Başvuru, askerliğe elverişli olunmadığı hâlde zorunlu askerlik hizmetine alınmaktan dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, askerliğe elverişli olunmadığı hâlde zorunlu askerlik hizmetine alınmaktan dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davanın süre aşımı gerekçesiyle reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 2/5/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, askerlik işlemleri yönünden sakıncalı bir durumunun bulunmadığı kabul edilerek 8/12/2011 tarihinde askere sevk edilmiştir. Askerlik hizmeti devam etmekteyken Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesinin (GATA)20/1/2012 tarihli raporu ile askerliğe elverişli olmadığı tespit edilen başvurucu aynı tarihte terhis edilmiştir. Söz konusu rapor 7/3/2012 tarihinde onaylanmış, bu kapsamda Silvan Askerlik Şubesince 12/6/2012 tarihinde terhis belgesi tanzim edilerek terhis belgesi ile raporun bir sureti başvurucuya gönderilmiş; ancak, söz konusu belgelerin tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge bulunamamıştır. Başvurucu, elverişli olmadığı hâlde hukuka aykırı şekilde kendisineaskerlik yaptırılarak zarara uğratıldığı iddiasıyla 29/1/2013 tarihinde idareye başvurarak maddi ve manevi tazminat talebinde bulunmuş, başvurucunun başvurusu zımnen reddedilmiştir. Başvurucunun idari başvurusunun reddedilmesi üzerine aynı taleple açtığı tazminat davasında Askeri Yüksek İdare Mahkemesi (AYİM) İkinci Dairesi 9/10/2013 tarihli ve E.2013/1034, K.2013/1141 sayılı kararıyla, başvurucunun askerliğe elverişsiz olduğuna ilişkin sağlık kurulu raporunun 7/3/2012 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Komutanlığınca onaylandığı, davacının zararını bu tarih itibarıyla öğrendiğinin kabulünün gerektiği, buna göre işlemden doğan tam yargı davası kapsamındaki zararın tazmini için 7/3/2012 tarihinden itibaren altmış gün içinde dava açılması yahut davalı idareye ihtiyari müracaatta bulunulması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 29/1/2013 tarihinde yapılan başvuru üzerine açılan davada süre aşımı bulunduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Karar düzeltme istemi de aynı Dairenin 26/3/2014 tarihli ve E.2014/542, K.2014/408 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Bu karar 17/4/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu 2/5/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Anayasa’nın maddesinin son fıkrası şöyledir:“İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” 4/7/1972 tarihli ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun maddesinin "İhtiyarı müracaat" kenar başlıklı (a) bendi şöyledir:“Kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması; üst makamdan, yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır.” 1602 sayılı Kanun’un "Dava açma süresi" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi şöyledir:“Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür.” 1602 sayılı Kanun’un "İptal ve tam yargı davaları" kenar başlıklı maddesi şöyledir:“İlgililer, haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davaları ile birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı, icra tarihinden itibaren altmış gün içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 35 inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.”