Başvuru, ceza davasında sanığın hazır bulunma talebinin reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, ceza davasında sanığın hazır bulunma talebinin reddedilerek ses ve görüntü aktarımı suretiyle duruşmaya uzaktan katılımının sağlanması nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. İzmir ve Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturmalar sonucunda düzenlenen iddianamelerle aralarında başvurucunun da bulunduğu kişiler hakkında başta suç işlemek amacıyla örgüt kurma, bu örgüte üye olma, kasten öldürme olmak üzere birçok suçtan kamu davaları açılmış ve birleştirilen bu davalara ilişkin İzmir Ağır Ceza Mahkemesinde başlayıp Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinde (Mahkeme) devam eden yargılama 54 celsede tamamlanmıştır. Soruşturma evresinde kaçak olması nedeniyle üzerine atılı suçlardan hakkında yakalama kararı verilen başvurucu 26/3/2011 tarihinde yakalandıktan sonra 27/3/2011 tarihinde tutuklanarak İzmir 2 No.lu F Tipi Yüksek Güvenlik Ceza İnfaz Kurumuna (İnfaz Kurumu) alınmıştır. Başvurucu, kaçak olması nedeniyle yargılamanın ilk 8 celsesinde hazır bulunmamıştır. Tutuklanması üzerine celseden itibaren başvurucu; vekâletnameye istinaden yetkilendirdiği müdafiileri ile kalan celselerin bir kısmında hazır bulunmuş; 1/7/2015 tarihinde yapılan celseden sonuncusuna kadar ise celselere Ses ve Görüntü Bilişim Sistemiyle (SEGBİS) katılmıştır. Yargılamanın celsesinde Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı esas hakkındaki mütalaasını sunmuş; Mahkeme celse sonunda verdiği ara kararla duruşmalara bizzat katılma talebinde bulunan bazı sanıkların bu talebini Anayasa ile diğer mevzuat hükümlerine atıfta bulunarak reddetmiştir. Başvurucu celseden sonra Mahkemeye sunduğu 14/3/2016 tarihli dilekçesinde, anılan celsede SEGBİS aracılığıyla alınan beyanlarının duruşma tutanağına eksik aktarıldığını, bu nedenle duruşmalara SEGBİS aracılığıyla katılmak yerine hazır bulunarak katılmak istediğini beyan etmiştir. Başvurucu bu talebini celsede ve celse öncesinde sunduğu 18/4/2016 tarihli dilekçesinde de dile getirmiş; Mahkeme celse sonunda verdiği ara kararlarla bu talepleri yargılamanın celsesinde ileri sürülen benzer taleplere ilişkin verdiği ara karara atfen reddetmiştir. Yargılamanın celsesine dair duruşma tutanağına göre, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) kaynaklanan bağlantı sorunu nedeniyle başvurucunun anılan celseye katılımı SEGBİS aracılığıyla da sağlanamamıştır. Mahkeme 1/6/2016 tarihli son celseden önce başvurucunun tutuklu bulunduğu İnfaz Kurumuna gönderdiği müzekkere ile başvurucunun bu oturumda da SEGBİS aracılığıyla hazır bulundurulmasını istemiştir. Başvurucu müdafii aynı tarihte Mahkemeye sunduğu dilekçe ile, kararlaştırılan celse tarihinde İzmir'de katılması gereken başka bir duruşma daha olduğuna, bu nedenle anılan celseye de katılamayacağına dair mazeretini bildirmiştir. Ayrıca başvurucu da aynı tarihte Mahkemeye sunduğu dilekçesinde SEGBİS aracılığıyla katıldığı duruşmalardan bir şey anlamadığını, bu nedenle savunmasını müdafii ile duruşmada bizzat hazır bulunarak yapmak istediğini beyan etmiştir. Son celsenin yapıldığı tarihte İnfaz Kurumu tarafından düzenlenen tutanakta; başvurucunun infaz koruma görevlilerine duruşmada hazır bulunma talebine ilişkin dilekçesini Mahkemeye gönderdiğini ve duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılmayacağını beyan ettiği belirtilmiştir. Mahkeme, anılan celsede hazır bulunmayan başvurucu ve müdafiinin yokluklarında yargılamaya devam edilmesine dair ara karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; aralarında başvurucunun da olduğu tutuklu sanıkların SEGBİS ile hazır edilmelerine dair ilgili ceza infaz kurumlarına müzekkere yazılmasına rağmen bu kişilerin duruşmaya çıkmak istemediklerini beyan ettikleri, başvurucu müdafine Mahkeme kalemi aracılığıyla duruşmadan bir gün önce duruşma tarihi hakkında bilgi verildiği hâlde müdafinin duruşmaya gelmediği gibi bu konuda mazeret de sunmadığı, ayrıca başvurucu müdafine 21/3/2016 tarihli celsede esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını hazırlamak için süre verilmesine karşın beyanda da bulunmadığı, başvurucunun benzer davranışları önceki celselerde de sergilediği, bu nedenlerle başvurucu ve müdafinin söz konusu eylemleri savunma için yeterli zaman ve kolaylıklardan yararlanma hakkını kötüye kullanarak yargılamayı uzatma amacıyla gerçekleştirdikleri değerlendirmelerine yer verilmiştir. Yargılama sonucunda Mahkemenin başvurucu hakkında kurduğu mahkûmiyet hükümleri şöyledir:i. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan 5 yıl 4 ay hapis, A.Y.ye yönelik kasten yaralama suçundan 3 yıl hapis, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçundan 2 yıl hapis, nüfuz ticareti suçuna azmettirmeden 2 yıl hapis ve 3000 TL adli para, iftira suçundan 1 yıl 6 ay hapis, resmî belgede sahtecilik suçundan 6 yıl hapis ve 3 farklı tarihte işlendiği kabul edilen 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan dolayı sırasıyla 1 yıl hapis 450 TL adli para, 1 yıl hapis ve 600 TL adli para ile 2 yıl hapis ve 1200 TL adli para cezası.ii. İki ayrı nitelikli kasten öldürme suçundan iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis, üç ayrı nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten sırasıyla 14 yıl ve iki kez ayrı ayrı 13 yıl hapis, dört ayrı kasten öldürme suçundan sırasıyla 25 yıl, 22 yıl ve iki kez müebbet hapis, kasten öldürme suçuna teşebbüsten 5 yıl hapis ve nitelikli yağma suçundan 12 yıl ve bu suça teşebbüsten de 6 yıl hapis cezası.iii. Ş.K.ya yönelik kasten yaralama suçundan 2400 TL adli para cezası. Başvurucu müdafii, anılan hükümlere karşı -diğerlerinin yanı sıra- duruşmada hazır edilme taleplerine rağmen bazı celselerde başvurucunun SEGBİS aracılığıyla duruşmaya katılımının sağlandığına, son celsede hem başvurucunun, hem de mazeret dilekçesi sundukları hâlde müdafiinin yokluğunda yargılamaya devam edilerek karar verildiğine dair itirazlarını dile getirerek temyiz kanun yoluna başvurmuştur. Yargıtay Ceza Dairesince (Daire) temyiz incelemesi 18/2/2021 tarihinde duruşmalı olarak yapılmış ve başvurucu müdafii duruşmada hazır bulunarak temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemiştir. Dairenin temyiz incelemesi sonucu 12/3/2021 tarihinde başvurucu yönünden verdiği kararlar şöyledir:i. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, A.Y.ye yönelik kasten yaralama, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, iftira, resmî belgede sahtecilik, 2 yıl hapis ve 1200 TL adli para cezasına konu olan 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçu ile nüfuz ticareti suçuna azmettirmeden verilen mahkûmiyet kararları onanmıştır. ii. Ş.K.ya yönelik kasten yaralama suçundan verilen adli para cezasına karşı temyiz kanun yolunun açık olmadığı gerekçesiyle bu karara yönelik temyiz talebi reddedilmiştir.iii. 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçları yönünden;- 1 yıl hapis ve 450 TL adli para cezasına dair karar, bu eyleme dair dava açılmadığı hâlde mahkûmiyet kararı verildiği gerekçesiyle bozulmuştur. - 1 yıl hapis ve 600 TL adli para cezasına konu dava, bu suç için öngörülen zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle düşürülmüştür. Diğer yandan Daire; iki ayrı nitelikli kasten öldürme suçundan, üç ayrı nitelikli kasten öldürme suçuna teşebbüsten, dört ayrı kasten öldürme suçundan, kasten öldürme suçuna teşebbüsten ve nitelikli yağma suçu ile bu suça teşebbüsten verilen hükümlerin ise bozulmasına karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; cezasının alt sınırı olarak beş yıldan fazla hapis cezası öngörülen suçlar yönünden yapılan yargılamalar sırasında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca sanık müdafinin hazır bulundurulmasının zorunlu olduğu ve sanıkların SEGBİS ile duruşmaya katılmak istememeleri hâlinde duruşmalarda bizzat hazır edilmeleri gerektiği belirtildikten sonra hükmün kurulduğu celsede başvurucu ile müdafii hazır bulunmaksızın yargılamaya devam edilerek karar verilmesinin kanuna aykırı olduğu belirtilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 7/5/2021 tarihinde öğrendikten sonra onanarak kesinleşen mahkûmiyet kararları yönünden 25/5/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin iddianın kabul edilemez olduğuna, diğer ihlal iddialarına ilişkin şikâyetlerin kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.