ın diğer yarg ılama makamlar ını ne ölçüde ba ğlayacağı kadim bir tart ışma konusudur. İncelemeye esas dosya özelinde ise beraat karar ının idare ve di ğer yarg ılama mercileri nezdinde ifa edeceği bağlay ıcılık fonksiyonunun ne olaca ğı ehemmiyet ta şımaktad ır. Beraa t kararlar ının dayand ığı gerekçe ve niteli ğinin tart ışılmas ı da bu noktada önem ar z etmektedir. Bu bağlamda anayasal bir kurum olarak Masumiyet Karinesinin niteli ği ve beraat kararlar ı üzerinden nas ıl bir fonksiyon icra etmesi gerekece ği hususu sorunun bir diğer boyutunu olu şturmaktad ır. Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 20Masumiyet karinesinin uygulanma alan ı saptan ırken, kendisine yüklenen anlam ile bunun uygulamaya nas ıl aktar ılmas ı gerekece ği konusu üzerinde de özellikle durulmas ı gerekmektedir. Ceza yarg ılamas ında verilen kararlar ın bağlay ıcılığı konusunda genel kabul , ceza mahkemelerince verilen ve maddi vak ıalar ı kesin olarak sübuta erdiren kararlar ın diğer yarg ılama makamlar ını da bağlayacağı yönündedir. Bu kapsamda mahkûmiyet kararlar ı, maddi olgular ın kesin kabulleri üzerine tesis edildikleri için di ğer yarg ılama mercilerini ba ğlay ıcı hüküm icra ederler. Zir a ceza yarg ılamas ının mant ığında suçun sübutuna ili şkin kabulün her türlü şüphede n uzak kesin bir kanaate dayanmas ı ilkesi egemendir. Ayr ıca ceza muhakemesince maddi gerçe ğin araştırılmas ı noktas ında genel hatlar ıyla delil serbestisi prensibine dayan ılmas ının, ceza mahkemesi kararlar ının bağlay ıcı etki oluşturmas ı noktas ında bariz bir katk ı sağlad ığı da yads ınamaz. Bununla birlikte ceza mahkemelerince verilen mahkûmiyet kararlar ının diğer yarg ılama mercilerini etkileme noktas ındaki kabul mutlak bir nitelik arz etmemektedir. Örne ğin Türk Borçlar Kanunun 74. maddesi hükmü gere ğince; hukuk hâkiminin, ceza hâkiminin kusur ve zarar durumuyla ilgili de ğerlendirmeleriyle ba ğlı olmad ığı aç ıkça hüküm alt ına al ınm ıştır. Dahas ı 6100 say ılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 214. maddesinde yer alan düzenlemede; bir belgenin sahteli ği noktas ında hukuk mahkemesinin yapt ığı incelemenin ceza mahkemelerini ba ğlayacağı aç ıkça düzenlenmi ştir. İstisnai durumlar bir kenara b ırak ıldığında genel kural, ceza yarg ılamas ının maddi vak ıalar noktas ında ulaştığı kanaatin ba ğlay ıcı etki olu şturmada ön plana çıkmas ıdır. Mahkûmiyet kararlar ı işin doğası gereği maddi vak ıalar ın kesin olara k sübuta erdirilmeleri üzerine in şa edildikleri için ba ğlay ıcılık nitelikleri daha belirgi n hale gelmektedir. Bu durum mahkûmiyet kararlar ının bizatihi kendi özelli ği olmay ıp ceza mahkemesinin maddi vak ıalar konusundaki kesin kabulleridir. Maddi vak ıalar ın kesin olarak sübuta erdirilmeleri her zaman mahkûmiyet yönünde olmayabilir. Bu bağlamda beraat kararlar ı da maddi olaylara ili şkin kesin bir kabu l içerebilirler. Ceza Muhakemesi Kanununun 223/2. maddesinde yer alan düzenlemeye göre beraat kararlar ı farkl ı gerekçelere dayan ılarak verilebilmektedir. Söz konusu maddede bu haller:a) Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tan ımlanmam ış olmas ı, b) Yüklenen suçun san ık taraf ından işlenmediğinin sabit olmas ı, Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 21c) Yüklenen