Başvurucu, 24/10/2005 tarihinde Sarıyer (Kapatılan) 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında yaklaşık sekiz yıl sonra görevsizlik kararı verilmesi üzerine İstanbul 7. İdare Mahkemesinde tam yargı davası açtığını, yargılamanın halen devam ettiğini ve makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir.
Başvurucu, 24/10/2005 tarihinde Sarıyer (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tazminat davasında yaklaşık sekiz yıl sonra görevsizlik kararı verilmesi üzerine İstanbul İdare Mahkemesinde tam yargı davası açtığını, yargılamanın halen devam ettiğini ve makul sürede sonuçlanmadığını belirterek, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ve tazminat talep etmiştir. Başvuru, 6/12/2013 tarihinde İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca 24/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 21/11/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiştir. Adalet Bakanlığının 25/12/2014 tarihli yazısında, Anayasa Mahkemesinin önceki kararlarına ve bu kapsamda sunulan görüşlerine atfen, başvuru hakkında görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, kolunun kırılması nedeniyle İstinye Devlet Hastanesinde geçirdiği operasyonda gerekli dikkat ve özenin gösterilmediği, bu nedenle kolunda işlev kaybı meydana geldiği, operasyonu gerçekleştiren doktorlar tarafından kendisinden haksız olarak para talep edildiği iddiasıyla 24/10/2005 tarihinde Sarıyer (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinde Sağlık Bakanlığı ile ve A. aleyhine açtığı davada uğradığı maddi ve manevi zararın tazminini talep etmiştir. Mahkemenin 16/11/2006 tarih ve E.2005/349, K.2006/384 sayılı kararıyla, davalı doktorlar A. ve A. hakkında Kaymakamlıkça veya Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturmalar sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davalıların görevlerini ihmal ettikleri veya kusurlu oldukları yönünde bir ceza kararının olmadığı ve haksız para talep ettiklerine ilişkin bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Temyiz incelemesi sonucunda ise Yargıtay Hukuk Dairesinin 24/1/2008 tarih ve E.2007/3160, K.2008/475 sayılı ilâmıyla, Sağlık Bakanlığına yönelik iddiaların hizmet kusuruna ilişkin olduğu, idarenin hizmet kusurundan doğan davalarda idari yargı yerinin görevli olduğu, başvurucunun kolunun işlevini yitirdiği iddiasıyla ilgili olarak doktorların kişisel kusurunun bulunup bulunmadığına ilişkin Adli Tıp Kurumundan alınan rapor sonucunda karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararı bozulmuştur. Sarıyer (Kapatılan) Asliye Hukuk Mahkemesinin kapatılması üzerine davaya İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2008/150 sayılı dosyasında devam edilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinin 26/9/2013 tarih ve E.2008/150, K.2013/371 sayılı kararıyla Sağlık Bakanlığı yönünden davanın görevsiz yargı yerinde açıldığı, davalı ve A. bakımından ise kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarında doğrudan kamu görevlilerine dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar temyiz edilmemiş ve 9/11/2013 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu, İstinye Devlet Hastanesinde gördüğü tedavi sırasında işlenen hizmet kusurundan dolayı vücudunda % 45 fonksiyon kaybı oluştuğu iddiasıyla 19/11/2013 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesinde Sağlık Bakanlığı aleyhine tam yargı davası açmıştır. Mahkemenin 26/9/2013 tarih ve E.2013/2349, K.2014/777 sayılı kararıyla Adli Tıp Kurumu raporu ve dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, başvurucunun kolunda meydana gelen fonksiyon kaybının İstinye Devlet Hastanesinde gerçekleştirilen operasyondan kaynaklandığı, operasyonu gerçekleştiren doktorun özensiz davranışı nedeniyle idarenin kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın temyizi ve yürütmesinin durdurulması istemi üzerine dosya Danıştaya gönderilmiş olup, temyiz incelemesi halen devam etmektedir. Başvurucu, 6/12/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür." 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kapsam ve nitelik" başlıklı maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: “(2) Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare mahkemeleri ve vergi mahkemelerinde yazılı yargılama usulü uygulanır ve inceleme evrak üzerinde yapılır.” 2577 sayılı Kanun'un "Dosyaların incelenmesi" kenar başlıklı maddesinin (5) numaralı fıkrası şöyledir: “(5) (Değişik: 5/4/1990 – 3622/8 md.) Danıştay, bölge idare, idare ve vergi mahkemelerinde dosyalar, bu Kanun ve diğer kanunlarda belirtilen öncelik veya ivedilik durumları ile Danıştay için Başkanlar Kurulunca; (1) diğer mahkemeler için Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca konu itibariyle tespit edilip Resmi Gazete'de ilan edilecek öncelikli işler göz önünde bulundurulmak suretiyle geliş tarihlerine göre incelenir ve tekemmül ettikleri sıra dahilinde bir karara bağlanır. Bunların dışında kalan dosyalar ise tekemmül ettikleri sıraya göre ve tekemmül tarihinden itibaren en geç altı ay içinde sonuçlandırılır.”