6. Hukuk Dairesi 2011/6792 E. , 2011/11461 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah.Sıf.) Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, eşler arasında, ziynet ve çeyiz eşyalarının, aynen iadesi mümkün olmaması halinde değerinin ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar v
**6. Hukuk Dairesi 2011/6792 E. , 2011/11461 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Aile Mah.Sıf.) Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı eşya alacağı davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, eşler arasında, ziynet ve çeyiz eşyalarının, aynen iadesi mümkün olmaması halinde değerinin ödenmesi istemine ilişkindir. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiş, hüküm davalı tarafından ziynet eşyaları yönünden temyiz edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde, tarafların 2007 yılında evlendiklerini, düğünde takılan takıların, müvekkilinin rızası hilafına alınarak davalının ihtiyaçlarına kullanıldığını beyan ederek takıların ve çeyiz eşyalarının aynen iadesini mümkün olmaması halinde bedelinin ödenmesini talep etmiştir. Davalı ise; ziynet eşyaları ile ilgili olarak, amcasının vefat etmesi nedeni ile kendisinin cenaze işleri ile uğraşırken davalının 3000,00 TL parasını, ayrıca ziynet eşyalarını alıp götürdüğünü, davacının istediği ziynet eşyalarının davacıda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davada talep edilen ziynet eşyalarının davacı tanıklarının beyanına göre davalının ihtiyaçlarına kullandığı ispatlandığından, davanın kabulüne karar verilmiştir. Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Kural olarak davacı, dava konusu ettiği çeyiz ve ziynet eşyalarını varlığını ve evden ayrılırken bunların zorla elinden alındığını ve götürülmesine engel olunduğunu, evde kaldığını ispat yükü altındadır. Ziynet eşyalarının kadın üzerinde taşınması doğal ise de evden fiziksel şiddete uğrayarak ayrılan bir kadının ziynet eşyalarını da üzerinde taşıması olağan olarak kabul edilemez. Öte yandan varlığı kanıtlanan ve evden ayrıldığı sırada beraberinde götürülebilecek hacim ve nitelikte olmayan eşyaların da aksi ispatlanmadıkça koca evinde kaldığı kabul edilmelidir. Olayımızda; davacının anne ve babası tanık olarak dinlenmiş, altınların davalı tarafından alındığını, davacıdan duyduklarını bildirmişlerdir. Duyuma dayalı tanık anlatımlarına itibar edilemez. Bu nedenle davacı kadın evi son terk ettiği tarih itibariyle dava konusu ziynet eşyasının götürülmesine engel olunduğunu ve zorla elinden alındığını, daha önce de götürme fırsatı elde edemediğini dinlettiği tanıkların beyanı ile ispat edememiştir. Bununla birlikte davacı delil listesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğundan davacıya, ziynetlerin elinden alındığı, götürülmesine engel olunduğu, davalı tarafta kaldığı konusunda davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ziynet eşyaları yönünden BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.