suç aç ısından failin kast veya taksirinin bulunmamas ı, d) Yüklenen suçun san ık taraf ından işlenmesine ra ğmen, olayda bir hukuk a uygunluk nedeninin bulunmas ı, e) Yüklenen suçun san ık taraf ından işlendiğinin sabit olmamas ı, şeklinde ifade edilmektedir. Bu seçenekler aras ında konumuzla ilgili olan iki unsur ön plana ç ıkmaktad ır. Birincisi: (b) bendindeki Yüklenen suçun san ık taraf ından işlenmediğinin sabit olmas ı , diğeri (e) bendindeki Yüklenen suçun san ık taraf ından işlendiğinin sabi t olmamas ı . Bentlerin muhtevalar ı itibariyle; (b) bendinde yer alan seçene ğin sübut a ilişkin kesin bir kabul ihtiva etme durumu (e) bendinde bulunmamaktad ır. Buna bağlı olarak (b) bendinden verilen beraat kararlar ının diğer yarg ılama mercilerini etkileme durumunun (e) bendinden daha yüksek olaca ğında bir tereddüt bulunmamaktad ır. Zir a ilk durumda kesin maddi bir kabul varken ikincisinde ortadan kald ırılamam ış bir şüphe durumu söz konusudur. Buna göre delil yetersizli ğine bağlı olarak verilen beraat kararlar ının hukuk ve idare mahkemelerine tesir etme konusunda daha zay ıf bir etki do ğuracağı izahta n vareste bir durum olarak ortaya ç ıkmaktad ır. Somut olay ımızla bağlant ılı olarak, ceza yarg ılamas ına konu eylemi disiplin hukuku aç ısından irdeleyen idari makamlar ın ve disiplin mercilerinin, sübut noktas ında kesinlik içermeyen beraat kararlar ına mutlak surette uymalar ını bekleme k gerçekçi bir yakla şım olmayacakt ır. Zira farkl ı yarg ı yollar ı içerisinde yer alan, usul, ispat, kapsam, amaç ve i şlev noktas ında birbiriyle tam örtü şmeyen iki ayr ı bağıms ız mahkemeden birinin verece ği beraat karar ının niteliğine bak ılmadan di ğerini bağlayacağını peşinen kabul etmek bir yarg ı yolunu tamamen etkisizle ştirebileceği gibi, mahkemelerin ba ğıms ızlığı aç ısından da bir sak ınca oluşturacakt ır. Diğer taraftan beraat kararlar ının kişinin masumiyeti noktas ında özel bir ehemmiyet ta şıdığı ve konunun temel haklar noktas ındaki özelli ği de hesaba kat ılmal ıdır. Bu noktada en güvenceli yakla şım, beraat kararlar ının uygulay ıcılar ın inisiyatifi ile göz ard ı edilmesinin önüne geçilmesidir. Bu da ancak beraat kararlar ının göz ard ı edilebilmesinin ancak buna imkân tan ıyan kanuni bir düzenlemenin varl ığı ile mümkün olabilece ğinin kabulü olacakt ır. Bir fiilin sübutu noktas ında ceza mahkemesi ile hukuk mahkemesi veya idar e mahkemesi farkl ı kanaatlere sahip olabilir. Somut olay ımızda oldu ğu gibi cez a mahkemesinin sübut noktas ında tam kanaate ula şamad ığı bir noktada, idari makam ve mahkemeler kendilerince tam bir kanaate ula şabilirler. Bu her iki hukuk alan ının kendi sübut e şiklerinin farkl ı olmas ının yan ı sıra düzenledikleri alan ve koruduklar ı menfaatin ayr ı olmas ının da doğal bir sonucudur. Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 22Kritik olan husus masumiyet karinesini anlams ız k ılmadan disiplin, i ş, vergi veya tazminat gibi hukuk kollar ının kendi i şlevlerini yerine getirecek makul bir mekanizman ın kurulmas ıdır. Bu bağlamda kanun koyucu baz ı durumlarda verilen beraat kararlar ının diğer yarg ılama mercilerini ba ğlay ıcı etki oluşturmayaca ğına dair aç ık düzenlemelere de yer vermektedir. Türk Borçlar Kanunu nun 74. