12. Ceza Dairesi 2017/6190 E. , 2020/5976 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK’nın 43/1, 62/1, 52/2, 53/1-3. gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, sit alanı olarak ilan edilen alanda, 05/02/2014 tarihli yapı tatil zaptı ile; subasmanı yapılmış halde inşaat yaptığı te…
**12. Ceza Dairesi 2017/6190 E. , 2020/5976 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK’nın 43/1, 62/1, 52/2, 53/1-3. gereğince mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın, sit alanı olarak ilan edilen alanda, 05/02/2014 tarihli yapı tatil zaptı ile; subasmanı yapılmış halde inşaat yaptığı tespit edilerek mühürlendiği, 08/02/2014 tarihli kolluk tespiti ile; subasmanın yapılmış olduğu ve kirişlerin dikili vaziyette olduğunun, 13/02/2014 tarihli kolluk tespiti ile; inşaatın duvar kısmının tamamlandığı ve üstünün açık halde olduğunun, 11/02/2014 tarihli yapı tatil zaptı ile de; 05/02/2014 tarihinde mühürlenen inşaattaki mührün fekkedilerek inşaatın duvarlarının örüldüğünün tespit edildiği dosya kapsamında; Tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis ve 6 gün adli para cezasından TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak 2 yıl 1 ay hapis ve 5 gün adli para cezası yerine uygulama hatası yapılarak netice cezanın 1 yıl 13 ay hapis ve 5 gün adli para cezası şeklinde eksik tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan fen bilirkişisi raporunda; dava konusu taşınmazın 574 parsel içerisinde kaldığının tespit edildiği, sit alanı sınırları içerisinde kalıp kalmadığına ilişkin bir tespit yapılmadığı, arkeolog bilirkişi raporunda; dava konusu alanın kentsel arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığının belirlendiği, ancak; rapor içeriğinde parsel numarasının fen bilirkişi raporundan farklı olarak 356 parsel olarak belirtildiği, bu hali ile, arkeolog bilirkişisinin sit alanı sınırları içerisinde kaldığına ilişkin tespitinin, dava konusu alanın 574 parsel nolu taşınmaz olarak kabulüne göre mi, 356 parsel nolu taşınmaz olarak kabulüne göre mi olduğu hususunda çelişki hasıl olduğu anlaşılmakla; Dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde, fen, arkeolog ve inşaat bilirkişi refakatinde yeniden keşif icra edilerek, dava konusu alanın hangi parsel içinde kaldığının ve bulunduğu parselin sit alanı sınırları içerisinde kalıp kalmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespiti ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, çelişkili bilirkişi raporlarına itibar edilerek hüküm tesisi,