12. Ceza Dairesi 2022/7809 E. , 2024/6437 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/389 E., 2022/481 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki t
**12. Ceza Dairesi 2022/7809 E. , 2024/6437 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/389 E., 2022/481 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile davacının telekomünikasyon, bilişim ve yazılım sektöründe hizmet veren ticaret erbabı olduğu, gelirinin değişken olduğu, maddi tazminat miktarı belirlenirken, gözaltında veya tutuklu kaldığı döneme ilişkin kazanç kaybı miktarı konusunda itibar edilebilecek herhangi bir belge ibraz edemediği ve belgelerinin beyana dayalı olduğu hususu da göz önünde bulundurulduğunda; bilirkişiden rapor alınması yoluna gidildiği, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere gelir vergisi beyannamesi üzerinden yapılacak olan hesaplamanın asgari ücret tutarının altında kalacağından o hesaplama türünün seçilmediği, davacının telekomünikasyon, bilişim ve yazılım işleri sektöründe ticari faaliyet göstermesi hasebiyle bazı faaliyetleri gerçekleştiremediğinden bahisle muhtemel zarar ve kazanç kayıplarına da dilekçesinde değinilmişse de, muhtemel zarar ve muhtemel gelir kayıplarının maddi tazminat kapsamına dahil edilemeyeceği, yine cezaevi harcamaları, ziyaret masrafları, avukatın yol harcamaları ile icra takibi nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararların gerçek maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla davacının gözaltında veya tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca belirlenen net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğinin kabulü ile 9.511,85 TL maddi, 15.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacının tutuklanması nedeniyle maden arama ruhsatının iptal edildiğine, bu kapsamda oluşan zararın maddi tazminat hesaplamasında göz önünde bulundurulması gerektiğine, cezaevi harcamaların maddi tazminat kapsamına dahil edilmesi gerektiğine, yine davacının sahibi olduğu işletmenin dosya kapsamında yer alan faturalı satış tutarlarına göre davacının gelirinin tespit edilmesi gerektiğine, asgari ücret üzerinden hesaplamanın hatalı olduğuna, davacının tutuklanması nedeniyle işletmesi kapsamında hizmet sağlayamadığından hizmet bedeli alamamasına karşılık KDV ödemek durumunda kaldığına, belirtilen hususların mahkemece göz önünde bulundurulmadığına, maddi ve manevi tazminatın eksik olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/160 Esas-2019/245 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının nitelikli dolandırıcılık suçundan 16.01.2018-13.07.2018 tarihleri arasında 178 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 17.07.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat hükmünün davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.