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 214. maddesi ve 657 say ılı Kanunun 131/2. maddesi bu duruma örne k olarak gösterilebilir. Beraat kararlar ına mutlak bir etki izafe edilmesi durumunda, bu düzenlemelerin zahiren olmasa bile pratikte iptali gibi bir durum da ortaya çıkabilecektir. Bu bağlamda somut olay ımızda ceza mahkemesinin delil yetersizli ğinden beraat ettirdi ği san ık hakk ında idari yarg ılama mercilerinin ayn ı olay bağlam ında disiplin cezas ının hukuka uygun oldu ğuna karar vermi ş olmalar ının masumiyet karinesinin ihlaline yol aç ıp açmad ığı sorusunun cevab ını aramak gerekmektedir. Bu soruya yan ıt vermeden önce Anayasan ın masumiyet karinesini nas ıl düzenledi ğine bak ılmas ında fayda bulunmaktad ır. Anayasan ın 38. maddesinin ba şlığı Suç ve cezalara ili şkin esaslar olup, muhtevas ında yer alan hükümlerin birincil uygulama alan ı ceza hukuku olmakl a birlikte şartlar ın elverdi ği ölçüde ceza hükmü ihtiva eden di ğer sahalarda da uygulanabilece ğinde bir tereddüt yoktur. Anayasan ın 138. maddesinin 4. f ıkras ında yer alan masumiyet karinesine ilişkin düzenleme Suçlulu ğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu say ılamaz şeklindedir ve anayasa koyucunun özellikle masumiyet kelimesini kullanmamas ının özel bir anlam ı bulunmaktad ır. Öncelikli olarak anayasa koyucunun kelime baz ındaki bu tercihi söz konusu hükmü masumiyet karinesini düzenliyor olmaktan al ıkoymamaktad ır. Masumiyet bir ki şinin suçtan tamamen ari oldu ğunun kabulüdür. Bu kadar kesin bir kabul lafzi olarak metinde yer ald ığında, yarg ılama süreçlerinde suçlulu ğu kesinleşmemiş kişiler aç ısından uygulanacak tutuklama, elkoyma gibi a ğır tedbirleri n tatbiki tart ışılır hale gelebilecektir. Bu varsay ımın doğruluğu tart ışılır olmakla birlikte, hali haz ırdaki durum, kural koyucunun normu kaleme al ırken masumiyet kelimesin e yer vermeden düzenlemeyi tercih etmi ş olmas ıdır. Masumiyet karinesi pozitif hukukumuzda adil yarg ılanma üst hakk ı başlığı altında yer alan ve Anayasaya göre suç ve cezalara ili şkin esaslar aras ında say ılan bir ilkedir. Anayasan ın 15. maddesi kapsam ında olağanüstü dönemlerde bile kendisine dokunulamayaca ğı ifade edilmi ş olmas ı karşısında bir temel hak türü olara k mutlakl ığı iddia edilebilir ise de Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesinde bu yönüyle özel statü kapsam ında değerlendirilmi ş değildir (AİHS Madde 15). Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 23Teorik olarak muhtevas ında masumiyet karinesini de bar ındıran Adi l Yarg ılanma Hakk ı mutlak bir hak niteli ğinde değildir. Olağanüstü dönemlerde bu hak ve genel olarak muhtevas ında bulunan haklarda k ısıtlamaya gidilmesi mümkündür. Kanaatimizce adil yarg ılanman ın bir bile şeni hüviyetinde olan masumiyet karinesinin Anayasan ın 15. maddesinde zikredilmesinin uygulamada bir kar şılığının olmas ı kaç ınılmazd ır. Anayasan ın lafz ından hareketle bunun suçlulu ğun mahkeme karar ı ile saptan ıncaya kadar ki şinin suçlu say ılmamas ı şeklinde kabul edilmesi gerekmektedir. Suçlu say ılman ın ölçütünün ne oldu ğu sorusu bu noktada öne m kazanmaktad ır. Kanaatimizce ki şi ne zaman suçlu say ılm ış olur? sorusu, suçluluk kavram ının sonuçlar ına bak ılarak cevaplanabilir. Suçlulu ğun sonuçlar ını genel