3. Hukuk Dairesi 2017/1862 E. , 2017/3895 K. "" MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki uyarlama davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ile ... arasında 13.04.…
**3. Hukuk Dairesi 2017/1862 E. , 2017/3895 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasındaki uyarlama davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ile ... arasında 13.04.2001 başlangıç tarihli, 10 yıl süreli, yıllık 3.500 USD kira bedelli baz istasyonu kurulumu sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 2006 yılında davalı firmaya devredildiğini, kira sözleşmesinin üzerinden uzun yıllar geçmesi sebebiyle kira bedelinin 13.04.2014 tarihinden itibaren yıllık 12.000 USD olarak uyarlanmasını talep etmiştir. Davalı vekili dilekçesinde; sözleşmede kira bedelinin döviz olarak kararlaştırılması halinde artış olamayacağını, zaten dövizin sürekli yükseldiğini, sözleşmenin süresinin dolmasından sonra fesih ihbarında bulunulmaması sebebiyle, aynı şartlarla 13.04.2021 yılına kadar akdin süresinin uzadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece kira bedelinin döviz kuruna göre ödendiği, döviz kurunda yüksek bir artış olduğu, kira parasının TL' ye çevrilmesi halinde davacının kaybının olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Sözleşme hukukuna egemen olan sözleşmeye bağlılık (Ahde Vefa) ilkesi, hukukumuzda da kabul edilmiştir. Bu ilkeye göre, sözleşme yapıldığı andaki gibi aynen uygulanmalıdır. Sözleşme koşulları borçlu için sonradan ağırlaşmış, kararlaştırılan edimler dengesi sonradan çıkan olaylar nedeniyle değişmiş olsa bile borçlu sözleşmedeki edimini aynen ifa etmelidir. Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında olan denge, sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle büyük ölçüde tarafların biri aleyhine katlanılamayacak derecede bozulabilir. İşte bu durumda sözleşmeye bağlılık ve sözleşme adaleti ilkeleri arasında bir çelişki hâsıl olur ve artık bu ilkeye sıkı sıkıya bağlı kalmak adalet, hakkaniyet ve objektif hüsnüniyet kaidelerine aykırı bir durum yaratır hale gelir. Hukukta bu zıtlık sözleşmenin değişen şartlara uydurulması ilkesi ile giderilmeye çalışılmaktadır. Tarafların iradelerini etkileyip sözleşmeyi yapmalarına neden olan şartlar daha sonra önemli surette değişmişse artık taraflar akitle bağlı tutulmazlar, değişen koşullar karşısında TMK. nun 2. maddesi uyarınca sözleşmenin yeniden düzenlenmesi imkânı hâsıl olur. Sözleşmenin edimleri arasındaki dengeyi bozan olağanüstü hallere harp, ülkeyi sarsan