Başvuru, yaralama suçuna ilişkin olarak etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, yaralama suçuna ilişkin olarak etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucu 11/12/2017 tarihinde, eşinin kardeşi olan A. ve A.nın akrabası A.Y.A.nın işyerine gelerek miras meselesi nedeniyle kendisini tehdit ettikleri iddiasıyla bu şahıslardan Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı (Başsavcılık) nezdinde şikâyetçi olmuştur. Şikâyet üzerine başlatılan soruşturma 12/1/2018 tarihinde başvurucunun soyut iddiası dışında başkaca bir delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile sonuçlanmış ve karar 14/3/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucunun bu soruşturma sürecine dair herhangi bir iddiası bulunmamaktadır. Başvurucu 14/12/2017 tarihinde -A. ve kardeşleri tarafından yönlendirildiğini iddia ettiği ve aralarında A.Y.A.nın da bulunduğunu ileri sürdüğü kişilerce- işyerinde bıçaklanmış ve gasbedilmiştir. Olayın hemen akabinde başlatılan soruşturmada olay yeri krokisi çıkarılmış, olay yeri inceleme raporu düzenlenmiştir. Olay yeri inceleme raporunda mahalden delillerin toplandığı, vücut izine müsait zeminlerden teşhis ve mukayeseye elverişli bulgu elde edilemediği belirtilmiştir. 15/12/2017 tarihli Kolluk Araştırma Tutanağı'nda olay yerinde görüntü kaydı yapan kamera bulunmadığı, olaya şahitlik edecek birinin olmadığı ifade edilmiştir. Başvurucunun eşkâlini verdiği kişiler için emniyet birimlerinin eşkâl modülünden başvurucu ile birlikte inceleme yapılmış, başvurucunun verdiği kriterlere uygun şahıs tespit edilemediği 15/12/2017 tarihli tutanaklarla kayıt altına alınmıştır. Başvurucu hakkında, olay günü özel bir sağlık kurumu tarafından düzenlenen adli raporda özetle sağ uyluk kemiğinin yan tarafında, üç ayrı yerde 1,5 cm genişliğinde, 4 cm derinliğinde kesi, kafanın arka kısmında yumuşak doku şişliği, sağ üst çene kemiği bölgesinde sıyrık/kazıntı, sol uyluk kemiğinin yan tarafında 2 cm genişliğinde, 2 cm derinliğinde kesi tespit edilmiştir. Soruşturma sürecinde söz konusu yaralamanın başvurunun hayati fonksiyonlarına etkisine ve yaralamanın derecesine ilişkin eğitim ve araştırma hastanesinden sağlık raporu talep edilmiş olup düzenlenen 7/2/2018 tarihli raporda, yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu ve hayati tehlikeye neden olmadığı ifade edilmiştir. Soruşturma sürecinde ayrıca ilgili kurumlardan şüpheliler hakkında iletişim (GSM) tespitlerinin yaptırıldığı görülmüştür. Olay gerçekleştiği sırada işyerinde olduğu anlaşılan başvurucunun oğlu E.G. 15/12/2017 tarihli ifadesinde; 4-5 erkek şahsın işyerlerine gelerek babasını darbettiğini, bıçakladığını, küfürlü sözler söylediğini, babasının bağırması üzerine kaçtığını beyan etmiştir. Başvurucunun eşi ise aynı tarihli ifadesinde; kardeşlerinin silah göstererek eşini miras uyuşmazlığı nedeniyle tehdit ettiklerini, tehdit eylemine şahit olduğunu, olay günü ikametlerinin işyerinin hemen üzerinde olması nedeniyle işyeri önünde toplanan kalabalığı gördüğünü, oğlunun kendisine haber verdiğini, şahısları tanımadığını, işyerine girdiğinde kan lekelerini gördüğünü beyan etmiştir. Başvurucunun eşinin kardeşleri olan A, T.A, Me.A., ve Mu.A. şüpheli sıfatıyla gerek emniyet biriminde gerekse Başsavcılık bünyesinde alınan ifadelerinde özetle olayla ilgilerinin bulunmadığını, olay anında, öncesinde ve sonrasında farklı yerlerde olduklarını, şüpheli bir görüşmelerinin olmadığını, HTS kayıtlarından da bu durumun anlaşılabileceğini, başvurucunun kendilerine iftira attığını ve şikâyetçi olduklarını beyan etmiştir. A.Y.A. da ifadesinde diğer şüphelilerin amcasının çocukları olduğunu, olay günü İzmir'de bulunduğunu, başvurucuyu tanımadığını, işyerine de hiç gitmediğini belirtmiştir. Başsavcılık tarafından 24/10/2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Gerekçede; şüphelilerin inkâra yönelik savunmaları, alınan HTS içeriklerine göre olay tarihi ve saatinde olay yerinde bulunmadıklarına dair tespit ile suçun azmettireni olduklarına dair müştekinin soyut iddiası dışında delil elde edilememesi, olayın asli faillerinin kimlik bilgilerinin tespit edilememesi dikkate alınarak kamu davası açılması için yeterli şüphe ve delil bulunmadığını ifade edilmiştir. Kararda ayrıca A.Y.A.nın 17/5/2018 tarihinde vefat ettiği ve bu nedenle anılan şüpheli için kovuşturma imkanı bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun karara yönelik itirazı da 13/2/2019 tarihinde reddedilmiştir. Bu süreçte ayrıca 26/10/2018 tarihinde, olayın kimliği tespit edilemeyen faillerine ilişkin olarak daimi arama kararı verilmiştir. Başvurucu 3/3/2019 tarihinde nihai kararı tebellüğ etmesinin ardından 2/4/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.