olarak; doğrudan ve dolayl ı olmak üzere ikiye ay ırmak mümkündür. Suçluluğun doğrudan sonuçlar ını; kişinin hapis ve(ya) para cezas ına çarpt ırılmas ı, muhakeme giderlerinden sorumlu tutulmas ı, suç eşyas ının müsader e edilmesi ve suçluluk durumunun mahsus sicillerine i şlenmesi şeklinde sayma k mümkündür. Mahkeme karar ı olmadan ki şiye hürriyeti ba ğlay ıcı ve(ya) para cezas ı verilmesi, muhakeme gideri yüklenmesi, mal varl ığına ilişkin bir de ğerin müsader e edilmesi ya da suçlulu ğa ilişkin bir kayd ın ilgili sicile i şlenmesi masumiye t karinesinin ihlal edilmesi sonucunu do ğuracakt ır. Avrupa İnsan Haklar ı Mahkemesi Minelli - İsviçre karar ında (prg 38), ilgilinin, kesinle şmiş bir mahkeme karar ı olmadan kendisine suçlu muamelesi yap ılarak yarg ılama giderine mahkûm edilmesin i masumiyet karinesinin ihlali olarak de ğerlendirmi ştir. Ayr ıca G.I.E.M. S.R.L. v e Diğerleri -İtalya karar ında idari bir tasarrufla mahkûmiyet karar ı olmaks ızın başvurucunun ta şınmaz ının müsadere edilmesini masumiyet karinesinin ihlali olarak nitelendirmi ştir. Bu karar ında müsadere i şleminin bir ceza yapt ırımı olma niteli ğini gözetmiştir. Suçlu bulunman ın dolayl ı sonuçlar ı ise; suçtan kaynaklanan zarar ın giderilmesi, kamu görevlileri aç ısından disiplin sorumlulu ğunun doğmas ı, vergi hukuku aç ısından vergi cezalar ına hükmedilmesi, i ş hukukunda i ş akdinin sona erdirilmesi gibi neticelerin ortaya ç ıkmas ıdır. Suçlulu ğun dolayl ı sonuçlar ı söz konusu olduğunda başka hukuk dallar ının devreye girmesi gibi bir durum da ortay a çıkmaktad ır. Suç nedeniyle ortaya ç ıkan zarar ın giderilmesinde tazminat hukuku, failin kamu görevlisi olmas ı halinde disiplin hukuku, i şçi olmas ı halinde i ş hukuku devreye girebilmektedir. Suçlulu ğun dolayl ı sonuçlar ının diğer bir özelli ği ise cez a yarg ılamas ından bağıms ız olarak ilgili hukuk disiplininin kendi i şleyişi çerçevesind e sonuçlar ını bağıms ız olarak ortaya ç ıkarabilmesidir. Ortada bir ceza soru şturmas ı veya kovu şturmas ı bulunmasa bile ki şi aleyhine tazminata hükmedilebilmekte, disiplin cezas ı verilebilmekte veya bir i ş akdi fesh edilebilmektedir. Kanaatimizce, farkl ı hukuk bölümlerinin kendi iç dinamikleri çerçevesinde suçlu bulunman ın dolayl ı sonuçlar ına ulaşmalar ı, ceza yarg ılamas ı sonucunda varsa sabit kabul edilen maddi vak ıalarla çeli şmediği sürece mümkün, hatta gereklidir. Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 24Burada dikkat edilmesi gereken kritik nokta, ki şi hakk ında mahkûmiyet karar ı olmad ığı halde suçlu addedilmesi ve buna ba ğlı olarak suçlulu ğun doğrudan sonuçlar ına hayatiyet kazand ırılmamas ıdır. Masumiyet karinesine, özellikle iç hukukumuz aç ısından, teorik olarak bir mutlakl ık izafe etmek mümkün ise de, uygulamada bir mutlakl ıktan bahsetmek mümkün de ğildir. Suçlulu ğu kesinle şmiş bir mahkeme karar ıyla sabit olana kada r masum say ılmas ı durumu pratikte de mutlak olarak uygulanacak olursa hiçbi r tutuklama i şlemi, buna paralel olarak hiç bir el koyma faaliyeti me şru olamaz, zira bu ilke aç ısından bak ıldığında masum bir ki şi hürriyetinden mahrum edilemeyece ği gibi mal varl ığı üzerinde k ısıtlay ıcı bir tedbir de icra edilemeyecektir. Masumiyet karinesinin birinci yönü itibariyle geçerli