10. Hukuk Dairesi 2025/9636 E. , 2026/1874 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1964 E., 2025/385 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/383 E., 2023/207 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazı…
10. Hukuk Dairesi 2025/9636 E. , 2026/1874 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1964 E., 2025/385 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/383 E., 2023/207 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 22.11.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, maddi tazminata ilişkin istemini 16.05.2023 tarihli dilekçe ile 646.027,25 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davanın kısmen kabul kısmen reddi ile a-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 646.027,25 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 22.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, b-Davacının manevi tazminat isteminin kabulü ile 40.000 TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 22.11.2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının, davalı işverenlikte endüstriyel mutfak ustası/teknisyeni olarak çalışmakta iken 22.11.2018 tarihinde imalatı yapılan dolabın elle tıra yüklenmesi işlemi sırasında elinin yük ile tır arasına sıkışması şeklinde gerçekleşen iş kazasına maruz kaldığı, bilirkişi raporunda kazanın oluşumunda davalının %90 ve davacı kazalının ise %10 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup kusur raporunun oluşa uygun, gerekçeli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, Yüksek Sağlık Kurulundan aldırılan 24.01.2022 tarihli raporda maluliyetinin %9,1 olarak belirtildiği, davalı tarafın YSK'nın raporuna yönelik ilk derece yargılaması sırasında açık bir itirazı bulunmadığı, istinaf aşamasında bu konuya dair yapılan itirazların artık dikkate alınmayacağı, Mahkemece maddi tazminat yönünden aldırılan bilirkişi raporunda TRH 2010 tablosuna göre hesaplamalar yapılmış olup raporun dosya kapsamına uygun olduğu gibi esasen davalı tarafın gerek kusur raporuna ve gerekse hesap bilirkişisi raporuna yönelik somut bir veriye dayalı istinafı bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın dosya kapsamına uygun düştüğü, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesine usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranı yönünden itirazlarının değerlendirilmediği, davacı tarafın yapmış olduğu işin, tehlike arz eden bir iş olmadığı, mal indirme veya mal yükleme işi olup işini düzgün yapan herhangi bir kimse tarafından rahatlıkla yapılabilecek bir iş olduğu, bilirkişi raporunda müvekkili şirketi %90 oranında kusurlu bulunmasının hukuka aykırı olduğu, işçinin sağlık raporları ve mevcut sağlık durumu incelendiğinde bu kadar yüksek oranda işgücü kaybının olmasının mümkün olmadığı, bilirkişi raporundaki hesaplamaların fahiş olup sebepsiz zenginleşmeye yol açacak düzeyde olduğu, manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. A) Davalı vekilinin manevi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. B) Davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı vekilinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.