Başvurucu, tutukluluğa itirazının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 268. maddesi gereğince itiraz merciine gönderilmemesi ve soruşturma aşamasında karar veren mercilerin görevsiz ve yetkisiz olması nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir.
Başvurucu, tutukluluğa itirazının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi gereğince itiraz merciine gönderilmemesi ve soruşturma aşamasında karar veren mercilerin görevsiz ve yetkisiz olması nedeniyle kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı ile adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini iddia etmiştir. Başvuru, 10/10/2012 tarihinde Nurdağı Sulh Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Birinci Komisyonunca 14/4/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 29/5/2014 tarihinde kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 29/5/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, görüşünü 15/7/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 4/9/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Nurdağı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2012/963 sayılı soruşturma kapsamında “uyuşturucu madde bulundurmak” ve “tarihi eser kaçakçılığı” suçlarını işlediği şüphesiyle 29/9/2012 tarihinde gözaltına alınmıştır. Başvurucu, Cumhuriyet Başsavcılığınca 30/9/2012 tarihinde tutuklama talebiyle Nurdağı Sulh Ceza Mahkemesine sevk edilmiş, aynı tarihte anılan Mahkemenin 2012/21 sorgu sayılı kararıyla başvurucunun tutuklanmasına karar verilmiştir. Başvurucu, tutuklama kararına karşı 1/10/2012 tarihinde itiraz yoluna başvurmuş olup, Sulh Ceza Mahkemesinin 1/10/2012 tarih ve Değişik İş 2012/406 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiş, başvurucu müdafiinin bu karara itirazı üzerine Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesi, 10/10/2012 tarih ve 2012/125 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın kesin olarak reddine karar vermiştir. Başvurucu hakkında Nurdağı Cumhuriyet Başsavcılığınca “uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmış, Mahkemece, 6/1/2014 tarih ve E.2014/2, K. 2014/6 sayılı kararla görevsizlik kararı verilerek dosyanın Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin 6/1/2014 tarih ve E.2014/2, K. 2014/6 sayılı görevsizlik kararının içeriğine göre başvurucu 11/12/2012 tarihinde tahliye olmuştur. Başvurucu 10/10/2012 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 5271 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.(2) Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıverilmesine hâkim veya mahkemece karar verilir. Ret kararına itiraz edilebilir.” 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci Maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263 üncü Madde hükmü saklıdır.(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir. (3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:a) Sulh ceza hâkiminin kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.” 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) Yetkili olmayan hâkim veya mahkemece yapılan işlemler, sadece yetkisizlik nedeniyle hükümsüz sayılmaz.”