bulunan mutlak olmam a durumu bu prensibin özelli ği gereği baz ı hallerle k ısıtlı olmak üzere ikinci yönü itibariyle de geçerlidir. Kesin kanaate dayanarak verilen beraat kararlar ı mutlak manada masumiyet karinesini hayata geçirmeye en uygun kararlar olarak gözükmekle birlikte, bu şekilde beraat karar ı verilen hallerde bile hukuk sistemleri ki şiyi mahkûm olmu ş gibi muameleye tabi tutabilmektedirler. Kusursuz sorumluluk hallerinde şahs ın haks ız fiilden kaynaklanan zarardan sorumlu tutulmas ı bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Mülkiyeti kendisinde bulunan bir otomobilin sürücüsü olay an ında arac ı kendisinin kullanmad ığını ispat etse ve buna ba ğlı olarak hakk ındaki ceza davas ında CMK.nun 231/2-b maddesinde yer alan gerekçeyle kesin kanaat belirtilerek beraat karar ı verils e bile, araç sahibinin kusursuz sorumlulu ğu ilkesinden hareketle mahkûm olmu ş gibi doğan zarardan sorumlu tutulabilecektir. Beraat karar ının hukuka uygunluk hallerine ba ğlı olarak verildi ği durumlard a da beraat eden ki şi mahkûm olmu ş gibi olay ın meydana gelmesinden kaynaklanan zarar ın tazmininden sorumlu tutulabilmektedir. Mesela zaruret halinde ba şkas ının mal ına zarar verenin tazmin sorumlulu ğunun devam etmesi gibi. Bir eylem kanunda suç olarak tan ımlanm ıyor veya sonradan suç olmakta n çıkart ılm ış ise CMK. 231/2-a maddesi gere ğince san ık hakk ında beraat karar ı verilmesi gerekecektir. Ancak kimi durumlarda bu beraat karar ı ayn ı eylemin ba şka hukuk disiplinlerinde haks ız fiil olma özelli ğini ortadan kald ırmayacakt ır. Ör: Zinan ın aile hukukunda haks ız fiil olma özelli ğini devam ettirmesi gibi. Dolay ısıyla ceza muhakemesi sonunda verilen beraat kararlar ının ilgilisine her zaman mutlak manada bir masumiyet temin edemedi ğini söylemek gerekmektedir. Bu durum farkl ı hukuk disiplinlerinin kendi i şleyişlerinin do ğal bir sonucudur. Bunun en çarp ıcı örneği ceza usul hukukunda uygulanan koruma tedbirleridir. Bir bireyin ceza infaz kurumlar ına konulmak suretiyle hürriyetlerinden mahrum edilmesi TCK.nun 45. maddesi kapsam ında bir cezad ır. Niteliği itibariyle bu tür bir yapt ırımın masum bir ki şi hakk ında uygulanmas ı masumiyet karinesinin a ğır Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 25bir şekilde ihlali sonucunu do ğurur. Bununla birlikte soru şturma veya kovu şturma aşamas ında, suçlulu ğu mahkeme karar ıyla henüz sabit olmamas ına rağmen, şüpheli veya san ıklar ın özgürlüklerinin tutukevlerine konulmak suretiyle k ısıtlanmas ı çok yayg ındır. Bu uygulaman ın masumiyet karinesinin a ğır bir ihlali oldu ğu iddia edilebilir mi? Şekli olarak mutlak manada kabul edecek olunursa bu uygulamalar ile masumiyet karinesinin ihlal edildi ği sonucuna ula şılabilir. Ancak uygulanan hukuk disiplini, korunmak istenen hukuki de ğer ve menfaatler dikkate al ındığında soruşturma veya kovu şturma s ıras ında yap ılan tutuklamalar ın, kişinin suçlu oldu ğu yönünde bir kanaat olu şturma potansiyeli bulunmas ına rağmen, masumiyet karinesini ihlal etmedi ği savunulabilir. Zira burada amaç şüpheli veya san ıklar ı cezaland ırmak değil, delillerin toplanmas ını temin etmek, kaybolmalar ını önlemek ve nihayetinde verilecek muhtemel cezan ın infaz ını sağlamakt ır. Tutuklama müessesesi ceza usul hukukunun bir kurumu olarak Ceza Muhakemesi Kanunu taraf ından düzenlenmekte, ayr ıntılı usul ve şekil şartlar ına bağlı olarak tatbik edilmektedir. Beraat karar ının kesin bir yarg ıya dayanmad ığı, şüphenin san ık lehine yorumlanarak kendisinin beraat ettirildi ği durumlarda da farkl ı hukuk dallar ında kişi adeta mahkûm olmu ş gibi işleme tabi tutulabilmektedir. Bu durumun masumiye t karinesi penceresinden bak ıldığında kesin kanaate dayanan beraat kararlar ı hallerind e gerçekleşen uygulamalardan daha kabul edilebilir olmas ı gerekmektedir. Zira ortada san ığı mutlak olarak suçsuz kabul eden bir hüküm bulunmamakta, sadec e giderilememi ş bir şüphe durumu söz konusu olmaktad ır. Gelinen bu nokta itibariyle ceza yarg ılamas ında beraat karar ı verilmiş olmas ına rağmen diğer hukuk alanlar ında ilgili hakk ında adeta mahkûmiyet karar ı verilmiş gibi muameleye tabi tutulabilmektedir. Bu bağlamda gerekçesine bak ılmadan her beraat karar ının mutlak bir masumiyet tesis etti ğinin kabul edilmesi durumunda; ma ğdurun zarar ının giderilmesi imkân ı ortadan kalkacak, güven ili şkisi bozuldu ğu halde i şçi ve iş veren ili şkilerini devam ettirilmek zorunda kalacaklard ır. Masumiyet karinesi A İHM içtihatlar ında ağırlıklı olarak hakk ın birinci yönü itibariyle ele al ınmaktad ır. Bu kapsamda masumiyet karinesinin muhtevas ı; yarg ılamay ı yapacak mahkemenin ilgili şahs ı peşinen suçlu kabul etmemesi, ispat külfetinin san ığa yüklenmeden savc ılık üzerinde kalmas ı ve her türlü şüphe durumundan san ığın yararlanmas ı olarak de ğerlendirilmektedir. (Barbera, Messegue ve Jabardo - İspanya, prg. 77) Ayr ıca mahkumiyet karar ı olmadan kamu görevlileri veya mahkeme mensuplar ının kişinin suçu i şlediğine dair kesin kanaat serdeden aç ıklamalar ının (Allenete de Ribemont - Fransa prg 37-41), masumiyet karinesini ihlal edece ği kabul edilmektedir. Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 26Masumiyet karinesinin ikinci yönüyle ilgili kararlar ında; ilgili hakk ında mahkumiyet karar ı olmamas ına rağmen yarg ılama giderinden sorumlu tutulmas ı (Minelli-İsviçre) ve müsadere karar ı verilmesini (G.I.E.M. S.R.L. ve Di ğerleri-İtalya ) masumiyet karinesinin ihlali olarak nitelendirilmi ştir. AİHM konumuzla yak ından alakal ı (Ringvold Norveç) karar ında, cinsel taciz şüphelisi olup ceza davas ı beraatla sonuçlanan ki şinin ayn ı eylem nedeniyle aleyhine aç ılan hukuk davas ında tazminata hükmedilmesini masumiyet karinesinin ihlali olarak görmemi ştir. Mahkeme bu konuya ili şkin değerlendirmesini yaparken Norveç hukukunda ceza sorumlulu ğunun tazminat için gerekli bir ön ko şul olmad ığı, ceza sorumlulu ğu ve tazminat sorumlulu ğunun ayr ı kanuni düzenlemelere dayand ığı unsurlar ı üzerinde durmu ştur. (Prg. 36-42) AİHM masumiyet karinesinin ikinci yönünü irdeledi ği (Seven Türkiye) karar ında, ceza ve disiplin soru şturmalar ının ayr ı sonuçlara ula ştığı durumlarda disiplin makamlar ının kulland ığı dilin ceza yarg ılamas ında ulaşılan beraat karar ının etkisini sorgular nitelikte olmamas ını aramaktad ır (Prg 54). Benzer bir yakla şım dah a önce çocu ğunu öldürmekten suçlu bulunmas ına rağmen daha sonra ortaya ç ıkan yeni bilgiler ışığında mahkûmiyeti sorgulan ır hale gelen ki şi hakk ında suçlay ıcı bir di l kullan ılmamas ını öngören (Allen-Birle şik Krall ık) karar ında da göze çarpmaktad ır. Bu örneklerden hareketle, A İHM in kullan ılan dile özel önem verdi ği, bunun masumiyet karinesinin birinci yönü aç ısından san ığı peşinen suçlay ıcı olmamas ına, ikinci yönü aç ısından beraat karar ını etkisizle ştirmemesine dikkat etti ği görülmektedir. Bunlara ek olarak beraat karar ına rağmen ayn ı olay baz ında tazmina t sorumlulu ğunu kabul ederken her bir hukuk dal ının kendi bütünlü ğü ve işleyişine önem verdi ği söylenebilir. Bu bağlamda, ilgili hakk ında yürütülen ceza muhakemesi sonucunda beraat karar ı verilmesine ra ğmen başka hukuk dallar ının kendileri aç ısından işlem ifa ederken dikkat edilmesi gereken hususlar a şağıdaki gibi s ıralanabilir. Öncelikli olarak verilen beraat karar ının niteliğine bak ılmal ı, delil yetersizli ği gerekçesine dayanan beraat kararlar ında disiplin makamlar ının daha rahat değerlendirme imkân ı olduğu gözetilmelidir. Beraat kararlar ına rağmen kişi aleyhine i şlem tesis edilmesine imkân veren bir kanuni dayanak bulunmal ıdır. Tesis edilen i şlem başka bir hukuk disiplininin kendi usulü dâhilinde ve bu hususta belirlenen kaidelere riayet edilerek verilmeli, ilgili hukuk dal ının kapsam ında kalmal ı ve onun amac ına hizmet edecek nitelikte olmal ıdır. Söz konusu i şlem suçlulu ğun doğrudan sonuçlar ı olan ceza, müsadere, yarg ılama gideri ve mahsus sicile kay ıt gibi sonuçlara yol açmamal ıdır. Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 27Ayr ıca yap ılan işlem verilmi ş olan beraat karar ını hükümsüz k ılacak dil ve etkiden uzak olmal ıdır. Örneğin ayn ı konunun tekrar bir soru şturma veya kovu şturm a konusu yap ılmas ı sonucunu do ğurmamal ı veya tekerrüre esas te şkil etmemelidir. Bu ilkeler ışığında başvuruya konu edilen olay incelendi ğinde aşağıdaki hususlar tespit edilmektedir. Türk Ceza Usul Hukuku, genel olarak beraat kararlar ının san ık taraf ından temyiz edilmesini hukuki yarar noktas ından uygun görmemesine ra ğmen, deli l yetersizliğinden (CMK. 223/2-e) verilen beraat kararlar ının san ığın suç u işlemediğinin sabit olmas ı gerekçesiyle (CMK. 223/b) temyiz edilmesine ceva z vermektedir. Somut olayda ise ki şi hakk ında verilen beraat karar ı kesin kanaate de ğil de delil yetersizli ğine dayan ıyor olmas ına ve bu yönde temyiz hakk ı bulunmas ına rağmen başvurucu taraf ından bu hak kullan ılmam ıştır. Olayda disiplin cezas ı, 657 say ılı Kanunun 131/2. maddesindeki mahkûmiye t dışında bir karar verilmesi durumunda da disiplin cezas ı verilebilece ğine ilişkin kanuni yetkiye dayan ılarak verilmi ştir. Ayr ıca disiplin yapt ırımı belirlenirken ceza hukuku anlam ında suçlulu ğun doğrudan sonuçlar ı ortaya ç ıkmam ıştır. Bu bağlamda hürriyeti ba ğlay ıcı veya para cezas ı niteliğinde bir yapt ırım uygulanmam ış, bu yönde adli sicil kayd ına bir şerh düşülmemiş, ceza muhakemesi giderlerinden sorumlu tutulmam ış, mal varl ığına ilişkin herhangi bir de ğer müsadere edilmemi ştir. Disiplin hukuku çerçevesinde muhakkikler vas ıtas ıyla toplanan delille r değerlendirilerek ilgili hakk ında bir disiplin yapt ırımına hükmedilmi ştir. Hatta hükmedilen bu müeyyide, olay ın ceza hukukunda tan ımlanan halinin tam kar şılığı olan cezadan daha hafif bir cezad ır. Zira 657 say ılı Kanunun 125/E-f bendi gere ğince Devlet memurunun görevi nedeniyle muhatap oldu ğu kişilere fiili tecavüzd e bulunmas ı ihrac ı gerektiren bir eylem olmas ına rağmen ilgili hakk ında daha hafi f nitelikteki k ınama cezas ı tertip edilmi ştir. Bu durum z ımni olarak beraat karar ının varl ığının gözetilmesi manas ına da gelmektedir. Ayr ıca öğretmen olan başvuruc u görevi gere ği çocuklarla sürekli temas içerisindedir. Bu nedenle hükmedilen disiplin cezas ı Devletin çocuklar ı koruma noktas ında taşıdığı pozitif yükümlülü ğün bir yans ımas ıdır. Disiplin uygulamas ının konu itibariyle gereksiz ve amaca hizme t etmeyece ğini iddia etmek de mümkün de ğildir. Çocuklar ın korunmas ı noktas ından bak ıldığında, disiplin cezas ı uygulanmas ı Devlet aç ısından bir hak olmaktan ziyade bir görev niteli ği de taşımaktad ır. Ulaşılan bu sonuç beraat karar ını etkisizle ştirici bir i şlev de yerine getirmemektedir. Bölge idare mahkemesince Ba ştan yak ınıcı öğrencinin yüzüne buz uygulamas ı şüyuu, tokat at ıldığının vukuunu göstermektedir ibaresinin kullan ılmas ını masumiyet karinesinin ihlali olarak nitelendirmek de mümkün de ğildir. Zira bölge idare mahkemesi maddi vak ıalardan hareketle ceza mahkemesinin sonuca Başvuru Numaras ı: 2016/14253 Karar Tarihi : 2/7/2020 28ulaşırken kullanmad ığı bir durumu bir mant ık çerçevesinde kendi ula ştığı sonuca gerekçe yapm ıştır. Ceza mahkemesi konuya ili şkin şüpheyi, olay ın mağdurunu n aşamalarda de ğişen beyan ına, olay an ına şahit olan okul müdürünün beyan ını gözard ı ederek, olay an ını görmeyen rehber ö ğretmenin anlat ımına dayand ırırken, bölge idar e mahkemesinin ilgili dairesi kanaatini çok daha farkl ı bir noktaya, dosya muhtevas ı itibariyle kesin olarak sübut bulan, çocu ğun yüzüne buz tatbik edilmesi gerçe ğine dayand ırm ıştır. Bu kabulün akla mant ığa ayk ırı bir yönü bulunmad ığı gibi fahi ş bir takdir hatas ına kaynakl ık ettiğini iddia etmek de mümkün de ğildir. Bu kabul ayn ı zamanda beraat karar ının hükmünü de ortadan kald ırm ış değildir. Bu sonuca ula şılmas ı sıras ında disiplin mercileri ceza yarg ılamas ında geçerli olandan daha dü şük bir sübut e şiği uygulamakta, ceza yarg ılamas ında göz ard ı edilen delillere dayanmaktad ırlar. Şüphe yok ki disiplin hukukunun en yak ın olduğu huku k dal ı ceza hukuku olmakla birlikte gerek varl ık nedenleri gerekse düzenledikleri alanlar itibariyle birbirlerinden farkl ı olduklar ı izahtan varestedir. Aradaki bu farkl ılığın oluşmas ında ispat vas ıtalar ının farkl ı olmas ının da katk ısı olduğu bir vak ıadır. İki bağıms ız yarg ı organ ı kendi bak ış aç ılar ından ayn ı olay ı değerlendirere k farkl ı sonuçlara ula şmışlard ır. Her iki disiplinin farkl ı amaç ve i şlevinin bulundu ğu dikkate al ındığında sonuç farkl ılaşmas ının makul kabul edilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca somut olayda masumiyet karinesini ihlal eden bir yö n bulunmad ığı sonucuna ula şılmaktad ır. Aç ıklanan nedenlerle ba şvurucu hakk ında uygulanan disiplin cezas ının iptali istemiyle aç ılan davada verilen karardan dolay ı masumiyet karinesinin ihla l edilmediği düşüncesiyle ço ğunluğun aksi yöndeki görü şüne dayal ı karara i ştirak edilmemi ştir. Başkanvekili Üye Üye Kadir ÖZKAYA Muammer TOPAL Basri BA ĞCI